https://www.yazi-yorum.net/wp-content/uploads/2020/06/hakkimizda.jpg

Harold Pinter’ın 1984 yılında kaleme aldığı ve “politicalplay” başlığı altında değerlendirilen son dönem oyunlarından “OneForthe Road”, perde bölümlemesi yapılmamış olmakla birlikte ışıkla belirlenen 4 episoddan oluşur. Bu episodların işlevselliği sorgulananın değişmesiyle oluşturulmuştur. Episodik yapı, oyunun derin yapısına ulaşmada yardımcı olmamakla birlikte oyunun matematiksel çözümü açısından kayda değerdir ve replik sayımıyla belirlenebilir.

Oyunun üzerine oturduğu temel olarak değerlendirilebilecek Nicolas- Victor sahneleri (I ve IV) genelde Nicolas’ın konuşmalarından oluşur. Victor’un Nicolas’ın sorularına verdiği cevap sayısı dikkat çekecek düzeyde sınırlıdır. Sorgulananın Victor olduğu düşünüldüğünde derin yapıya ulaşmada önemli bir ipucu olabilecek bu nokta, yani Nicolas’ın Victor ile olan sahnelerdeki neredeyse “monolog” olarak değerlendirilebilecek konuşmaları, oyunun Victor üstüne mi Nicolas üstüne mi kurulduğu sorusunu da gündeme getirir. Bu sorunun üzerinde detaylı biçimde durulacaktır.

Yazar oyun kişilerini İspanyolca isimlendirmekle Latin dünyasının askeri “demokrat”ik ve bürokratik özelliklerine bir gönderme yapmaktadır. Göstergebilimsel bir değerlendirmeyle oyun kişilerinin isimlerinin sözlük anlamlarına bakıldığında yine derin yapıya ulaşmada ipucu olabilecek örtük göstergelere ulaşılabilir:

 

Nicolas :

1- Halkın zaferi

2- Yedi papaz yardımcısından biri

Victor :

Kazanan, Galip, Muzaffer

Nicky :

1- “Nicholas” isiminin kısaltılmışı

2- Zafer kazanan insan (victorypeople)

3- Anadolu’da özelikle okul çocuklarının koruyucusu bir piskopos

 

Gila :

1- Batı New Mexico’dan batı yönünde akarak güney Arizona’ya doğru ilerleyip Colorado nehrin kolu haline gelen bir nehir.

İngilizce’de “Gila Nehri”, “Gila Canavarı”, “Gila Çölü”

2- Boncuklu kertenkele

OYUN KİŞİLERİ

Nicolas : 40lı yaşların ortasında

Victor : 30 yaşında

Gila : 30 yaşında

Nicky : 7 yaşında

UZAM

Oyunun tek uzamı, oyun boyunca değişmeyen özel bir sorgulama odasıdır. Bu odanın üst düzey bir yetkili/ sorgucu/ istihbaratçıya ait olduğu anlaşılmaktadır. Uzun uğraşlar sonucu konuşturulamayan Victor son aşamada Nicolas’ın karşısına getirilmiştir.

Oyunun geçtiği uzam sabit olmakla birlikte oyun boyunca izleyicinin zihninde oluşturulan uzamsal şema zaman bağlantılı olarak aşağıdaki biçimde açıklanabilir:

– Victor’un evinin de bulunduğu dış mekan.

– “Sorgu odası”nın içinde bulunduğu otoriteye ait ana bina.

– 24 saatlik sorgu sürecinin geçtiği Nicolas’ın özel sorgu odası.

ZAMAN

  1. Dış mekan

Oyunun öncesi.

Victor’un evine baskın yapılmış, ev aranmış ve karısı ile oğlu (ve belki kendisi) tutuklanarak “ana bina”ya getirilmiş.

Victor’un ana binada bulunma süreci Gila ve Nicky’den önce başlamış olabilir. Victor konuşturulamayınca evine gidilerek karısı ve oğlu getirilmiş olabileceği gibi her üçü aynı anda da alınmış olabilir. Buna dair net bilgi oyunda yer almadığından örtük gösterge olarak kayda alınabilir.

  1. Ana Bina

Oyunun öncesi.

Sorgu- işkence sürecinin ne kadar devam ettiği belli olmamakla birlikte, Victor’un Nicolas tarafından sorguya alınması, uzun zamandır konuşturulamadığını ve son çare olarak Nicolas’ın karşısına getirildiğini düşündürtüyor.

III. Oda

Oyunun geçtiği bir gün.

