Bir tarihçi ve aynı zamanda yönetmen olan Emin Alper’in ilk uzun metrajlı filmidir. Film kırsal bir bölgede yaşayan Faik’in oğlu ve iki torununun kendisini ziyarete gelmesiyle gelişen olaylar zinciriyle devam ediyor.
‘’Herkesin ne olursa olsun hayatta kalmak için savaşını verdiği bir dünyada, ölmeye karar verenleri anlamak kolay mı? ‘’
“… basit bir sırrı öğrenirsen her türlü insanla anlaşman kolaylaşır, Scout. Bir insanı anlayabilmek için o insanın baktığı açıdan bakmayı becerebilmelisin. Kendini onun yerine koyup her şeyi onun gördüğü gibi görmelisin.”
Çok uzun bir süredir kendime gözlerimi kapatmış haldeyim. Göreceklerim ile baş etmeye mecalim olmadığından mı, yoksa mecalimin varlığına artık yorgun düşmüş olmamdan mı bilmiyorum.
Orijinal adı ‘Transcendence’ olan Evrim daha vizyona girmeden bilim-kurgu hayranları tarafından merakla beklenmeye başlanmıştı. Wally Pfister’ın yönetmen koltuğuna oturduğu, senaryosunu Jack Paglen yazdığı film 2014 yapımıdır.
Pulitzer ve Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanan John Steinbeck’in çağımızın toplumsal ve insani meselelerini ustalıkla resmettiği eserleri modern dünya edebiyatının başyapıtları arasında yer alır.
Gecenin karanlığı güneşin aydınlığı altında ezilirken, yeni bir gün daha dayanıyor kapıma. Sımsıkı yumduğum gözlerim bu gerçeği kabul etmemek için çırpınıyor adeta. Kasvetli bir his yüreğimin üzerine bir fil misali oturmuş,
Bir insan içinde kaç kişiliği birden yaşatabilir? Hissettiğiniz tüm duygular birbirinden ayrılıp, farklı kişiliklere bürünebilir mi? Yaşadığı acıları, korkuları,nefreti unutabilmek ve hayata tutunabilmek için, kaç karaktere bölünebilir bir insan?
Kapının kapanış sesinde duyuyor ilk kez onu. Ardından anahtarının gümüş kaseye düşerken çıkardığı ince seste. En son bir eşyaymış gibi yere bıraktığı yılgın bedeninde. Dalga dalga yayılıyor evin içinde.
Velev ki sevmeyi de bilmiyoruz sevilmeyi tatmadığımız için. Kararında koyamıyoruz terazinin kefesine kalbimizi. Hep bir dirhem fazla geliyor ötekilerden, berikilerden. Azı karar çoğu zarar mı bilmiyoruz.









