Ele almaya çalıştığım şeylerin, insana dair birtakım evrensel durumları işaret etmesi önemli benim için. Bunları yazıya dökmeye başladığımda ise tanıdığım bildiğim bir ortamdan faydalanmayı mantıklı buluyorum yazarlığım adına.
18. yüzyılın Müzisyenler Kentinde -Viyana’da-, varlığını bestelerine adayan Wolfgang’a, hastalıklı bir takıntıyla yaklaşan Antonio Salieri’nin kendi içindeki yolculuğu, filmde yoğun bir şekilde karşımıza çıkmakta.
Füruğ’un farkı sadece söyleyecek sözü olmasında değil, aynı zamanda bunu cesurca ifade edebilmesinde yatar. Cesurdu, sarihti ve açık sözlüydü. Kendisine yapılan tüm ağır muhalefete mukavemet edebilme gücüne karşın bir o kadar da naif ve kırılgandı.
Tim Burton’ın hayatından, gotik tarzından, düşüncelerinden birçok anlam var filmde. Filmin başrol oyuncusu da bir mucit tarafından icat edilen kalbi ve aklı olan bir makine (Edward)dir.
Bir cam ustası gibi, bir şair ustalığıyla kurgulamış Ceviz Hırsızları: O denli kırılgan ve zengin metaforlarla dolu. Ama sadece bir yakın tarih romanı değil Ceviz Hırsızları. Her biri ötekinden çarpıcı, sürprizlerle dolu nice öykü bekliyor sizi.”
Cinayetin işlenme süreci, öncesi ve sonrasıyla, irdelenmekle birlikte, cinayetin işleniş biçimi daha çok ele alınmış ve konu edilmiş. Bununla birlikte sosyoekonomik, sosyokültürel yapısıyla toplumu da irdeliyor Márquez romanda.
Bana ait olmayanı, hiçbir zaman hiçbirimize ait olmayacak bir şeyi bugünden yok edebilmek sanırım ancak biz insanlara yaraşır bir şey. Zalimliğimizin sınırları sonsuz uzay düzleminden daha engin sanıyorum.
Unutulanla bize seslenen Oğuz’a, tüm içtenliğimizin aslında insan olarak saklandığımız küçük kar küresinin bizi büyülediğinden kaynaklandığını söyleyebilir ve belki de sevmeye devam edebilirsin. Edebiliriz!
Çöl Bahçıvanı Hayal Yayınları etiketiyle Eylül ayında raflardaki yerini aldı. Çöl Bahçıvanı aynı zamanda 22. Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü’ne değer görülmüştü.
“Geçti. Bunda kimsenin suçu yok. Ne sen ne de bir başkası suçlu değil. Sorumlu da yok. Her zaman olması gereken olur bunu unutma! Bu yüzden sonuçlardan kimseyi de sorumlu tutma. Bana bak, derin bir nefes al, inan bana bunun üstesinden geleceksin.”









