https://www.yazi-yorum.net/wp-content/uploads/2020/06/hakkimizda.jpg

İşte böyle… Sen kanadı hiç kırılmamış gibisin, kırılan kanatlarından hiç öpülmemiş gibi… Sana uçman için zorla plastik kanatlar takmışlar da sen de uçarken bu dünyaya küsmüş gibisin…  Küs demişken sahi, sen hiç ağlamamışsın sanki. O gözlerinden hiç yaş akmamış o gönlün hiç gözyaşlarınla yıkanmamış gibi. Katı, inat, kalemi yazmaz olmuş insanlar gibisin. Mürekkebiniz bana dermanlar çizsin diyen şarkı sözünü hiçe sayıp yüreğindeki acıyı kor alevlerle söndürmek istemişsin gibi.  Gideceği yeri unutmasına rağmen koşmaya devam eden çocuklar gibi, var gücüyle koşan ve geçmişinden öylece kaçan… Her istediği hemen olsun isteyen çocuklar gibisin. Acemi… Sen hiç kavuşamamış gibisin, otogarlara hiç gitmemiş, giden otobüsün ardından havada kalan bir elin olmamış sanki.  Susmaktan konuşmayı unutmuş, yalancı baharlara tüm güzelliğinle çiçek açar gibisin. Acelecisin. Hem hiç acı çekmeyeyim hem çok mutlu olayım istemişsin. Yaraların bir yara bandıyla kapanır zannetmişsin. Sekiz dikiş olmuş yaranda,  söyle kapanır mı bu bahara? Söyler mi hala sazın ayrılık şarkılarını? Notalar sen olmuşsun gibi, sazının telleri de gönül bağın…  Olduğundan güçlü davranıp zayıf yanlarını saklamışsın…  Tüm zayıf yanlarına bir ilmek atmışsın.  Şimdi sessiz ama gösterişli bir hayatının ortasındasın, var gücünle yaşamaktasın. Güneşi iliştirmişsin yatağının kenarına, aya tutunmuşsun her gece. Sanki gerçekten güçlü gibisin. Sen de haklısın, bazı yaralar kapanmaz onlara alışmak gerekir…  Anlık neşeler mutlu etmiyor seni çünkü sen mutluluğun kitabını daha evvelden yazmış gibisin. Uçmak için çırpındıkça kafasını kafese vuran kuşları gibisin. Pamuk ellerle sarılmayı bekleyen minik bir kuş sanki. Sahi, o eller neden hissizleşti şimdi?  Hatıralar parmak ucuna asılarak son bulmuş gibi. İşin bitmiş, gider gibisin. Bilmem belki de gittikçe kalan… İşte böyle…  Böyle gibi işte…