Balkona çıkıp kahvaltı masasına oturduğumda, aklımdan geçen tek şey, hayatta her şeyin kendini tekrarlamasıydı. Hatta, benim her sabah her şeyin tekrarladığını düşünmem de bir tekrardı.

Her gün, kalıplaşmış ifadelerle, iletişimin çemberinden dolanıyor, içine girmiyoruz. Çok uzun süreden beri hepimiz iyiyiz ve uzun süreden beri hepimiz anlatmak istiyoruz. “İyiyim,” demek kaçış.

Üstüme yazılı tüm harfleri siliyorum. Yok olmaya başladığım andan beri anlıyorum ördüğüm duvarların yıkıldığını. Derin ve kalın çizgiler çiziyor insanlar umutlarımın üstüne ve bir parça tükenmeye başlıyorum.

Felsefe, düşün bilim okumak hayatı anlamlandırmanın en iyi yoludur. Yaşadığımız hayatı sorgulayıp nereden, nasıl, niçin geldiğimizi hangi öğretilerle yaşamda şekil aldığımızı merak edersek öncelikle felsefeyi ve diyalektiği öğrenmemiz gerekir.