Filmi seyretmeyenler ismini görüp de fantastik bir DC evreni beklentisinde olmasınlar. Joker psikolojik, sosyolojik buhranların etkisiyle,insan karakterinin nasıl acımasız bir canavara dönüştüğünün adeta sanatsal bir göstergesi olmuş.
12. Mart ve 68 kuşağı romanları edebiyatımızda önemli bir yer tutmaktadır. Dönemde yaşanan gerçek olaylardan esinlenen ve genellikle yaşananları gerçekçi bir biçimde aktaran edebiyat eserlerini derledik,
İkinci yılını Nisan ayında tamamlayacak olan dergimiz, yıl dönümüne özel hazırlayacağı ”Öykü Seçkisi” kitabı için başvurular başlamıştır.
Çağdaş Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisidir. Türk öykücülüğünde genellikle “küçük insanlar” diye adlandırılan toplumun ezilmiş, hakkı yenmiş, duyarlıklı iç dünyaları keşfedilmemiş insanlarını yazmıştır.
Hayatımı yazdım, roman oldu, demeyi çok isterdim ama değil. Romanda kendi yaşantımdan kesitler, izler var elbette ancak bunlar bir kurmaca düzlemine oturtulduğunda ister istemez değişikliklere uğrar.
Sadî, İran’ın Şiraz şehrinde,tanınmış bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelir. Doğum tarihi net olmamakla birlikte beyitlerden yola çıkarak 1193-1213 tarihleri arasında doğduğunu söylemek mümkündür.
Toplumu sanat ile yakınlaştırmak konusunda son derece etkin bir rol üstlenen İyem’in bu başarısı tesadüf değildir.
Sinema tarihinde seyredilmesi gereken filmler listesinde yer alan, motive edici- umut verici filmler kategorisinde adını altın harflerle koruyan bu başyapıtı sizler için kaleme aldım.
Öykünün temel taşlarından biri, okurlara karanlıkları göstermesidir. Aydınlatmamız gereken yerleri hatırlatmasıdır diye başladığım ve öykülerin sesine birlikte kulak verdiğimiz bu yazı dizisinin dördüncü molasındayız.
Çocukluğumdan beri iyi okur oldum. Ama yazmaya geç başladığımı düşünüyorum. Daha gençken yazdığım ve ortalığa çıkarmadığım kötü şiirleri saymazsak ilk öykülerimi 30’lu yaşlarımın başında yazdım.









