Gün, henüz ağarmak üzereydi. Geceyi kesik uykularla geçirmiştim. Yoğun iş temposunun yorgunluğu üzerime sinmiş gibiydi. Havaların ısınması, mevsim değişimleri her yıl üzerime ayrı bir ruh hali yüklerdi.
Kendi kendini büyüten çocukların kurduğu ütopyalar vardır. Parçalardan bir araya gelmiş olan onlarca bileşenin yani insanın masaya koyduğu insani yönü en güçlü, en iyi, en doğru inançlar sistemini içine alır.
Sana bakıyorum uzaktan. Ellerine, gözlerine, yüzündeki her mimiğe dikkat kesiliyorum…Saçlarını savurmana, ani irkilmelerine, kremi yüzüne nasıl itinayla sürdüğüne bakıyorum.
Türkiye’de de hatırı sayılır bir okur kitlesine sahip olan usta yazar Alberto Manguel’in daha önce İspanyolca, İtalyanca, Fransızca, Almanca, Portekizce ve Arapça gibi dillere çevrilen ustalıklı novellası Dönüş,
Virginia sıradışı hayal gücü ve harika fikirleri olan bir kadındı. İngiliz edebiyat tarihinin akışını değiştiren ve ana düşüncesi feminizm algısında delilik olarak kabul edilen romanı ”Mrs Dalloway ”di. Mrs Dalloway
Al nefes ver nefes, aldım sonunda ve verdim nefesimi, kalbimin atışı yavaş yavaş normale dönüyor. Hüznüm hayatımın önüne geçtiğinde bazen nefes alamıyorum ben.
Sessizliği bozan yutkunuş seslerinin, ertelenmiş gürültünün habercisi olduğunu seziyordum aslında. Bu kez yemek yenmeyecek, demek kimse aç değil, diye düşünmek daha iyiydi.
Bir ülkeyi tanımak isterseniz onu en iyi edebiyatçılarından tanırsınız, İşte onun içinden çıkan, kaleminden Ülkede yaşanan siyasi olayları bir sosyolog gibi derinlemesine anlatan Necib Mahfuz`un “Karnak Kafe”sidir bahsi geçecek roman.
Eski usul bir güncenin ifşasıdır bu, mahremimdir. Akıl düşümü, ruh üşümesi, gönül çarpıntısıdır. En nihayetinde matbu bir hayata girizgâhımdır; yazmaya başlamama sebebe ithafımdır ve tüm anlatamadıklarıma.









