Dünyanın varoluşundan bu yana, seksen milyar insanın yaşadığını var sayarsak, bir el hareketinin sadece bir kişiye ait olabilme ihtimali olabilir mi? Bu durumu Kundera şu şekilde açıklamaktadır;
Tomris Uyar tarafından yazılan ve 1973 yılında yayımlanan Diz boyu Papatyalar, içerisinde 8 farklı kısa öyküyü barındırır.
John Berger: romancı, belgesel ve senaryo yazarı; sanat eleştirmeni ve ressam. İlk romanı 1958’de yayımlanan Zamanımızın Bir Ressamı ile edebiyata farklı bir kapı aralayan Berger
Demiryolu Serserileri, Jack London’ın, ilk baskısı 1907 yılında yapılan özyaşam öyküsel romanıdır. Amerika Birleşik Devletleri’nin ekonomik ve siyasi krizler ile boğuştuğu XIX. Yüzyıl’ın sonlarında geçer.
Bir Delinin Hatıra Defteri için gerçekçi bir hikâye derken naturalist gerçekçi mi yoksa toplumsal eleştirel gerçekçi mi ayrımını yapmamız gerekir. Bir delinin hayatını gösterirken başvurduğu ögeler natüralistir.
Yeşilin kucağından yeşilin kucağına dönüyoruz. Bundan yıllar sonra, doğa olduğu gibi kalırsa, hepimiz tekrar doğa durumuna dönebiliriz. İçgüdülerimizle, ihtiyacımız olan ile… Neden olmasın?
Erkek için hep tehlike arz eden kadın, dinin başlangıcında gerçekleşen Adem’in Havva’nın isteği doğrultusunda tanrının yasağını çiğnemesi bu ikincilliğin doğuşu sayılabilir.
Hayatı boyunca yazılar yazdı. Kendisini bir hümanist olarak nitelendirir ve savaşa, ölüm cezalarına ve halktan alınan haksız vergilere karşıydı.
Umut; adıyla müsemma, yaşamıyla ulema. ‘’Meşe oynayalım mı?’’ sorusuyla başlayan bir aşkın kahramanlarından biri. İz; bilgiye âşık, unutmaktan ödü kopan biri. Sekiz yaşında mahallede tanışıyorlar.
Sessizlik… Sesi kısılmış çığlıkların duvarlara çarpıp yankılanmadığı, olmayan bir aynada görmeye çalıştığımız kederin yansıdığı sessizlik… Konuşmak istedikçe ağzımızdan külleri dökülüveren yanmış kelimelerin sessizliği…