https://www.yazi-yorum.net/wp-content/uploads/2020/06/hakkimizda.jpg

Su akar yatağını bulur diyenlere susuyorum artık. Bir set gibi dikilsem de olacakların önünde gücüm suyu sendeletmekten fazlasına yetmiyor. Zaman, planladığımın alabildiğine dışında düşlerimin olabildiğince ötesinde öyle süre geliyor ki bazen kendi hayatıma bile seyirci kalabiliyorum. Planlayarak yaşamak yetisini hala kazanamadım.  Varacağım yeri kestirmeye çalışmaktan, bir sonraki adımı planlamaktan, yeri ve zamanı kontrol etmek arzusundan vazgeçemedim. Zamana teslim olmayı, kaygısız bir şekilde getireceklerini sadece beklemeyi, beklentiler oluşturmadan yaşayabilmeyi başarabilen var mı ki zaten gerçekten?

Bazen tüm gün işlerin nasıl olacağını düşünmeyi ertelediğimde, geceler uyumak tam anlamıyla bir eziyete dönüşüyor. Kafamın içinde bir ekip var ki hem kendi çalıyor hem de kendi söylüyor. Susturamıyorum. Kaygılarım, beklentilerin, planlarım, hayallerim hepsi iç içe geçip dünü ve yarını sorumlu tutuyor olacaklardan. Şimdi ve şuan da değil aklım. Geçmişle bitiremediklerimle ve gelecekle olduramadıklarım arasında göğe doğru bir çekilmek ki uyumak, böyle gecelerin sonunda yaşlanarak kalkıyorum yataktan. 
Zaman, hesaplaşamadığım dünümle geriye, barışamadığım yarınımlaysa geleceğime doğru çekimliyor ruhumu. Ben saat kaç bilmiyorum. Hapsolduğum bu hesaplaşmada şuan neler oluyor bilmiyorum. An yok. Sanki işler yolunda gitmemiş ve ben hep doğru yoldaymışım sonra işler yolunda gitmiş bu sefer de ben yoldan çıkmışım gibi her şey. An yok ve ben kendimi bulamıyorum.

Şimdi nerde olduğumu biliyor muyum gerçekten, derdimin ne olduğunu, düşümün ne olduğunu, hissimin ne olduğunu gerçekten önemsiyor muyum? Hayatın ritmini kaçırdım. Durmam gereken yeri, ağlamam gereken anları, üşümem gereken havaları bilmiyorum artık. Ardıma bakmadan kaçıyorum şimdi olacaklardan. Çünkü şimdinin hükmü yok. Çünkü içinde olduğum bu an sadece benim ve benim yapabileceklerimin. Plan yok. Programlayarak yaşamak, günler sonrası için tasarrufta bulunmak yok. İşler değişebilir. Zaman seni olmak istemediğin o yere götürebilir. Söylemem dediğin her sözü söyletebilir sana. Bu kötü olan değil, kötü olan sınırların. Kötü olan senin kendine biçtiğin kaderle uyuşmayan gerçekliğinin sana yaşattıkları. Oysa zaman bu ne getireceği belli değil ve sen getireceklerini görebilecek bir kahin değilsin. Olacakları kestirmekten vazgeçtiğinde, yaşayacaklarına mecbur kalmayacaksın. 

Özgür bırak içindeki kuşları! Kanatlarını çırp ne yöne gideceğine bakmadan gözlerini kapa ve sadece uç! Belki gitmek istemediğin o diyarla buralardan daha güzeldir. Belki dünün yaralarının içinde yarının şifaları gizlidir. Zamana tutun, kendini bırak ve sadece seyret. Sınırları çizmeden olacakları ön görmeden duymak istemediklerine kulaklarını kapamadan sadece dinle. İçindeki o sese tutun. Olacaklar sen o suyun önünde dimdik dursan da olacak. Hayatla güreş, yenil ve yıldızları seyret. Hepsi çok güzel sende göreceksin.