Yazi-Yorum Nokta Net

Kültür Teşhiri, Kavram Vitrini

Bir Sevdadır Tulum

| Yazan : SkayiU | Tarih : 29 Ağustos 2008 - 16:31 |

Tulum

Bir sevdadır Tulum. İnsanın kanına işler. Ruhun özüdür.

Bir sevdadır Tulum. Dillerde destan, yollarda gözyaşı, dağlarda su sesidir.

Bir sevdadır Tulum. Anlatmakla bitmez hayatımızdaki önemi. Yaşamadan bilemezsin anlatmak istediklerini.


SkayiU tarafından yazılan bu yazıya 3 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Senden Vazgeçmeyeceğim

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 28 Ağustos 2008 - 14:17 |

vazgecmeyecegim

Misafir Yazar : Gürsoy ÇELİK

Bedenimi teslim alan hüzün , ruhumu çepeçevre saran kırık düşler ve içimde senden bana kalan cam kırıkları var… Hiç kimse dindiremez ayrılığın sessiz ama yürekten gelen isyanlarını. Bir gece yarısı odanın perdelerini araladığında köşebasında avarecesine bekleyen bir adamı göreceksin. O kisi benim. Seni unutmak o kadar zor ki , sen gitsen de kendi kalbine çekilsen de ruhunun karanlık köşelerine; benim kalbimde senin bana yasattıgın mutlulukların ayak izleri var…
Sen karanlık gecelerimi teslim alan yalnızlığa inat bütün geceyi sevdiğinin düşleriyle geçirebilir misin? Gelmeyeceğini bile bile, sanki her an hüzün denizinden kalbimin sevgi sahillerine uğrayacakmış gibi, gözlerini uykuya haram edip sabahlara kadar onu bekler misin?


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 7 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Aslanım Toki

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 27 Ağustos 2008 - 20:36 |

sarki

Misafir Yazar : Ferit YURTSEVER

Aslanım Toki; maymunum Koma ve filim Coni ile beraber yine ormandayız. Ağaç
evimi yapalı, insanlardan uzak kalmayı tercih edeli 2 yıl geçti. Bu gün 3.
yılıma girişi kutlayacağız.

Burada çok mutluyum. Maymunum Toki konuşmayı iyice ilerletti,
artık her konuda konuşuyoruz. Dün biraz siyasetten bahsettik her şey güzel
ama aramızda kalsın maymunluk içinde mi var ne? her şeyi öğrettim yürümeyi
öğretemedim, hala ağaç tepelerinde gidiyor. İnsanların maymunlardan
geldiği teorim günden güne eriyor dost kazandığıma mı sevineyim teorimin
her gün erimesini seyretmeye mi üzüleyim bilmiyorum.


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 4 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Ruhun Ruhuma Ölesiye …

| Yazan : diliminucundabeyza | Tarih : 24 Ağustos 2008 - 14:05 |
Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.

ıssızın karanlıklarında yaşamak aşkı…

…yok olmak siyahın en güzelinde

içinde meleğin saflığı…

…şeytanın acımasızlığı olan biri ile karşılaşmak

çok mu zor…

günlerce / gecelerce beklerim karanlığın belirsiz duraklarında seni….


diliminucundabeyza tarafından yazılan bu yazıya 4 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Hayat Süreci

| Yazan : KAPTAN | Tarih : 23 Ağustos 2008 - 01:48 |

Hayat Sureci

 

     Bu belki de üzerine en çok yazılan, felsefecilerin üzerine en fazla kafa yordukları soruların başında gelen bir soru. Mutlaka sizlerde bu sorunun çeşitli cevaplarına sahipsinizdir. Ben çeşitli yerlerden okuduğum çok hoşuma gidenleri yazmaya başlarsam uzun sayfalar alır. Bunun yerine içimden geldiğince doğrulatmaya ihtiyaç duymadan yazayım diye düşündüm.
En temel olarak biz bu hayata gelmeye veya gelmemeye kendimiz karar vermedik. Gitmeye, bu hayatı terk etmeye de kendimiz karar veremeyeceğiz(istisnalar hariç).

 

      Hangi dili konuşacağımız, kimden doğacağımız, ya da bizi doğuran dahi bizi doğuracağına iradesini koyamadı. Büyümeye başladık, aklımız başımıza gelene kadar zaten algılamamız tam oturmamıştı. Okullara gönderildik. Daha beşli yaşlardaydık. Oyun oynamak içimizden gelen en doğal isteklerden biriydi. Ama biz okullardaydık. Kafamızı gömdük; bilinçli ellerin plan ve programlarının alınmasını bekledikleri sonuçların bir istatistikî değeri olma yolundaki çabalarımızın içine. Sevgiye açık yüreklerimiz daha doymadan sorumluluklarla yüklendik. Alınacak notlar, geçilecek sınıflar, başarılacak ödevler.


