Minicik Eller…
Â
    Bir bebek kadar masum olmayı isterdim, şu kocaman kirli dünyaya minik, tertemiz gözlerle bakmayı isterdim.
Ama zor, çok zor hemde, minicik ellerim olsun isterdim kocaman ellerin içinde kalan minicik masum eller.
Minicik ayaklarım olsun isterdim, minik adımlar atacagım. Gittiğim yolda düşünmeye daha çok fırsatım olurdu, belki de daha az hata yapardım.
Gözlerim de minicik olsun isterdim, dar bir alanı görmek isterdim ama minicik ayrıntılara inemeden masumca.
Bir arkadasım olduÄŸunda yarım yamalak bir dille, sevinç dolu gözlerle ve heyecanla atan minicik bir kalple koÅŸup anneme kısacık bir anı saatlerce anlatmak isterdim…
    Parkta tanıştığım beraber kaydığım ufak kızı benimle oyuncaklarını paylaştı diye dost ilan edip, minicik kalbime büyük bir sevgiyle yerleştirmek isterdim.
Tek can yanmasının düşüp dizimin ya da kolumun kanaması olmasını isterdim. Ağlayıp ağlayıp annemin kollarında bulmak isterdim teselliyi ve acının o an dinmesini isterdim yine.
Ama dedim ya zor…
    Derler ya insan büyüyünce dertlerde büyüyormuş,
    Hiç inanmazdım ama meğer gerçekmiş.
    Ve şimdi tek diyebildiğim,
    KeÅŸke…
Bu yazı bu gün 0 defa Toplamda ise 326 defa okunmuştur.



Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan Galeni | 9 Nisan 2008
Sevgili BalÅŸekerii…
Öncelikle zorunlu ayrılık bitipte geri döndüğün için çok sevindiÄŸimi söylemek isterim. HoÅŸgeldin tekrar…
Yazında en çok “Tek can yanmasının düşüp dizimin ya da kolumun kanaması olmasını isterdim.” kelimesine takılıp kaldım. Küçükken bir yerimiz kanayınca önce biraz korku ve acı hisseder, ama sonrasında gösterilen ihtimam, ÅŸevkat ve en mızmızından anneye yapılan naz acıyı unuttur, oyunumuza yani hayatımıza kaldığımız yerden hiç bir ÅŸey olmamış gibi devam ederdik.
Büyüdükçe herÅŸey nasıl da deÄŸiÅŸiyor? Zamanında en ufak acıda anneye koÅŸarken büyüdükçe okulda veya sokakta yapılan kavgalardan kalma yara bere izlerini saklamak için en çokta anneden kaçar olduk. Sonra biraz daha büyüdük, kimlik bunalımları ve ilk gençlik heyecanı beraberinde aÅŸk yaralarını getirmeye baÅŸladı, iz bırakan yaraları. Kimseye anlatamıyorduk, hayata kaldığımız yerden yine devam ediyor ama o izi de bir yerimizde taşıyorduk. İşte ilk “keÅŸke hep çocuk kalsaydım” deyiÅŸim o zaman oldu, o günden bu güne baÅŸka baÅŸka sebeplerle de olsa kullanıyorum o kelimeyi
“KeÅŸke hep çocuk kalsaydım”
Yorum yapan KAPTAN | 9 Nisan 2008
Küçük bir çocukken, acımadıki ki demek ne kolaymış. Düşüp de kanayan dizine aldırmadan, ayağa kalkıp; yine, yeniden oyuna katılmak…Acıya rağmen oyuna devam edip tadını çıkarmak. Dünya umurunda olmamak. Ya da havanın olanca soğuğuna rağmen, yağan yağmura rağmen, arada seslenen ebeveynlerimize rağmen, oyunu terk etmeden, mola vermeden oynayabilmek küçükken…
Şimdi büyüdük, düşersek, önce yarayı temizlemekle uğraşıyoruz. Biz temizlemekle meşgulken, hayat denen oyun devam ediyor. Yağmurun dinmesini beklerken, sağdan soldan karışan başka seslere cevap vermekteyken, oyun yine devam ediyor. Sonra bir bakıyoruz ki, çok vakit kaybetmişiz. Oyun bitmek üzere…
İçimizde bir burukluk, bir yoksunluk. Ama benim yaram vardı tesellilerinde buluyoruz kendimizi. Oysa temizledik sandığımız yara kanamaya devam ediyor belki. Daha fazla acıyor dizimiz ama yaranın acısı, oyunu(hayatı) kaçırmış olmanın acısından daha hafif kalıyor sanki. İşte o an büyüdüğümüze, büyümüş, bilmiş halimize kızıyoruz. Çocukluğumuza duyduğumuz özlem, bu yüzden duyuluyor belki. Acıya aldırmadan, soğuğa ve yağmura, bize seslenen ebeveynlerimize aldırmadan devam ettiğimiz , tadını çıkardığımız oyunu özlüyoruz belki. Şimdi büyüdük, yarayı temizlemekle uğraşıyoruz ve biz bununla uğraşırken, oyun sona yaklaşıyor, tadını çıkaramadan, keyfini yaşayamadan…
Yorum yapan gulusadberk | 9 Nisan 2008
Merhabalar balşekerii.Harika bir yazı olmuş.Zaman zaman her kişi ah keşke (bir bebek kadar masum olmayı isterdim)demeli.Hiç içinizde çocukları olan varmı?
