https://www.yazi-yorum.net/wp-content/uploads/2020/06/hakkimizda.jpg

‘Zaman büyük bir öğretmendir; ne yazık ki bütün öğrencilerini öldürür.’

Louis Hector Berlioz

 Zaman, uçucu bir maddedir; renksiz ve kokusuz. Havaya karışır, durduğu yerde azalır. Aldığımız her nefeste ona maruz kaldığımızdan belki de biz öyle sanırız. Hepimiz bağımlıyız ve en büyük korkumuz, bağımlısı olduğumuz maddenin tükenivermesi. Zaman konusundaki aşırı duyarlılığımız hep bu yüzden.

Uçucu ve zehirli bir madde olan zaman her bünyeye farklı tesir eder. Kiminde kafa yapar kiminde kasvet. Kiminin elini ayağına dolaştırır da kimini dünyanın en vurdumduymaz insanı yapar. Her şeyin sorumlusu odur. Bermuda şeytan üçgenine gömer insanlığı. Dün, bugün ve yarın arasında sırra kadem basanlardan bir daha asla haber alınamaz. Merak edip peşine düşenlerin de sonu aynı olur, aldırmayıp devam edenlerin de. Böylesi bir çaresizliğin tek çıkar yolu ne çare ki yine zamandır. O, her şeyin ilacıdır. Uyutur, uyuşturmak suretiyle yatıştırır.

Bir tinerci gibi koklarız zamanı, doldurduğumuz kadranlardan. Acılarımızı dindirsin diye koklarız, sevinçlerimizi katlasın diye. Koşturmak için fazlaca koklarız, yavaşlamak için azar azar, kafamız her daim dumanlı. Ne dozda ve ne sıklıkta alırsak alalım yetinemez, her durumda zamansızlıktan yakınırız. Bir ömür yoksunluk çektikten sonra istisnasız hepimiz zaman yetmezliğinden gideriz.

Daimi etkisi altında olduğumuz zamandan bağımsız düşünemeyiz. Hükmedemediğimize bağımlı olmak çıldırtır bizi, gözümüzle göremediğimiz korkutur. Zamanı görünür kılmaya çalışmamız bundan. Biz kendi kolumuza taktığımız kelepçeyle onu esir aldık sanırız. O, beynimizin her hücresine dolar. İşimiz gücümüz zaman olur; onunla yatıp onunla kalkarız. Onunla didişip onunla sevişiriz. Rüzgâr ekip fırtına biçeriz zamandan.

Yine de yetiremez, tatmin olamayız. Zamanla zehirleriz kendimizi. Ona hapsoluruz. Madde bağımlısıyız hepimiz. Damarlarımızda zaman dolaşır. Bileğimizi kesseler, biz akıp giden zamana üzülürüz. Ne yapsak durduramayız, derinse oluk oluk kanar yaramız. Elimizden kayıp gidişini izlemeye dayanamaz, zamansız ölürüz hepimiz.

Arınsak, geçer belki. Arınamıyoruz. Anda kalabilsek, diner belki. Barınamıyoruz. Hep daha fazlasını istemesek, yeter belki. Yetiremiyoruz. Dursak yakalanır, dinlesek öğretir belki. “Ölüm baki, siz yaşamaya bakın” der ama biz zaman kafalıyız işte, anlamayız.