Yazı-Yorum

Kuş Sadece Bir Kuştu | Ceyda Oktay
19 Eylül 2018

Kuş Sadece Bir Kuştu | Ceyda Oktay
Gürültülü bir okyanus'un içinde, kulaç atamayan balık gibi. 
Aitlik evreni'nin tam dışında, kendimde mühürlü gibi. 
Maviliklere insem kaybolacak, güneşe doğru çıksam ölecek gibi. 
Bir çıkmazın içinde; ömrümün tümünde. 
Bana sorulmadan bırakıldığım okyanusta; 
Yine bana sorulmadan ''yaşama hükmü'' yemiş gibi. 
Zaman'ın terk edişiyle başlayan mahkumiyetim. 
İçimde sancıyan iki kadını, terk edemediğim için bu haldeyim. 
Yosun'u andırıyor çaresizliğim. 
Yosun gibi açık ve yumuşak gözlerim. 
Dışarıdan bakıldığında gelip geçer boş siluetim. 
Gölgeliğim bir bana rahatsız edici, 
Bir bana sevecen. 
Bakarsan görebilirsin aslında, 
Gölgemin en mavi köşesindeki adamı. 
Velhasıl görebilirsin, o iki kadından birinin senin içinde de var olduğunu, 
Görebilmek istiyorsan eğer, 
Harekete geç; 
Kafamdaki kadınlara yenilmek üzereyim. 
Zamandan bahsetmiştim az evvel. 
'Zaman.' kavgaları hiç bitmeyen o iki kadın'ın paylaşamadığı. 
Benimse küçük dünyamda şu an'ı ifade eden özgürlüğüm. 
Hiç bitmeyen nöbetlerimle birlikte, özgürlüğümle dans eden bir adam'ı hayal ediyorum. 
Bir tek hayallerim, gerçeklerin önünde bir masalsı dünya'nın mümkünüyle. 
Sevgi'nin sınırı olduğunu dile getiren o iki kadın'a düşlerimle, sesleniyorum. 
Ne kadar dayanırım, henüz bilmiyorum. 
Şu aralar bir kadın'ın yazdığı şiiri tekrarlıyorum: 
Kuş Sadece Bir Kuştu. 
Ben de bir kuş'um; yarım bir kuş