https://www.yazi-yorum.net/wp-content/uploads/2020/06/hakkimizda.jpg

Hayat denen bu yolculukta ilerlerken insan, bir anlam arayışı içindedir. Hayatı, dünyayı, kendini merak eder, anlamak için düşünür, sorgular, farkında olsun ya da olmasın o süreçte bazı kararlar alır. Bu kararları neye dayanarak alır? Bunun bilincinde midir? Hayatının kontrolü kendi elinde midir? Nasıl yaşamaktadır? İstediği yaşam bu mudur, vb. sorularla kendini anlayıp hayatını daha anlamlı bir hale getirmeye çalışır. Ve bu süreçte şunun farkına varır; onun için önemli olan bazı şeyler, karar almasında etkilidir. Peki, nedir bunlar? İnsana özgü, insanı insan yapan ve onu diğer canlılardan ayıran, bir nitelik taşıyan değerlerinin bunu sağladığını görür.

Değer nedir?

Değerler, bizi biz yapan olmazsa olmazlarımızdır. Hayata, o pencereden bakarız. Değerleri insanı diğer canlılardan ayıran, temel özellikleri içinde barındıran ve insanların davranışlarına yön veren inançlar bütünü olarak da tanımlayabiliriz. Değerler, insanın amaçlarına uygun bir tarzda kendini gerçekleştirebilecek duruma gelmesine yardımcı olur. Hayatına anlam katar ve aynı zamanda bireyin düşünme, karar verme, seçim yapma, davranış biçimleri üzerinde de etkili olan ilkeler ve kurallardır. Değerler, bireyin davranışları üzerinde adeta bir kontrol ve denetim görevi üstlenerek, toplum tarafından hoş karşılanmayan davranışlarını engeller. Değerler, gözle görülmeyen ahlaki ilkelerdir, fakat onları görünür kılan davranışlardır. Değerlerin gösterimi ya da dışavurumu davranışlar yoluyla gerçekleşmektedir.

Tarih boyunca, toplumun düzeninin sağlaması ve ilerlemesi için değerler büyük önem taşımıştır.  Bundan dolayı değerler sistemine, bilim dallarının bakışları kendi perspektiflerinden olmuştur. Kısaca şöyledir:

Psikolojide değerin anlaşılması, insan davranışlarının yol göstericisi olarak oynadığı rol açısından önemlidir. Bu bakımdan psikoloji değer kavramını sadece bir inanç olarak ele alır. Değerler, bireyler için neyin önemli, arzu edilebilir veya doğru olduğuna dair inançlarını yansıtır. Bu inançlar, onların tutum ve davranışlarını etkileyerek onların kimliklerini ve kişiliklerini şekillendirir. Kişinin değerleri hayatta yaşadıkları olaylarla ilgili aldığı kararları ve davranışları hakkında bilgi sahibi olmamıza olanak verir.

Değerler eğitiminin psikolojik temellerini tespit etmeye çalıştığımız zaman üç önemli kavramla karşılaşmaktayız: kişilik, mizaç ve karakter. Bazı psikologların mizaç ve karakter olmak üzere iki kısma ayırarak ele aldığı kişilik kavramı: “Bireyin sahip olduğu ve kendine mahsus davranışlar içeren kişilik (Cüceloğlu, 2006 s. 404), bir kişinin fiziksel ve sosyal ortamıyla etkileşme tarzını tanımlayan, düşünce, duygu ve davranışlarının ayırt edici karakteristik örüntüleri olarak ifade edilebilir” (Atkinson, Smith, Ben ve Nolen- Heoksema, 1999, s. 433). (Uygulama Örnekleriyle Değerler eğitimi, 55-56).

Mizaç, bireyin doğuştan getirdiği ve büyük ölçüde biyolojik temellere dayanan, duygusal ve davranışsal tepkilerini şekillendiren temel özellikler bütünüdür. Mizaç (huy), kişiliğin yapı taşlarından biri olarak kabul edilir ve bireyin çevresel etkilere nasıl tepki verdiğini belirler. Kişinin davranışları iyi ya da kötü olarak değerlendirilip yorumlandığında kişilik özelliklerinin davranış veya tutum boyutu karakter adını alır. Karakter, kişiliğin ahlaki boyutunu oluştur.

Değer kavramı felsefede bir nesnenin, eylemin veya durumun iyi -kötü, doğru -yanlış, güzel-çirkin gibi niteliklerle değerlendirilmesini ifade eder. Bu değerlendirmeler bireylerin veya toplumların inançları, tutumları ve davranışları üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir.

Sosyolojik anlamda baktığımız zaman değer kavramı nesnelerin toplum, sınıf ve insan açısından taşıdıkları önemini anlatan nitelikleri ifade eder. Bir toplumun yaşadığı kültürün de etkisi ile oluşan davranışları, o kültürün değerlerini yansıtmaktadır. Her toplumun kendisine ait kültürü olduğundan, her kültürün kendine özgü değerleri vardır. Değerler, toplumdan topluma değişiklik gösterebileceği gibi, bazı değerler bazı toplumlarca ortak olarak da benimsenebilir. Örneğin, bunlar evrensel değerlerdir.

Evrensel değerlerimiz:

  • Onur,
  • Cesaret,
  • İnanç,
  • Dürüstlük,
  • Doğruluk,
  • Cömertlik,
  • Nezaket,
  • Yardımseverlik,
  • Adalet,
  • Özgürlük,
  • Eşitlik,
  • Saygı.

 

 

 

İnsanlar toplumsal varlıklardır bu yüzden sosyalleşme insan hayatının merkezindedir. Biz insanlar sosyalleşerek kendimizi, karşımızdakini tanır, ilişkilerimizi geliştirir, sorun çözmeyi, duygusal, sosyal ihtiyaçları karşılamayı, kendimizi ifade etmeyi, grup içinde var olmayı, hayatı başka pencerelerden görmeyi öğreniriz. Kişinin hayat felsefesini oluşturan, değerleridir. Karakteri ve değerleri kişinin yaşamını, eğitimini, meslek seçimini, davranışlarını, insanlarla ilişkilerini, hayatı yaşama şeklini, eş seçimini ve çocuk yetiştirmesindeki davranışlarını etkiler. Değerler, davranışa dönüştürülerek kullanıldığında karakteri oluşturur. Her bireyin farklı farklı değerleri vardır.  Aile içinde bile farklılıklar olabilir.

 

Sokrates veya Descartes’in anlatılarındaki gibi felsefeciler, ilk çağlardan beri erdemli yaşamın temel taşlarını aramış, sorgulamış ve yazmışlardır. İyi, doğru ve dolayısıyla mutlu yaşamın sırrını erdemli davranışlarda bulmuşlardır. Güçlü kişiliği olan bir insanın güvenilir ve dürüst, düşünceli ve iyi insan olduğunu, sorumluluklarını yerine getiren, adil ve hakça davranan, herkese karşı saygılı iyi bir vatandaşdır. Diğer kişilere zarar ve rahatsızlık vermez. O zaman bu insanların çoğalması için değerler eğitimin ne kadar önemli olduğu da açıktır.

Korkudan kaynaklanmayan ahlak güçtür. (Nietzsche)

 

Kaynakça:

Ekşi, Halil. Katılmış, Ahmet. Uygulama Örnekleriyle Değerler Eğitimi, Ankara, Nobel akademik yayınları ,2016, s: 55. 56. 59. 60.)

Bridge, Berna.Etik Değerler Eğitimi, İstanbul, Beyaz Yayınları, 2003, s: 56.