Sabah/ Öğleden sonra/ Akşam

EPİSODLAR

  1. Nicolas- Victor sahnesi : Sabah

Nicolas : 57 kesit

Victor : 6 kesit

Duraklama : 29

“Oneforthe Road” söylemi : 2

  1. Nicolas- Nickysahnesi : Öğleden sonra

Nicolas : 19 kesit

Nicky : 12 kesit

Duraklama : 9

“Oneforthe Road” söylemi : 0

III. Nicolas- Gilasahnesi : Gece

Nicolas : 42 kesit

Gila : 22 kesit

Duraklama : 16

“Oneforthe Road” söylemi : 0

  1. Nicolas- Victor sahnesi : Gece

Nicolas : 15 kesit

Victor : 6 + 2 kesit

Duraklama : 3

“Oneforthe Road” söylemi : 1

 

I.episoddaki Nicolas’ın 15 kesitlik monoloğu, IV. Episoddaki 15 kesitlik monoloğuyla sayısal olarak örtüşür.

Bu durumda Nicolas’ın 57 kesitlik I. Episoddan kalan 42 kesitlik monoloğu III. Episoddaki Nicolas’a ait 42 kesitle sayı bakımından eşitlenir.

 

MELODİK DÜZEN (Dizimsel Boyut)

Tüm bu açıklamalardan yola çıkılarak Nicolas’ın söyleminin üç aşamalı olduğu sonucuna varılabilir. Bu noktada A. Strinberg’in “Güçlü” oyunundaki Bayan X’in söylemi ile benzerlik kurularak birbirinden tamamen farklı görünen bu iki oyun, yapısalcı düzeyde birlikte okunabilir.

  1. a) Nicolas’ın Victor ile ilişkisi başından itibaren bir “hesaplaşma” süreci olmakla birlikte I. Episodda tespit edilen ilk 15 kesit “Giriş”, ardından gelen Nicolas- Victor sahnesinde devam eden 42 kesit “Hesaplaşma” ve IV. Episodda tespit edilen son 15 kesit “Vedalaşma” olarak başlıklandırılabilir. Bu durumda oyunun II. ve III. Episodları, Nicolas’ın Victor ile olan hesaplaşma sürecinin bir parçası olarak değerlendirilebilir.
  2. b) Melodik düzende örtük gösterge

Soru:

Nicolas baştan itibaren Victor’u konuşturamayacağını biliyor muydu? Amacı Victor’u konuşturmak değil miydi? Victor konuşsa da konuşmasa da Nicky öldürülecek miydi?

Yanıt:

  1. Nicolas, Victor’un konuşmayacağını zaten biliyor ve bu sebeple de herhangi bir sorgu suali yöneltmiyor. Amacı sosyal ve fiziksel yıkıma uğratılmış bulunan Victor’u psikolojik olarak da yıkıma uğratmak. Konuşmayan ve otoriteye boyun eğmeyen adamın cezası zaten belli, yani Nicky zaten öldürülecek.

Ancak Nicolas, bu süreçte farkında olmadan kendi iç hesaplaşma sürecine giriyor. Çünkü Victor bilgi- birikim- toplumdaki konum ve hatta işkencedeki duruş bakımından çok güçlü ve baş eğmiyor. Bu noktada Nicolas ona otoritesini sezdirmek ve “güçlü” olduğunu ispat etmek zorunda hissediyor kendini ve Nicolas’ın iç hesaplaşma süreci başlıyor.

  1. Nicolas’ın tek amacı Victor’u konuşturabilmek. Zira alt düzey işkenceciler bunu başaramamışlar ve vaka Nicolas’ın önüne gelmiş. Son kozları karısı ve oğlunu kullanmak. Bunun için kelimeleri özenle ve dikkatle seçerek avına yavaş ve sinsice yaklaşıp “yeteeerrr!, tamam!, ne istiyorsan söyleyeceğim…”tepkisini bekliyor. Bu nedenle de sorguya yönelik hiçbir şey sormuyor. Çünkü her şey daha önce defalarca sorulmuş ve yanıtlanmadığı içindir ki Victor şu anda Nicolas’ın karşısında.

Nicolas’ın tüm ifadeleri bilinçli ve hedefine yönelik. Bir yandan Victor’a üstünlüğünü hatırlatırken bir yandan da onu karısı ve oğlu tehdidiyle çökerterek amacına ulaşmaya çalışıyor. Victor teslim olursa Nicky salıverilecek.

Olaya Victor açısından bakıldığında otoriteye bu düzeyde ve bu kararlılıkta karşı duran bir kişi olarak, ailesinin yok edilmesi dahil olmak üzere her şeyi göze almış olacağı düşünülebilir. Bu durumda Victor açısından oyunun grafiği sabit ilerlemektedir. Yalnızca küçük bir çocuğa zarar verebilecek kadar ileri gidilip gidilemeyeceğini bilememektedir Victor. Bu nedenle de oyun boyunca tek tepkisini oğlunun sözü açıldığında verecektir. Onun dışındaki her türlü baskı, şiddet ve işkenceye zaten hazırdır.

