‘’Yalnızlık; bireyin çevresindeki insan sayısıyla değil, bireyin toplumsal ilişkilerinde duyduğu kişisel doyum ile ölçülebilir.’’ Edebiyatta yalnızlık konusu o kadar geniştir…

Kitabın ilk öyküsü olan ve kitaba adını veren Bilinmeyen Sular’daki evlilik, bir çiftin çocuk sahibi olma konusunda ters düşmesiyle çıkmaza girer ve bu meseleye korkarak yaklaşan erkeğin, tedirginlikleri ve sorunla yüzleşmek istememesi anlatılır.

Türk hikayeciliği dendiğinde ismi anılmadan geçilmeyen yazarlardandır Ayfer Tunç. Sait Faik’le hemşeridir ve onun ölümünden on sene sonra gelmiştir dünyaya. Kendine has tarzıyla da Sait Faik’e layık bir hemşeri olmayı başarmıştır.

Hayranlıkla okuduğum Korku romanı yine bir kadının, bir önceki paragrafta saydığım bütün özelliklerini dışa vuruyor. Stefan’ın belki de yazmış olduğu en diyalog içeren kitap olmasının yanı sıra bence gerçek korkuyu da bize anlattığı mat bir kitap.

Cortázar’ın öykülerini anlayıp yorumlamak için yazarın, yazma serüvenini de iyice bilmek gereklidir. En başta sembollerini ve yeni bulduğu (uydurduğu) kelimelerinin anlamlarını öğrenmelidir okuyucu.