| Yazan :
Cebimde hiç bana ait olmamış bir aşkı taşıyorum. İçimde beni bana bağlayan ipler koptu.
Ruhsuz bir beden oldum adeta. Ne zaman arasam hiç bulamadım, aramadığım zaman ise zamanlı zamansız gelişlere şahit oldu bu yüreğim. Koştum ama arkama baktığımda peşimden gelen olmadı, yürürken ben peşime düştüler. Vurdular tek kurşunla ruhumu, bedenimi sağ çekip çıkardılar içimden. Cesareti, umudu, düşlerimi çaldılar. Yerine korkuyu, esareti, karamsarlığı bıraktılar.
”Sen yoksun ya artık ruhumda aklımda olsan ne yazar?” deyip onu da aklımı da attım bir kenara. Benden uzaksın artık her anlamda aklım. Onu bile verdim sana anla artık. Sade ve sadece kaçıyorum,üç maymunu oynuyorum.
Bilmek, görmek, duymak, hissetmek istemiyorum. Uyuşturdum ruhumu bir iğneyle, artık yokluğunun ızdırabını çekmiyor, devre dışı bıraktım aklımı artık seni dahil hiçbir şeyi düşünemiyor ve ben çıkardım kalbimi artık bedenimde delicesine çarpmıyor. Hiç bir şey olması gibi gitmiyor sanki. Sanki ben boşlukta beni bulmaya çalışıyorum. Yok olmuşum göz göre göre. Havada asılı kalmış bir elim ve ben zamanda asılı kalmıştım.
Koca bir hissizlik bulutunu ortasında, düşlerimin çığlığı arasında kaldım. Her yerimden çekiştirdi çaresizlik ve en sonunda bedenimi de esir aldı. Dizlerimin üstündeyim artık ve sen yoksun. Elimden tutup bana gülümseyerek bakıp beni kaldıracak. Uzattığım el hep havada asılı kalacak.
Uzandığım her dal gibi sende elimde kaldın. Sessizce gözyaşı döküyorum, başımı kaldırmadan toprağa bakarak. Bırakıyorum yılgın bedenimi soğuk toprağa, gözlerimi kapatıyorum sonsuz huzura ve acı çektiğim kadar mutlu oluyorum.
Seni sevdiğim kadar seviliyorum. İşte o zaman ruhum, bedenim, aklım bana ait oluyor ve ben umutlarımı, cesaretimi ve seni geri alıyorum. Zaman, mekan ve mantık kavramının olmadığı tek yerde sonsuza dek seninle yaşayacağım…
Misafir Yazar : Kübra AY