Yazi-Yorum Nokta Net

Kültür Teşhiri, Kavram Vitrini

…/sa…

| Yazan : diliminucundabeyza | Tarih : 22 Ekim 2008 - 10:52 |

 
Gözlerinin derinliğindeki hüzünde yok / olsam

Kendimi orada bulsam_______var/olsam

Ölüm gibi hissetsen nefesimi teninde

Damarlarında akan kan ol/sam

/

Yürek meltem/im dağıtsa siyah saçları

Buz gecenin koynunda titrerken tenler

Gelsem rüyalarına tel tel beyazlar elimde

Sarsam ruhunu sımsıkı / canına can olsam

/

Yaşamın azrailine umutlardan ateş olsak

Yansak bir çift mum gibi volkanlara eş olsak yangılarda

Yeniden doğsak ölümlerin ardında

Buluşsak yeniden var /olmuşluğun sonsuzluğunda

/

Gel hadi

Yok olalım / var olalım

Yürüyelim / koşalım

Büyülenmiş boyutun yollarında

Bizde çocuk olalım ./. aşkın kuşatılmışlığında _________

 

 

BeyzA*
22. Eylül. 2008.


diliminucundabeyza tarafından yazılan bu yazıya 7 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Ödül

| Yazan : Galeni | Tarih : 21 Ekim 2008 - 00:48 |

 

Friendship Around The World Award / Uluslararası Arkadaşlık Ödülü:

Friendship Around The World Award / Uluslararası Arkadaşlık Ödülü:

 

 

Sevgili Öğretmenimiz Aysema tarafından uluslararası arkadaşlık ödülü ile onurlandırılmış bulunuyoruz.  

Yorumları ile renk kattığı sitemizi bir de arkadaşlık ödülü ile taçlandırması çok sevindirici.

Her şey için teşekkür ederiz Öğretmenim…

Bu ödülü alanların kendisini önerenler hariç başkalarını önermeleri gerekiyor sanırım.

Ben de Kelime’ye ve Her ne kadar bizi layık görmemiş olsa da Parpali‘ye bu ödülü vermek istiyorum.

Ayrıca Kendi insiyatifime dayanarak biraz kural dışına çıkıyorum ve sitemize yazı yazan tüm yazarlarımızı, dışarıdan yazı veren tüm misafir yazarlarımızı ve  buraya gelip yorum yapma lütfunda bulunan tüm okuyucularımızı da bu ödüle layık buluyorum…

Ve sevgili kankam Gülüş, seni unuttuğumu sanma.  Assolistler en sonda çıkar biliyorsun :) Ödüllerin en büyüğüde sana…


Galeni tarafından yazılan bu yazıya 7 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Hayat İşte…

| Yazan : SaYE | Tarih : 17 Ekim 2008 - 20:44 |

Sessiz düşlerin karanlığı çökünce gözlerine

Yatağının sana rahat vermediği anlarda hatırla aldığın ahları…

Düşün, düşün ki anlayabilesin hayatı.

Her şeyin bir sebebi vardır unutma

Kederlerin seni olgunlaştırmak için


SaYE tarafından yazılan bu yazıya 7 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Yarın çok geç

| Yazan : KAPTAN | Tarih : 14 Ekim 2008 - 22:33 |

Bazen susuyoruz, seviyoruz delicesine, ama susuyoruz. Yarın diyoruz, yarın söyleyeceğim ve devam ediyoruz delicesine sevmelerimize.

Güneş batıyor, herkes kendi köşesine çekiliyor. Düşünmeye başlıyoruz; düşünüyoruz, düşünüyoruz, düşünüyoruz.

Meslek diyoruz, kariyer diyoruz, sabah kalktığımızda yine her şeyden önce onu düşünmeye başlıyoruz. Ve biz yine şu zavallı kelimeyi tekrarlayıp duruyoruz; YARIN, YARIN, YARIN…

Üç günlük ömrümüzü dün-bugün-yarın olarak değil de yarın-yarın-yarın olarak üçlüyor, ikilemler arasında geçen vaktin farkına varamıyoruz.


