Yazma Çoşkusu
   Â
     Yazmak aslında nedir? İnsan meramını pek çok biçimde anlatıyor. Her şeyden önce konuşuyor. Resim yapıyor, fotoğraf çekiyor, heykel dikiyor, şarkı söylüyor, beste yapıyor. Bu pek çok ifade biçimi arasında yazı niçin var? Kelimelerden oluşan ve görüntüsü hiçbir estetiği ifade etmeyen yazıyı niçin seviyoruz? Bir resme baktığınızda kafanızda o resimle ilgili bir hoşlanma veya hoşlanmama fikri oluşur. Bir müzik parçası dinlediğinizde aynı şeyleri söyleyebiliriz. Görsel ve işitsel nitelikli tüm insan zihninin ürünlerinde aynı durum vardır.
    Tüm bunlardan ve diÄŸer her ÅŸeyden yazıyı ayıran temel ÅŸey bence yazının okunması gereÄŸidir. Yazı okunmadan ve üzerinde düşünülmeden anlaşılamaz. O zaman yazmak ve yazılanı okumak düşüncenin ta kendisi olmaz mı?   Â
    Bana sorarsanız yazan insan sistemli düşünme peÅŸindeki kiÅŸi demektir. Hiçbir düşünce yazmadan düşünce olmaz. Yazmadan önce bir fikir vardır. Yazarken düşünür, düşünürken yazarız. Yazmaya baÅŸlamak her zaman bir düşünce yolculuÄŸudur. Düşünce kelimelerle yapılan bir faaliyettir. Kelimeler ve kavramları öğrenerek düşünürüz. Bu düşünceme katılır mısınız bilmem ama düşünür yoktur, yazar vardır. Â
    Yazının olmadığı toplumlarda kalıp sözel ifadeler yazının yerini alır. Bunların en başta gelenleri atasözleridir. İnsanlar düşünmeyi azaltmak için bunları icat etmişlerdir. Çünkü yazı olmadan gelişkin bir düşünce üretmek ve aktarmak mümkün değildir. Bizim toplumumuz da atasözlerinin ve deyimlerin bu derece yaygın olmasının nedeni bence budur.     Yazmak bir tutkumudur? Evet. Düşünme tutkusu. Düşünmek ve düşündüğünü düşünenlerle paylaşma tutkusu. Düşüncelerden düşünce üretme tutkusu. Kelimeleri tek tek seçmek ve onlardan anlamlı bir şey üretmek tutkusu. Hayatta düşüncelerden bir yapı kurma tutkusu. İnsanın tek anlamlı uğraşısı!
Bu yazı bu gün 1 defa Toplamda ise 396 defa okunmuştur.


















Yorum yapan yusuf | 6 Mayıs 2008
yazmak özgürlüktür arkadaşım
Yorum yapan aysema | 7 Mayıs 2008
Yazmak Nedir? Neden Yazarız ?
Güzel sormuÅŸ, güzel düşünmüş ve güzel yazmışsın Kaptan… Aklına yüreÄŸine saÄŸlık…
Sanırım öncelikle yazmak dayanılmaz bir tutku olduÄŸu için yazıyoruz. Anlamak ve anlaşılmak için, düşünüp yazıyoruz. PaylaÅŸmak için yazıyoruz. Öğrenmek öğretmek için yazıyoruz…
Ne için, hangi amaçla olursa olsun iyi ki yazanlar var.
Tüm okuyup yazanlara selam olsun…
Yorum yapan SaYE | 7 Mayıs 2008
yazı düşüncenin somutlaşmış hali.bir ressam düşüncesini boyaları ile vurguları ile,bir heykeltraş taşı oyarak yansıtır.yazan ise düşüncesini kelimelerin sınırlı anlamlarının vücuduna giydirmeye çalışır.herkes düşünür ama herkes yazamaz.özenli seçmek gerekir kelimeleri.mesela naif ile saf kelimeleri aynı anlamlara geliyor.fakat cümlenin içinde kelimenin bütününden daha farklı düşünceler vücuda geliyor.
güzel bir noktaya değinmişsin kaptan.evet yazmak bir tutku.yazmak çok kez kendine dahi söyleyemediklerini yazarken anlamak kendini tanımak.yazmak bir anlaşılma tutkusu..
Yorum yapan EMPULA | 7 Mayıs 2008
Yazmak. Güzel şey yazmak. Düşünmek, söylemek biryana. Yazmak biryana. Kendi adıma eklemek istiyorum. Yazarken ki hazı ne okurken ne konuşurken alıyorum. Galibia konuşurkende aynı hazı alabiliyorum.
Yorum yapan diliminucundabeyza | 8 Mayıs 2008
yazmak derinlerde yaÅŸamak….yazmak kendin olmak….yokluÄŸunda varolmak…..bazı zamanlar bir hayal olmak gerçekte….
KAPTAN sevgiler….
Yorum yapan Galeni | 8 Mayıs 2008
Eline saÄŸlık KAPTAN, senin konu seçimine hayran kalmamak mümkün deÄŸil. “Yazmak” adına herkes bir ÅŸeyler söylemiÅŸ, benim bakış açıma göre yazmak özgürlüğü temsil ediyor. Tüm okul dönemlerim boyunca edebiyat dersinden nefret etmem yüzünden geç tanıştığım yazma zevki ve mahrum kaldığım tüm güzelliklere ÅŸimdi yanıyorum. KeÅŸke o zamanlar Aysema gibi bir öğretmenim olsaydı
Bu arada kiÅŸisel bloÄŸundaki yazılarını okurken, ilk defa yazmaktan ne kadar keyif alındığını anlamamı saÄŸlayıp, bilerek veya bilmeyerek bana yazma keyfi aşılamış olan Parpali’ye kendi vicdanımda bir teÅŸekkür borçluyum.
Yorum yapan aysema | 9 Mayıs 2008
Sevgili Galeni,
Güzel duyguların için teÅŸekkür ederim. Edebiyat dersini sevmediÄŸini hatta o zamanlar nefret ettiÄŸini yazmışsın; ama farkına varmasan da o ders sayesinde çok ÅŸeyler kazanmışsın. Bu yazılarından açıkça anlaşılıyor… Bazen sevdiklerimizden, bazen de sevmediklerimizden öğreniyoruz. Lise yılları insan yaÅŸamındaki en zor dönemlerden biridir. Yol ayrımı gibi bir ÅŸey…Biraz da o açıdan deÄŸerlendir istersen… Sevgiler,tekrar teÅŸekkürler…
Yorum yapan Galeni | 10 Mayıs 2008
Edebiyat dersi konusunda ısracıyım sevgili Aysema, ilkokul öğretmenim öylesine bir okuma sevgisi aşıladı ki, kendimi bildim bileli okurum, bir kazanım varsa onun eseridir.
Yorum yapan gulusadberk | 10 Mayıs 2008
evet yine güzel güzel ve güzell.okumak güzel dinlemek dahada bir güzel fakat yazmakta bir o kadar daha güzelmiş.Paylaşım için teşekkürler.
Yorum yapan aysun | 2 Ocak 2009
Yazmak bence ınsanın kendisini ifade etmesi icin en guzel yoldur.Insan kimseye anlatamadıklarını yazarak paylasırlar.Bu da insanı rahatlatır.En onemlisi hatıraların hep yasanmasını saglar.