| Yazan :
Ama şehrin tam ortasında bir bankta oturup insanları izleyince bunu daha net görebilmeniz mümkündür. Alelacele değerlendirilmeye çalışılan öğlen molaları, ağız tadı bilinmeden yenilen yemekler, çocukların tiz sesleri ve onların apayrı bir dünya olduğunun farkında olmayan annelerin isyanları…bunlar bitip tükenmez. Ama fark edersiniz ki herkes bir koşuşturmaca içindedir. Her birinin yapılacak önemli işleri ve bir saniyesi dahi yitirilemeyecek kadar değerli zamanları vardır.
İnsan tüm bunları görünce kendine bir soruyor: ‘’yaşamak bunun neresinde?’’
Dünyanın en güzel iki sözcüğü olan ‘’seni seviyorum’’ mesajlarla dile getirilecek kadar ne ara önemini yitirdi? Ya da bayramlarda aile ziyaretleri ne ara herkese kopyalanıp gönderilen bir e-maile yahut kısa mesaja indirgendi? Ya da bunun böle olması kimin, kimlerin işine geldi?
Peki bana söyleyebilir misiniz, sevdiğiniz insanın size bahçeden bir çiçek derip de takdim etmesi mi yahut işyerinize şöyle görkemli bir buket göndermesi mi hoşunuza giderdi?
Biz insanlar tüm dünyayı kucaklamak isterken neden en değerlilerimizi ayaklar altına alırız bunun cevabını verin şimdi?
Gün içerisine sığdıramadığımız değerli zamanımız gece olunca televizyon veya internet âleminde geniş zamanlar bulur kendine.
Hep duyarız ‘’seneler göz açıp kapayıncaya kadar geçer’’ diye. Burada acımasız olan zamanmış gibi gelir insana. Aslında onun her saniyesini yaşayamayan insanlar kendi vakitlerinin katilidirler. Zaman kendi döngüsünde akıp gider. Geçmişin karanlığından ve geleceğin kaygılarından sıyrılıp şu anı yaşayarak kendini ödüllendirmenin vakti gelmiştir şimdi..
Her adımını soluyarak yürümeli yolları…
Her anını yaşayarak geçirmeli zamanı…
Ve insan o zaman anımsıyor Necatigil’ in dizelerini:
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen isler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkin dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
Geleceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve Yalnız.
Vermeye az buldunuz .Yahut vakit olmadı.