Yazı-Yorum

C. FIRAT İZGİ | KELEBEK ÖMRÜ KADAR AŞK
27 Mayıs 2018

C. FIRAT İZGİ | KELEBEK ÖMRÜ KADAR AŞK
Bittiğini sandığımız anda başlar bazen hayat. Yorgunluklarımız bizi olgunlaştıran yegâne hediyedir. Her acının bir kazanç olduğunu bilerek yaşamak gerekir. Son bazen son değildir.

 Alev geçmişi, bu günü ve geleceği arasına sıkışıp kalmış bir kadındı.İlk defa tanıdığı duyguları yaşarken fazlasıyla şaşkındı ve vermesi gereken kararlar, kendinden önce düşünmesi gereken insanlar vardı. Ancak hayat onu öyle bir noktaya getirecekti ki, onunla birlikte herkesin hayatı da yeni’den şekillenecek, hepsinin geleceği birbirine karışacaktı.



Edebiyat ile tanışmanız nereye dayanıyor? Hangi yıllara? Hangi kitaplara?

İlk okuduğum kitap, Küçük Lord idi. Beni çok etkilemişti. Yazmaya nasıl başladığımı sürekli soruyorlar. Aslında bu sorunun cevabı yok. Sanırım yazmak insanın ruhunda oluyor. Zaman ve süreç sadece bunu açığa çıkartıyor.

Yazmaktan mı daha keyif alıyorsunuz okumaktan mı?
Yazarken demek biraz az kalır diye düşünüyorum. Çünkü gün içinde yaşadığım her şeyden etkileniyorum. Fakat yazarken Keman dinlemek hoşuma gidiyor. 

Kelebek ömrü kadar aşk kitabının hazırlanış süreci nasıl oldu? Ne kadar sürdü? Neler yaptınız süreç içerisinde?

Kelebek Ömrü Kadar Aşk benim ilk kitap hazırlığım değil. Şuan bekleyen eserlerin var. Daha öncesinde hazırlanmış. Fakat Kelebek Ömrü Kadar Aşk’a çok inandım. Aşka bambaşka bir bakış açısı getiriyor. Aslında günümüz ilişkilerinin bir yansıması. Hazırlık süreci iki yıl sürdü. Mekanlar’ı yazarken o mekanlar da vakit geçirdim. Yaşayan bir kitap oldu. Üstelik yaşanmış bir hikayeden uyarlama olduğu içinde bambaşka bir etki bırakıyor. 

İlk kitabınız büyük bir ilgi gördü. Size yeterli geliyor mu? Daha fazla okura ulaşmak istiyor musunuz?

Beni en mutlu eden yönü birçok okuyucu ile tanışmak oldu. Elbette her yazar Kitapları okunsun ister. Mutlu olmamak mümkün mü?



Mekân kavramı yazarken sizin için ne kadar önemli? Özel ortamlar arıyor musunuz yoksa “Nerede olsa yazarım” mı önemlidir? 
Genelde çalışma odamda yazıyorum ve mutlaka müzik dinliyorum. Fakat bazen dışarıda her hangi bir mekanda yazdığım da oluyor. Mesela kitabın geçtiği yerde yazıyorum o atmosferi yaşamak adına

Aklınızdaki imgeleri tamamıyla yazılara dökebildiğinize inanıyor musunuz? Hayal ettiğinizin hepsi sözcüklerle buluşabiliyor mu?

Aslında hiçbir zaman kendimi yeterli bulmuyorum.  En büyük eleştirileri kendime ben yapıyorum. Her şeyi tam yapabilmeyi çok istiyorum ama olmadığını düşünüyorum. Aslında bu kararı verecek kişi de ben değilim. Burada okuyucunun cevabı önemli 

Okuduğunuz kitaplar genellikle hangi türdür ve neden bu türü tercih edersiniz?

Aslında tür seçmek yerine yazar tercih ederim. Fakat neredeyse hiç bilim kurgu okumuyorum. Belki de benimde eksikliğim budur.

Düşüncelerinizi, hislerinizi ya da hayallerinizi, hayalinizde kurguladığınız şeyleri bir başkasının okuması size nasıl hissettiriyor?

Bir yazarın en büyük hazzı bu sanırım. 

Başucu kitabınız var mı? 

Serenad, Masumiyet müzesi ve Elif Şafak Aşk kitabı 


Röportaj: Zeynep EŞİN