benim var bir çok tane.ve artık ah keşke bende bir bebek kadar masum olabilsem diyorum fakat bu söyleyiş daha farklı anlamda oluyor benim için.Artık onun küçücük elleri oluveriyorsun,masum bakan gözleri oluyorsun,sokakta oynarken dizleri kanayıpta geldiğinde onun acıyan dizinden çok senin yüreğin acıyor zaten.Acını bastırıp onu bağrına basıyorsun ve onun acılarını kendine çekiyorsun ve sonra bak iyi oldu diyip o gül yanağına bir öpücük konduruyor ve oyununa devam etmesini sağlıyorsun.İnanın bu duyguları yaşadıktan sonra işte o keşkeler fazla bir şey ifade etmiyor.
Sizlerin arasında kendimi çok yaşlı hissettim birden.)))))))))
her şey gönlünüzce olsun.yüreğinize sağlık:)
Yorum yapan balsekerii | 9 Nisan 2008
sevgili gulusadberk öncelikle yazıma yaptığın olumlu yorumun için teÅŸekkür ederim…bende senın yorumunda yazdıklarına hayran kaldım ve yüzümde kocaman bir gülümsemeyle beraber kalbimde de kocaman mutluluk oluÅŸturdu…umarım yazdıklarını birgün bende hissederim… :):)
Yorum yapan diliminucundabeyza | 10 Nisan 2008
bir bebek gibi masumduk hepimiz bir zamanlar….kirlenmeyi istedik yaÅŸadıkça…..kirlendik kirletilidik acımasızca…..
geri dönüş yok artık geçmiÅŸ zamana…..kirlenmiÅŸliÄŸimizden arınmalıyız……
ruhumuzu bir bebek masumluÄŸu ile açmalıyız belki……kimbilir………
Yorum yapan aysema | 10 Nisan 2008
Sevgili BalÅŸekeri
” YaÅŸ ne olursa olsun, baÅŸ çocuktur, okÅŸanmak ister.” diye bir sözü aklıma getirdi, yazın. Yazın da seçtiÄŸin resim de güzel, fakat senin biraz karamsar olduÄŸunu düşünüyorum. Gerçi günlüklerime baktığımda senden çok daha karamsar olduÄŸumu görüyorum ve o halime ÅŸimdi gülüyorum. Hepimizin sıkıntıları var,acılar, hayal kırıklıkları yaşıyoruz. Hele yaÅŸamımıza yön vermeye çalıştığımız gençlik yıllarımızda… İşini seçecek,eÅŸini seçecek ve bunları doÄŸru yerde, doÄŸru kiÅŸiyle yapacak ! İnsanların bir kısmının giderek güvenilmez olduÄŸu bir ortamda… Güç gerçekten de. Yanlış kiÅŸilerle karşılaÅŸma olasılığı da var. Belki de acı deneyimlerimiz oldu. Ancak yaÅŸam her ÅŸeye karşın güzel deÄŸil mi ? Hala duygularını yazan insanlarımız varsa ben geleceÄŸe daha umutla bakabiliyorum. Geçen geçmiÅŸtir, gelecek henüz gelmemiÅŸtir. Elimizde ne var ? Bugün… Bugünler de dün olmadan güzelliklerini görmeye çalışmak, yeni baÅŸlangıçlar yapmayı denemek bir anlamda geleceÄŸe de yatırım olmaz mı ?
Eline, yüreğine sağlık.
Yorum yapan papakudi | 10 Nisan 2008
Merhaba Balşekerii minicik eller isimli yazınızı çok beğendim, yüreğinize sağlık, benimde her zaman istediğim tek şey yeniden çocuk olabilmek, ne kadarda masum olurlar değil mi? Ayrıca bu siteye bayıldım, boş zamanlarımda takıldığım tek yer burası oldu diyebilirim, ayrıca galeniye selamlar, yeni yazılarınızı okumak için sabırsızlanıyorum.
Yorum yapan Galeni | 10 Nisan 2008
Selamını aldım, benden de sana selam ve sevgiler…
siteyi beÄŸenmene çok sevindik, seni her zaman görmek bize mutluluk verecektir inan…
Yorum yapan EMPULA | 10 Nisan 2008
Yazını çok beğendim sevgili balsekerii.
Yeniden çocuk olmayı hiç istemedim. En baÅŸtan baÅŸlayarak, geçilen engebeli yollarda tekrar yolumu kaybetmeyi göze alamama, korkusu bendeki…
Yorum yapan NoDry | 11 Nisan 2008
Küçükken düşmekte güzeldi ağlamakta..
Keşkelerle geçiyor ömür ..Her geçen yıl bir öncesini aratır oldu ..Peki burdan çıkan ders ne ?
Bence anımızı en iyi ÅŸekilde deÄŸerlendirmek , en iyi ÅŸekilde yaÅŸamaktır..Yaşımıza ve o anki halimize uygun ne varsa yaÅŸanılacak bunları yapmalıyız.Böylelikle bir nebze olsun ”keÅŸke”ler azalır ve geçmiÅŸe sadece tatlı bir tebessümle bakarız..
Eline sağlık ..