KAPTAN tarafından yazılan bu yazıya 6 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Bir Şarkının Düşündürdükleri

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 21 Ağustos 2008 - 14:33 |

sarki

Misafir Yazar : Tuna BAŞAR

Durduk yerde bir şarkı mırıldanmaya başlıyorum.
Bilinçsiz bir şekilde…
Yavaş yavaş sesimi yükseltiyorum ve şarkının sözlerini bilinçli bir
şekilde söylemeye devam ettiğimi fark ediyorum.
Gökyüzündeki yıldızlardan bahsediyor şarkı…
Sitem dolu…
Gökyüzündeki yıldızlardan daha yalnız olmak…
Gözümün önüne bir kadın geliyor.
Kızıl saçlı, güven uyandıran bakışlara sahip bir kadın…
“Yok,” diyorum, “bu şarkıyı bu kadından değil, başka birinden duydum.”
Hafızamı zorluyorum.


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 4 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

VEFASIZ

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 16 Ağustos 2008 - 22:29 |

vefasiz

Misafir Yazar : Serkan AKGÜL


Bir gün gelecek ağlayacaksın haline
Bu ben miyim diye soracaksın kendi kendine
Zamanın senden neleri çaldığını
İşte o an anlayacaksın

Günler senin için bir ızdırap olacak
Gecelerin ise bir o kadar eziyet
Sen kendine geldiğin zaman
İşte o an iş işten geçecek


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 11 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Rüzgâr Ne Zaman Esse…

| Yazan : Misafir Yazar | Tarih : 15 Ağustos 2008 - 22:35 |

Misafir Yazar : Engin KARACA

Rüzgar Rüzgar ne zaman esse
Bir ürperti alır içimi..
Sanki yaşanmış her şey uçup gidecek
Anılar bir anda silinecek..
Korkarım…

Rüzgar ne zaman esse
Sinerim bir köşeye..
Görmeden gitsin beni diye
Saklanırım en ücra yerlere..
Ağlarım…


Misafir Yazar tarafından yazılan bu yazıya 6 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

İyi ki Doğdun EMPULA (Serkan)

| Yazan : Galeni | Tarih : 14 Ağustos 2008 - 00:01 |

 EMPULA

Hayat tesadüflerden ibarettir derler, ben tesadüflere inanmam. Olsa olsa bize tesadüf şeklinde gösterilen önceden ayarlanmış olayların sırası gelince gerçekleşmesidir. Bir de hayatın kırılma noktaları vardır. Normalde gerçekleşmesi öngörülmeyen şeylerden hasıl olan başka sonuçlar hayatımızı bambaşka yönlere çeker. Şimdi anlatacaklarım da bir kırılma noktasının sonucudur.
Sene 2002. O zamanlar da şimdiki gibi internet kafe işletiyoruz. Bizim küçük Fındıklı’mıza birkaç sene önce açılan yüksekokula o sene gelen yeni öğrenciler arasında Fatih isminde açıkgöz bir öğrenci hal, hareket ve sevimliliğiyle kısa sürede sevgimizi kazandı. Bu delikanlı gel zaman git zaman ara sıra ufak tefek işlerde bize yardım etmeye başladı. Fakat yanında gelip giden en yakın arkadaşı biri daha vardı ki, havalı konuşmaları, konuşurken yaptığı el hareketleri ve kullandığı çok düzgün İstanbul Türkçesi ile ilk görüşte gıcık kaptığım bir tip oluvermişti. Hele o upuzun saçları, artist yürüyüşü yok muydu? Amiyane tabirle ayar ediyordu beni.


Galeni tarafından yazılan bu yazıya 11 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Gönderilmemiş mektuplar

| Yazan : Galeni | Tarih : 10 Ağustos 2008 - 21:09 |

Gonderilmemis-mektuplar

Sondan bir önceki yazım olan “Rutubetli Mermiler” yazısını okumuş olanlar hatırlayacaklardır. Yazının içinde bir defter arasına hapsedilip gönderilmemiş bir mektup vardı. İşte aynı defter arasında bulunan gönderilmemiş diğer mektupları da aradan geçen zamanın affına sığınıp yayınlamak istiyorum. Bir zamanlar yaşadıklarımı ve hissettiklerimi anlatan bu satırlar en azından benim için büyük önem taşıdığından dolayı sizlerle paylaşmak istedim. Bariz imla hataları dışında cümlelerde bir değişiklik yapmadım. Hatamız ve kusurumuz olursa şimdiden affola…

“26 Mayıs 2006
Sevgili *****
Dokuz gün oldu, yani yaklaşık 216 saattir sesini duyamıyorum. Beni çok aşan bir üzüntü ve korkunç bir boşluk duygusu hissediyorum. Senden başka hiçbir şey düşünemez oldum. Düşüne düşüne sonunda bana gerçeklik hissi vermemeye başladın. Seni düşünürken etten kemikten biriymiş gibi düşünemiyorum. Hayatıma bir hayal gibi girip bir rüya gibi çıkıvermişken, seni nasıl gerçekmiş gibi düşünebilirim ki?


Galeni tarafından yazılan bu yazıya 2 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap

Sayfalar: Geri 1 2 3 4 5 6 7 8 ...12 13 14 İleri
Bu site Uğur ŞENDOĞAN Tarafından "WordPress 2.6" üzerine "Andreas04 Tema" kullanılarak kurulmuştur.