Yazı-Yorum

Ah Be Memleketim | Ezgi Günaydın
1 Eylül 2018

Ah Be Memleketim | Ezgi Günaydın
Öyle bir memleket hali ki;

Günler aydın olmaz , gecelere iyi geceler demeye dilimiz varmaz oldu.Seveceksin diye öğrettiğimiz, öğretilere biz bile inanmaz olduk.Saygı sonsuzduru dile getirdiğimiz an,çarpışıp ‘pardon’ demeye fırsat verilmeden, ‘önüne baksana lan’ ile karşılaştık.

Ahh be…

Güzel günler göreceğize inandığımız o yüce nesil.Nerelerdisiniz?Bakmayın siz gün aymaz sabahlara,gecenin korkak havasına…İnanmayı çocukluğumuzda öğrendik biz.Sokakların haşarı ama güzel kalpli çocuklarıydık biz.Pazardan dönen mahallemizin teyzelerinin poşetlerine yardım edenlerdik.Salçalı ekmekleri elimize alıp, oyuna kaldığımız yerden devam eden eli ayağı kirli ama kalbi tertemiz çocuklardık biz.

Elbette vardı ölümler.Kapı önüne ayakkabı koyulur, kırk gün televizyon açılmaz,konu komşu yas olan eve yemekler taşırdı.Acılar ortak yaşanırdı.Gözyaşları taa içten en içtendi.Kapıların hepsi açılır, evde kimseler yok havası yaratılmazdı.Her evde matem havası olurdu.Acı ortaktı, evlerde…

Nerelere sıkışıp kaldı o çocukluğum.O her şeyi öğrendiğim sokaklarım.Mahalledeki kirli elbiseli arkadaşlarım.Özlemek ne kelime ki şimdi ; hasretim o günlere.Bir daha hiç karşılaşamayacağımız bilseydim ; çocukluğumla… Mahalleyi tozu dumana katar, salça ekmekleri her öğünüme ekler, dizlerimin yarasıyla ilgilenmez, üstümü başımı mutlulukla, çocukluğumla çocukça yaşayarak kirletirdim.

Yüksek yüksek binaların içinde, birbirini tanımayan insanlar doluyor.Çocuklarımızı eğlendirmek için iki,üç saatlik oyun gruplarına teslim ediyoruz.Hee birde çocuklarımızı sokağa çıkartamıyoruz ve en güzel nimeti salçalı ekmeği bilmiyorlar.Mahalle teyzelerinin poşetlerine yardım etmek mi? Yok daha neler, mahalle yok ki, yüksek yüksek binaların Fransız balkonlu evlerin esir çocukları onlar.

Acıyor canım.Ama bir yerlerde benimle büyüyen çocuklar var.Azız , belki de avuç içi kadarız.Olsun…

Güzel günler göreceğiz, güneşli günler…

Günler yine aydınlık olacak, gecenin karanlığındaki ay’a inanıp, bize yine bir huzurlu bir sabah uyandıracağına inanacağız.

İnanmazsam, yaşayamam.

Yaşamam için, inanmalıyım…

İnan sende,

Yaşamak için….