Yol | Serhat Alper

18 Ekim 2018
0

Gecenin karanlığı güneşin aydınlığı altında ezilirken, yeni bir gün daha dayanıyor kapıma. Sımsıkı yumduğum gözlerim bu gerçeği kabul etmemek için çırpınıyor adeta. Kasvetli bir his yüreğimin üzerine bir fil misali oturmuş,

Kapının kapanış sesinde duyuyor ilk kez onu. Ardından anahtarının gümüş kaseye düşerken çıkardığı ince seste. En son bir eşyaymış gibi yere bıraktığı yılgın bedeninde. Dalga dalga yayılıyor evin içinde.

Velev ki sevmeyi de bilmiyoruz sevilmeyi tatmadığımız için. Kararında koyamıyoruz terazinin kefesine kalbimizi. Hep bir dirhem fazla geliyor ötekilerden, berikilerden. Azı karar çoğu zarar mı bilmiyoruz.

Gündönümü… En uzun gecelerden birindeyiz bugün. Geceleri ıssız ve karanlıktır buralar. Bir yere varmayan, anlamsızca biten bir sokak… Burası çıkmaz sokak…
Başımı pencereden çıkarıp sağa sola bakınıyorum.