29 Ocak 1860’ta bir tüccarın oğlu olarak dünyaya geldi. Taganrog Lisesi’ni 1879 yılında bitirdikten sonra Moskova’ya giderek Moskova Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girdi. 1884 yılında hekimlik unvanını alarak bir süre pratisyen hekim olarak çalıştı.

Romanınız için iyi bir karakter yazmanın sırrının onlara insani kusurlar eklemek olduğundan bahsetmiştik. Konu insani kusurlar ve zaaflar olunca psikolojiden ve psikolojinin babası sayılan Freud’dan bahsetmemek olmaz.

“Ben ilkokula başladığımda, sınıftaki öğrenciler içinde, defterinde, “O” harfinin karşısında odun resmi çizili; “Ö” harfinin karşısında da ördek resmi çizili olma ayrıcalığına sahip tek öğrenciydim.””

Sadık Hidayet… Yaşadıklarının ağırlığından, sanatçı ruhuna sığamadığından, belki diğer insanlar gibi yok sayamadığından, bir şeyleri dışa vurma arzusundan ya da ne kadar dışa vursa da asla anlaşılamayacağını hissettiğinden onu böyle karamsar biliriz.