“Otorite” olarak tanımlanabilecek unsur, Nicolas ve Victor’u karşı karşıya getirendir. Nicolas otoritenin tarafında, Victor karşısındadır. Nicolas, Victor karşısında yetersiz ve çaresiz durumda kaldığından kendini ispatlama telaşıyla iç hesaplaşma sürecine girmektedir.

  1. c) Nicolas- Gila sahnesi değerlendirildiğinde ortaya çıkan olasılıklar ise şunlardır:
  2. Gila’nın babasının odası: geçmişte Nicolas ve Gila otoritenin tarafında olduğu anlaşılan “baba”nın odasında karşılamışlar mıydı? “aynı oda” üzerine gelişen sorular değerlendirildiğinde ve “hoş bir kadınsın ya da bir zamanlar öyleydin” cümlesine bakıldığında Nicolas’ın Gila’yı önceden tanıdığı düşünülebilir.
  3. Gila ve Victor, benzer bir sorgulama esnasında mı karşılaştılar? Gila’nın otoritenin ve dolayısıyla Nicolas’ın tarafında olduğu bir ortamda büyüdüğü anlaşılıyor. Nicolas’ın Victor ile Gila karşılaşmasını sorguladığı noktada “aynı oda” yanıtının üzerine giderek “benimle olduğu gibi mi” (as I was?) sorusunu sorması Gila’nın Victor tarafından sorgulanırken tıpkı kabuk değiştiren bir “boncuklu kertenkele” gibi Victor tarafına evrildiğini düşündürtebilir. Aynı biçimde “sence sen güvenilir bir tanık mısın?” sorusu da Gila’nın “dönek”liğine işaret ediyor olabilir.

iii. Kendi safından birini (Gila) karşı safa “kaptırma” durumu Nicolas’ı Gila karşısında daha da acımasızlaştırıyor olabilir. Dolayısıyla bu ilişkinin “melezi” Nicky’nin sonu belirleniyor.

 

ARMONİK DÜZEN (Dizisel Boyut)

  1. a) Temel karşıtlık

Otorite- “anti” Otorite

Nicolas da Victor da bulundukları yerin üst düzeyindedir. Ancak Nicolas Victor karşısında güçsüz ve acizdir. Bu aczi, küçük bir çocuğu öldürebilecek denli belirgindir. Nicolas istediğini elde edememiştir ve intikamını masum bir çocuk vasıtasıyla alabileceğini düşünmüştür.

  1. b) Derin yapı

Oyun, yüzeyel yapıdan bakıldığında otorite karşısında olan bir aydın kişinin, otoritenin temsilcisiyle sorguda yüzleşmesini anlatır. Bu sorgu, bilinen klişeden farklı biçimde neredeyse yalnızca sorgucunun konuşmasıyla yürür. Oyunun merkez kişisi her ne kadar oyunda aktif konumda olmasa da saldırılara maruz kalan Victor’dur.

Yazarın anlamları aynı olan (“zafer”) iki ismi Victor ve Nicolas’ı karşı karşıya getirmesi tıpkı Strinberg’in “Güçlü”sündeki deki gibi oyunun sonunda yöneltilecek “kim güçlü” sorusunun yanıtını bulanıklaştıran bir seçimdir. İronik bir biçimde “Nicolas” isminin anlamı “halkın zaferi”dir. Oyunun sonunda asıl kaybeden de Nicolas’tır. Yani “halk zaferi” kaybedilmiştir.

Yüzeyel yapıdan okunduğunda herşeyiyle birlikte ailesini de kaybeden Victor’un acınası durumu gözler önüne serilmektedir. Otoritenin karşısındaki insanların başına gelen- gelebilecek korkunç durumlar oyun yoluyla izleyiciye sunulmaktadır.

Derin yapıya gelindiğinde ise aslında merkezdeki kişinin Nicolas olduğu görülür. Hikayesi anlatılan aslında Nicolas’tır. Victor’un gücü ve dirayeti karşısında ezilen Nicolas çaresizce küçük bir çocuğa saldırmıştır. Nicolas ve Nicky sahnesinde Nicolas’ın ezikliği ve çaresizliği belirginleşir. 7 yaşındaki bir çocuğun karşısında ne konuşacağını bilemeyerek “ne seversin?”, “anneni babanı seviyor musun?” türünden anlamsız sorularla zavallılaşan Nicolas sonunda çocuğa güç gösterisinde bulunma yoluna gitmiştir.

