Sabah ışığı, perdelerin arasından ince bir çizgi gibi odaya süzülüyordu. Toz zerrecikleri havada ağır ağır dolaşıyor, sanki görünmeyen bir müziğin…
Bir yerden ayrılmaktan korkma, oraya bağlı olmaktan kork, alışkanlıklarından kork, hep aynı kalmaktan kork. Guy Finley, Vazgeçebilmek Dükkanın kapısını sabah…
her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir demişti, adını unuttuğum bir şair. kimi zanneder ki o yüzüğü takınca mutlak…
Korkaklığın en büyük başarısı, kendisini akıl gibi göstermesidir. İnsan çoğu zaman korktuğunu söylemez; temkinli olduğunu söyler. Kaçtığını kabul etmez; doğru…
Her kayıpta eksilirmiş insan… Zihnin sisli bir havada rüzgârı kanatlarında hissetmeye çalışan bir kuş. Varlığın suskun. Bedenin yaralı. Yokluk can…
Şehir akıyordu. Rayların üstünden geçen tramvaylar, vapurdan inen kalabalıklar, aceleyle kapanan dükkân kepenkleri, bir yerlere yetişmeye çalışan insanlar… Her şey…
Okulun en kalabalık günlerinden biriydi. Sabah zilinin çalmasına dakikalar vardı ama koridorlar şimdiden insan sesleriyle dolmuştu. Bir yandan koşan öğrencilerin…
Birinden duymuştum; kavak ağaçlarının olduğu bir yerde bazıları kesilmelerini istemiş. Suyu çekiyor, sinek yapıyor, poleniyle insanı hapşırtıyor diye rahatsız oluyorlarmış….
Haksızlık, edebiyatın en eski ve en derin damarlarından biridir. İnsanlık tarihine bakıldığında savaşlardan, aşklardan, zaferlerden bile önce insanın içini kemiren…
Martin Buber, özellikle “ben–sen” (I–Thou) ilişkisi üzerine kurduğu düşünceyle 20. yüzyıl felsefesinde önemli bir yer edinmiştir. Onun yaklaşımı, insanın dünyayla…