KAPTAN tarafından yazılan bu yazıya 8 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Baba

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 12 Ekim 2008 - 13:49 |

Baba

Misafir Yazar :Ebru KAYPAK

Haydi, bir kez gülümse
Dokun eskisi gibi ellerime
Baba kokunu duyayım
Ne olur bir kelime söyle

İstersen bağır, döv, kız bana
Karanlıklara hapset
Ama ne olur baba
Senin karanlığında öldürme beni

Ne olur bak bana
Bir kerecik sarıl kızına
Baba yüreği, dayanmaz affettim de
Lütfen bana arkanı dönme baba

Misafir Yazar :Ebru KAYPAK


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 9 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Hayat

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 12 Ekim 2008 - 13:35 |

Hayat

Misafir Yazar : Rüya OLGUN

Gülümsetmek istiyorum seni. Bir kez olsun güldüğünü, gözlerinin parladığını görmek istiyorum. Artık bu aşk sana heyecan vermiyor görebiliyorum. Sözlerim seni inandırmıyor, inandırsa da umursamıyorsun. Bunun benim için ne demek olduğunu bilemezsin ve hiçbir zaman bilmemeni dilerim.

Bana cevap vermiyorsun. İlk başladığında bu sevgisizliğin gözlerini kaçırırdın, şimdi daha da iyi anlayayım diye gözlerimin içine nefretle bakıyorsun. Bunları buraya yazarken ilk defa dile getiriyorum anladığımı, artık sevmediğini ilk defa kendime de itiraf ediyorum.


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 6 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Sen Yoksun Diye

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 12 Ekim 2008 - 13:06 |

Yoksun

Misafir Yazar : Zehra

Nereden gördüm ki seni?
Oysa söz vermiştim kalbime,
Bir daha sevmeyeceğim diye…
Bak söz geçiremedim şu kalbe,

Söküp atasım geliyor içimden,
Ama olmuyor işte…
Kader oyununu oynadı yine…
Aşık etti beni sana.


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 3 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Şair`den Esintiler: 4

| Yazan : SkayiU | Tarih : 11 Ekim 2008 - 13:06 |

Kendini aydınlatamayan bir lamba

Gölgesinde senin eserinim ben

Her geçen saniye eriyen bir mumla

Karanlıklara savruluyorsun sen


SkayiU tarafından yazılan bu yazıya 4 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Bu Gün Benim Doğum Günüm

| Yazan : KAPTAN | Tarih : 7 Ekim 2008 - 03:23 |

Geceyi ve özgürlüğü içine sindirmiş, çimlerin üzerine uzanmış, bir yıldızın iki kavak arasından kaymasını izliyorum bu gece. Her kayan yıldız bir senemi götürüyorsa ömrümden, seyretmeye değer çimlerin üstünde, ateş böceklerinin içinde.


KAPTAN tarafından yazılan bu yazıya 7 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Geçmiş Zaman Olur ki!..

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 6 Ekim 2008 - 20:28 |

gecmis_zaman

Misafir Yazar : Nur AKSU

Her günün bir önceki günü aratması, insanların akıl almaz davranışları geçmişi daha bir özletiyor bana. En özlediklerimden biridir vapurlarımız; Boğazın sularında süzülerek bir iskeleden bir iskeleye uğrayan seferleri ile yumuşacık yanaşıp yolcularını toplayan vapurlarımız. Yolcular birbirlerini ezerek değil, saygıyla birbirlerine yol vererek binerlerdi. Çımacısını selamlayıp, kaptan köşkünden el sallayan kaptanına güler yüzle bakarlardı. Yolcu salonunda herkes birbirini selamlar, çok tanıdık olanlar tatlı bir sohbete dalarlardı. İnişlerde binişler gibi saygılıydı. Hiç kimse “ben öne geçeyim” düşüncesine kapılmaz kimse kimsenin ayağına basmaz, kimse dirseğiyle bir başkasını rahatsız etmezdi. Vapurda herhangi bir eşyanı kaybetmen imkânsızdı. Unutulan eşya bir sonraki gün kaptanın kamarasında sahibini beklerdi.
Ayakkabılar bile çamur olmazdı eski İstanbul sokaklarında, bugünün para akıtılmış yapay yeşillikleri ve modern yolları yoktu ama çamuru da yoktu.


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 5 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Sayfalar: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...12 13 14 İleri
Bu site Uğur ŞENDOĞAN Tarafından "WordPress 2.6" üzerine "Andreas04 Tema" kullanılarak kurulmuştur.