Yaşamlar arasında kurulan bağlar birbirine kenetlenmiş binlerce göz yaşından oluşmakla beraber varlığını kanıtlamakta uzun süreçlerde ortaya dökülebilir. Bir insan ömrü bile ortalama 60 yıl.
Dünyada bazı şeylerin tekrarı mümkündür. Örneğin bir filmi tekrar tekrar izlersiniz ya da müziği tekrar tekrar dinlersiniz, bir sınava defalarca katılabilirsiniz.
Klasikler deyince akla gelen eserlerden biridir “Lolita”.Bu nedenle de Nabakov’u tanımak için “Lolita”yı okumak gerektiğini düşünürdüm ben.Birçok klasik kitabın arasına giren bu roman daha sonra birçok filme de ilham kaynağı olacaktı.
Kitap, bize nefis çözümlemeler sunar örneğin Firmin şöyle der: ”Hayat hikayemi yazacak olsaydım ilk cümlemin muhteşem olacağını hayal ederdim örneğin Nabakov gibi lirik bir cümleyle başlardım; “Lolita” hayatımın ışığı, kasıklarımın ateşi”
Şimdi ben aklımdaysam aklımdaysan
içimde de sen varsan,
sevişiriz birkaç kez alelacele,
ışıkları da kapatsam,
utanmayız ki bir kere.
“Kalk, kalk” diyordu biri, duyuyordum. Sol yanağım yanıyordu. Adamın vurduğu yanağımdı bu. Kolumdan tuttu kaldırdı. Gücün doğruldum. Beş altı kişi durmuş, bana bakıyorlardı. Bir de çocuk vardı.
Dışarısı çok kalabalık galiba. İnsanlar neden bu kadar yüksek sesle konuşuyorlar? Ne söylediklerini anlayamıyorum. Bir uğultu var. Kutlama mı yapıyorlar? Derin hıçkırmalar duydum.
Fransız Kültür Merkezi’nde bir araya geldiğimiz, mütevazı aynı zamanda nüktedan kişiliğiyle bizleri etkileyen yazarımızla yaptığımız söyleşinin detaylarını sizlerle paylaşıyoruz. Keyifli okumalar dileriz.
Bir gün kapımız çalınsa. Elinde fincanıyla gelen bir martı olsa ve bir fincan hayal istese ne yapardık? Martının kapıyı çalmasına mı şaşırırdık, yoksa bir fincan hayal istemesine mi?









