Hiçbir şey iyiye gitmedi. Yalnızca kötülüğün kıyafetleri değişti. Bir zamanlar kaba elleri, yüksek sesleri, kilitli kapıları vardı; şimdi düzgün cümleleri,…
Çinliler olmasaydı ne yapardık biz acaba? Hangi taşı kaldırsak altından Çin Hükümdarlığı çıkıyor. Günümüzde Çin malı denilince aklımıza ilk olarak…
Bazı şehirlerde kayıp eşya büroları vardır. Şemsiyeler, anahtarlar, tek eldivenler, içinde kimin yaşadığı artık bilinmeyen fotoğraflar, istasyonlarda unutulmuş bavullar oraya…
Yüksek sanatta ‘’dolayım’’ belki de en çok kötü niyetli muhatapları tarafından hep bir kibir tortusu olarak algılanır. Dolayım yani saklanan…
İnsanoğlunun bu dünyadaki var oluş mücadelesi, aslında kendini ve etrafını anlamlandırma çabasından başka bir şey değildir. Bu gayretin en soylu…
“…bir gün gelecek bilgin bir kişi vasiyetini hazırlarken cesedinin kitaplarının özellikle de kendi yazdıklarının ortasında yakılmasını isteyecek…” (Eğitici Olarak Schopenhauer / F….
Hayatın bir gün başlayacağına uzun süre inandım; meğer başlayan hayatmış, bekleyen benmişim. İnsan beklemeyi önce küçük yaşta öğreniyor. Sofraya herkes…
Bugün bir devlet dairesinde oturmuş sıramı beklerken insanları seyrediyordum. Bir kez daha fark ettim ki söz dediğimiz yalnız sözcüklerden oluşmuyor….
Korkaklığın en büyük başarısı, kendisini akıl gibi göstermesidir. İnsan çoğu zaman korktuğunu söylemez; temkinli olduğunu söyler. Kaçtığını kabul etmez; doğru…
Birinden duymuştum; kavak ağaçlarının olduğu bir yerde bazıları kesilmelerini istemiş. Suyu çekiyor, sinek yapıyor, poleniyle insanı hapşırtıyor diye rahatsız oluyorlarmış….