Yağmurdan kaçmıyordu. Aksine alnına çarpan soğuk damlalar, ondaki gerçeklik duygusunu daha da arttırıyordu. İçindeki sağanak, yüzüne değmeden bir umutsuzluk düdeninde kayboluyordu sanki.

Teyzemin Kapısı | İlknur Demir

20 Ağustos 2019 yonetici

Gece, anıların acısıyla sızıp kalmışım. Sabah, sanki teyzem her zamanki gibi erkenden kalkmış, hayvanları sağmış, dumanı tüten sütle birlikte, peçkada pişirdiği nohut ekmeğinin üzerine yağ gibi peyniri sürüp kahvaltıyı hazırlamış,

Sakin sakin otururken birdenbire fırladı yerinden. Şaşkınlığıma aldırmadan konuşmaya başladı. Gözünü pencereden dışarı dikmişti, bana bakmadan bir bir sıralıyordu zihnindekileri, araya girmeme fırsat vermedi, ben de bölmeye cesaret edemedim;

Gelen aramanın ondan olduğunu görünce ikinci kez çalmasına fırsat vermeden açıp sözü ona verdi. “Bugün her zamanki saatte ve her zamanki yerde seni bekliyor olacağım…” deyip kapattı telefonu.

Tozlu bir kahverengi karşılıyor beni içeride. Etrafta ise soğuk rüzgâr sesi var. Kahve konuşuyor gibi. Hoş geldin, diyor sanki. Etrafa bakınıyorum onun oturduğu iskemleyi bulmalıyım. Bomboş kahveyi görmemek için aranıyor gözlerim.

Kamil Bey Olmak | Büşra Canbaz

21 Nisan 2019 yonetici

Kamil Bey ile tanışıklığımız senelere dayanır. Şu an işimden ekmek yiyorsam Kamil Bey sayesindedir. İşsiz güçsüz, üç çocuk, bir hanımla kış vakti ortada kaldığımda Kamil Bey ile tesadüfen tanıştık.

Son kez oraya gittiğimiz zamanı hatırlıyor musun? Masalar, sandalyeler marangoz işiydi hani. Çok oturunca kıçımız ağrırdı. Hiç konuşmadan, saatlerce oturmuştuk son gecemizde.

Aynı | Ömer Kaya

18 Nisan 2019 yonetici

Ütü aynı ütü, gömlekler askıda muntazam dizili, koltukların halıdaki izi belli, mutfaktaki fesleğenin yeri bile hiç değişmedi, ama… Bir onun gitmesi mi, diye ekledi arkadaki.

İkinci kadeh bardağıma nasıl doldu bilmiyorum. Birimiz bir şey söylese devamı gelecekti aslında. Bu gergin ve bir o kadar da kederli ortam son bulacaktı. İkinci kadehten bir yudum aldıktan sonra “erguvan ağacı” dedi Mefruze Hanım.

Beton yığınları arasında her geçen gün daha fazla sıkışıp kaldığımı iç sıkıntılarımla anımsıyorum. Bir otobüse biniyorum sonra beni bilmediğim bir yere götürmesi umuduyla.