Son tabloyum ben. Bir ressamın bitiremediği, yarım bırakmak zorunda kaldığı son tablo… Fırça darbelerini tuvale vurduğu anda doğumum başladı. Gözlerimi…
– Koy koy koy koy … – Tamam mı? – Koy ağabey koy. Ben diyeceğim sana dur diye. – Lan…
Bir bahardı Bahar karşılamak isteyen… Şebnem kadar berrak saydam Müge kadar narin/ak Yalın bir ses… Büründüğü his doğduğu günden Dünden…
Bahçe kapısının önünde duruyor siyah rugan ayakkabıların. Ben şimdi yüzleşiyorum ölümünle. Oysa morgda yatan buz gibi bedenine dokunduğumda ellerim yanmış,…
Geceler… Zor, hoyrat, geçmez bilmez, gün doğmaz bir türlü. Belki de insanın en fazla kendi kendisiyle kalabildiği, doluya koyup almadığı…
İlk sorumuza Edebiyat yolculuğunuz ile başlayalım. Nasıl başladı bu yazma serüveni? Çocukken ne zaman kitap okusam ben de yazacağım derdim….
Özgürlüğe susamışlara Sıska bedenimden, uzattığım ellerimin üzerinde yılların yaşanmışlık mührünü basmış kahve renkli lekelerimle, Sonsuz maviliklerdeki beyaz bulutları topladım… Yıldız…
Hak. Kentim. Çileli gözlerin cüzzamlı derin ve- kar ile devam eder adın… ferit edgü …
İkinci Dünya Savaşı yıllarında açığa alınan sonrasında iade-i itibar ile suçsuzluğu kanıtlanan yargıç Vince’in ölümü üzerine kızları Iza annesini Buapeşte’ye…
14 Şubat Öykü Günü için tek soruluk bir röportaj serisi fikri aklıma düştüğünde İzmir’de hava soğuk ama açıktı. Her şey…