Derin yapıdan oyunun merkezinde olduğu okunan Nicolas, Victor tarafından kabul görmeyen otoritesini “Tanrı” ve “vatan” söylemiyle pekiştirmeye çalışmaktadır. Victor’un karşısında ne kadar entelektüel, ne kadar zeki, ne kadar önemli bir adam olduğunu ispatlama çabasına girer:

“Senin yerinde olsam benim yerimde olmayı seçerdim. Meziyetlerini kabul ediyorum da senin sorunun şu: oyunu kaybeden taraftasın sen. Bana gelince, ben yanlış adam atamam. Demek istediğimi anlıyorsun değil mi?

Tanrım..bırak sana bir itirafta bulunayım. Daha önce hiç bu kadar duygulanmamıştım, ömrüm boyunca ki- geçen gün, geçen Cuma galiba- bu ülkeyi yöneten adam halka şöyle sesleniyordu: “Hepimiz vatanseveriz, biz biriz, ortak bir mirası paylaşıyoruz.”

Sen hariç, hiç kuşkusuz..

Duraklama.

Bir bağlantı hissediyorum, anlıyor musun, bir bağ. Ortak çıkarların parçasıyım ben. Yalnız değilim, yalnız değilim ben!”

Oyunun adı “Oneforthe Road”, İngilizce bir deyim olup “yola çıkmadan önce alınan son içki, yolluk” anlamındadır. Deyimin kökeni, idam mahkumlarının darağacına giderken yoldaki barlardan aldıkları “son tek”ten gelmektedir.

Yüzeyel yapıdan bakıldığında yıkıma sürüklenen Victor’un “son tek”i, derin yapıdan Victor’la birlikte Nicolas’ın da “son tek”i olarak okunur. Zira oyun boyunca “onefortheroad” söylemini Victor’la olan sahnelerde kullanan Nicolas’tır. I. Episodda iki kez kullanılan ve Nicolas’ın aldığı “son tek”, son episodda bir kez kullanılır ve viskiyi Nicolas ve Victor birlikte içer. Dolayısıyla Victor- Nicolas isim anlamlarında olduğu gibi zaferi kazanan belli değildir, oyunun son tekini her ikisi birlikte almıştır.

Bu tespitlerden sonra oyunun derin anlamı: “otoritenin karşı karşıya getirdiği iki adamın güç mücadelesi” olarak okunabilir. Victor konuşmamakta Nicolas da onu pes ettirmekte kararlıdır. Bu mücadelenin galibi yoktur. Victor yıkımına giderken Nicolas’ı da beraberinde götürmektedir.

Pinter çok tanıdık bir klişe bir kalıbı (sorgulanan ve konuşmayan aydın kişi, karısı ve çocuğu vasıtasıyla konuşturulmaya çalışılıyor) kullanarak, bu sorgu sürecinin hem sorgulayan ve hem de sorgulanan açısından yarattığı çöküntüyü göstermiştir. Son kertede oyunun galibi “otorite”dir. Oyun boyunca karşı karşıya gösterilen Victor da Nicolas da ortak bir paydada birleşirler: her ikisi de otoritenin kurbanlarıdır.

Tiyatronun kökeni kabul edilen Antik Yunan tragedyalarında tespit edilen belirgin özelliklerden biri kahraman- antikahraman tutkularının bağlı bulunulan koşullarda aynı ve eşit düzeyde haklı olmasıdır. Sofokles’in “Antigone”sine bakıldığında;

  • taht kavgasında ölen kardeşi Polyneikes’igeleneklere göre defnetmek tutkusundakiAntigone de,
  • taht için yabancılardan yardım alarakkendi vatanına saldırmış olan yeğeni Polyneikes’i hain ilan ederek ölüsünün kurda kuşa yem olması için gömülmemesini emreden dayısı Kreon da haklıdır.

Antigone, yerleşik geleneklere göre kimsenin gömülmekten mahrum bırakılamayacağını ısrarla savunurken; Kreon iktidarını sürdürebilmek için “hain”e ceza vermekte ısrarcıdır. Kendi parametreleriyle değerlendirildiğinde iki pozitif değer çatışmaktadır ve tragedyanın en temel işlevi yerine gelmektedir. Kazanan yoktur ve sonuç yıkımdır.

Bu yanıyla bakıldığında HaroldPinter’in “OneForthe Road” oyunu Victor ve Nicolas üzerinden yürüyen bir tragedyadır.

 

 

Kaynaklar:

Ayşegül YÜKSEL, Yapısalcılık ve Bir Uygulama

Ayşegül YÜKSEL, Dram Sanatında Ezgi ve Uyum

Harold PINTER, “Onethe Road”, Aziz Çalışlar çevirisi üzerinden gözden geçirilerek düzenlenmiş metin (Selda ÖNDÜL, Barış YILDIRIM, Aslı Esma KARACA)

SOFOKLES, Antigone