Yazı-Yorum

SARDUNYA | EBRU AKKAN
27 Mayıs 2018

SARDUNYA | EBRU AKKAN
Çiçeğe dikkatlice yaklaştı. Koklamaya başladı. Çoktan kurumaya yüz tutmuş, solgun yaprakları tek tek dikkatlice kopardı. Kopardıklarını yere atmasını beklemişti kadın izlerken. Atmadı. Köklerinin ilerisindeki toprağı eşeleyip gömdü. Üzerini kapattı. ‘Çok iyi gübre olacaklar toprağa karışınca,’ dedi. Hiç böyle düşünmemişti. Kadın en fazla çöpe atmak isterdim, diye geçirdi aklından. İzlemeyi sürdürdü. Adam üşenmeden, boyundan beklenmeyecek bir incelikle yaprakların tozunu almaya başladı. Eliyle siliyordu. Saksının yanı başındaki yağmur birikintisinde ellerini yıkayıp temiz ellerle devam ediyordu. Onlarca yaprak, dedi kadın içinden. Hangi birini sileceksin ki? Hem neden bunca zahmet? 
-Ben bu saksıyı eve getirdiğimde köklerin yarısı dışarıdaydı. 
-Sonra ne yaptın?
-Sadece yeni bir saksı ve toprak alıp yer değiştirdim.
-Sonra?
-Düzenli olarak sulamaya dikkat ettim. 
-Sonra?
-O kadar. 
-Yani?
-Bekledim.
-Neyi bekledin?
-Canlanmasını. Ölmemesini.
-Sadece bekledin mi?
-Evet. Birazcık ta umdum tabi.
Kadın ‘Nasıl oldu da kökleri yarı dışına çıkacak kadar örselendi diye düşündüm tabi,’ demek istedi. ‘Birisi mi yaptı yoksa kendini mi attı,’ diye. Demedi. Adamı izlemeye devam etti.
-Keşke yıkasaydın bulup getirdiğinde.
-Neyi yıkasaydım? Çiçek yıkanır mı?
-Yıkanmaz mı? Peki, yağmur ne yapıyor sence.
Gülümsedi adam belli belirsiz. ‘Öyle ya, aptal mıyım biraz ne?’ diye düşündü Kadın.
-Bak, dedi Adam.
Kadın pembe çiçeklerin aslında kırmızı olduğunu o an hayretle gördü. Haftalardır penceresinin önünü süslüyorlardı. Baktı. Yüzü aydınlandı.
-Toz muymuş?
-Elbette. Hiç dokunmamışsın ki. Belki de hiç kimse dokunmadı. Senden öncesinde de. Bak gör nasıl çiçek dökecek yarın.
Kadın sustu. Başını kaldırıp adama baktı. 
-Ne kadar uzunsun!
-Yeni mi fark ettin?
Güldü kadın. Önceki geceyi anımsadı. Yan yana kadının evine yürürlerken dikkatini çekmişti aslında. Birbirlerine bakıp gülümsedikleri birkaç saniyelik sahne belirdi gözlerinin önünde. Gözlerinin yeşil olduğunu da o an fark etmişti. Alkolün yarı kapattığı gözler şimdi kocaman ve ışıl ışıldı. Pencereye yaklaştı. Çiçeğe daha da yakından baktı. Adamın dökülen birkaç saç telini aldı. 
-Bak ne düşürmüşsün, dedi gülerek. Elindekileri adama uzattı.
Adam başını geriye eğip eliyle neredeyse beline değen uzun dalgalı saçlarını toparladı. Yeni birkaç saç teliyle birlikte yere attı. Kadını kucakladı.
-Yatakta bunlardan çok vardır. Bakalım mı, dedi.
Kadın koridorda ilerlerken pencerenin önündeki çiçeğe göz attı. Yeni tomurcuklar mı vardı? Son8 Mart’ta açtığı pankartı hatırladı. ‘Kadın kadındır, çiçek babandır.’ Gülümsedi. Birikmiş işlerini, akşam tek başına hangi mekânda rahatça yazıp- çizip –içebileceğini düşünmeye başladı.

REKLAM KOKAN HAREKETLER 1- KADIN KADINDIR, ÇİÇEK BABANDIR