https://www.yazi-yorum.net/wp-content/uploads/2020/06/hakkimizda.jpg

Her gün çalınan bu kapı, bir gün bir martıya umut için çalsa ne olur? 
Bir gün kapımız çalınsa. Elinde fincanıyla gelen bir martı olsa ve bir fincan hayal istese ne yapardık? Martının kapıyı çalmasına mı şaşırırdık, yoksa bir fincan hayal istemesine mi? Veya onu bunu bırakıp martı’nın 5. kata nasıl geldiğini mi düşünürdük? Biz bir martı olsaydık ne yapardık? Yaşlı bir martıysak asansör iyi bir tercih olabilir. Ama şunu da düşünmek gerek yaşlı bir martının ne kadar ömrü kalmış olabilir ki? Son zamanlarını da uçarak geçirmek çok daha iyi olabilir. Hani doktor bize ruhun bedenini terk ediyor, fani dünyaya ölüm mektubunu bırakıyorsun dediğinde, bizim jeton düşüveriyor da, yaşamak kelimesinin üstünü tükenmez kalemle çizip, yerine hak ile yaşamak yazıyorsak, martı da son zamanlarında hak ile uçmayı tercih edebilir. Martı kapıda daha fazla ağaç olmadan bir şey söylemek gerek. Bir fincan hayal nasıl verilir? Ayrıca fincan küçük kalmaz mı? Hayal bu cimri değil bol keseden kullanmak gerek. 2 kese hayal doldursak versek martının sırtına, bir kese senin bir keseyi de umudunu yitirmişlerin kapısına bırak desek nasıl olur? Ceza hukuku kitabından hangi madde ile yargılanırız?
Ahhhh! Gökyüzünün inci kolyesi martılar
Bir mum ışığı kadar umut kalmışken içimde
Fincanınla umut doldurdun kalbime 
Şimdi ne yapayım sen söyle
Gökyüzünün kanatlı meleğine
Ne verebilir nankör insanoğlu…