Japon edebiyatını ben HarukiMurakami ile tanıdım ve sevdim.İki ülkenin iki Asya ülkesinin ortak yanlarını onunla keşfettim.Terk fark onlar daha sakin bir yaşamı severken bizim halk olarak hareketi sevmemiz sanırım!
O dönemde Osmanlı’yı imparatorluk haline getirmeyi hayal eden II. MehmedHan’nın ayrı dillerde, ayrı ırklarda ve ayrı dinlerdeki halkların bir arada bir gül bahçesi yarattığını kavraması, bence romanın en keyif veren yeri.
Yine dopdolu, keyifli, düşündüren, gülümseten harika bir Murathan Mungan kitabı. Soğuk Büfe’ye buyurmaz mısınız?
”Onlara daha önce hiç bilmediği bir şeyi anlattığını hatırlayacak ; savaşın ateş, korku ve yolun kenarındaki hendeklerde yatan cesetlerden ibaret olduğunu.”
“Pirinç işlemeli bir aynada kırıldı yüzümün diğer yarısı. Herkes uyuyordu. Yüzümün yarısı benim. Yüzümün yarısıyla hep yarım öyküler anlatırım. Peki sen, yarım dudaklı bir kadını öpmek ister misin?”
İşte Christie’nin kahramanlarını yaratmasından ilk kitabının basılmasına, özel hayatından oyunlarının ardındaki sır perdelerine kadar bilinmeyen pek çok gerçek:
Dokuz yıl önce, savcı yardımcısı Piyotr Sergeyiç ve ben, istasyondan mektupları almak üzere hasat zamanı, akşam üzeri, atla yola çıktık.
Kitap okumak tek başına çok değerli bir şey olsa da daha değerli bir kitap okuma hali muhakkak ki mevcuttur. İyi ve bilinçli bir kitap okuyucusu olabilmek için yapılabileceklerle alakalı bir kaç başlık çıkardık.
Prensiplerine bağlı kalmayı, mutluluğa yeğleyenler, kendilerini şartladıkları koşullar dışında mutlu olmayı da reddederler. Eğer kazara mutlu olurlarsa, elleri ayakları dolanır, mutsuzluktan mahrum kaldıkları için mutsuz olurlar.
Ahmet Hamdi‘nin şiirlerinde karşımıza çıkan yaşam, her dönemin farklı okumalarıyla yeni bir yorumun kapılarını açmaya imkan sağlamaktadır.









