Hayatın "Tırnak içi" Bölümü
Hayatın en güzel yerlerinden birinde sen varsan eğer, o yerini hep koru asla olduğun değeri yitirme. O değere gelmek kolay değildir.
Bazen insanlar yanılır tanıdığını sanır ve hayatının engüzel yerine yanılgılarını yerleştirirler. Onunla sabah olur, onunla güneş yerini ayla yıldızlara teslim eder. Aldığın solukta o olur artık. Hatta vermek bile istemezsin o soluğu. Her adımın sanki ona varmaya gider.
En olumsuzluklarda bile sakinleÅŸmendeki tek gerekçe “onun aklına girmesi” olur. Aklına girmesi nedemek? aklından çıkmışmıdır ki o? hayır hep aklında yer alır.
Onunla geleceÄŸe dair düşüncelerin birden bahar gelmişçesine çiçek açar, hiç solmayacak çiçeklerdir sanki onlar. Hiç kötüyü düşünmeden geleceÄŸinizdeki çiçek bahçesine yeni yeni çiçekler ekersiniz…
Aslında düşünürsünüz ama hep iyiyi. Çelişkide vardır bu durumda. Dualarınızda onunla beraber bir yaşam için yalvarırsınız ve bu yalvarmanın sonunda da hayırlısı olur inşallah diyerek çelişki oluşturursunuz ama bu çelişkiye hiç takılmazsınız bile. Çünkü o vardır ve hayatınızın en güzel yerinde yer almaktadır.
Sevdiklerinizle paylaşırsınız mutluluğunuzu, hayatta her şeye daha bir mutlu bakarsınız. Hele onun sesini duyduğunuzda adeta büyülenmişsinizdir. Sadece onu duyarsınız. O an en şiddetli gürültülerin koptuğu yerde bile onun sesinin büyüsündesinizdir artık.
Ya onu gördüğünüz andaki duygulara ne demeli? Hiç gitmesini istemezsiniz, gözlerinin yeşilindeki yansıması hep orda kalsın, hep göreyim istersiniz, ama her şeyin bitişi olduğu gibi onunda vardır. Sabırsızlıkla tekrar görebileceğin günü beklersiniz ve o gün gelince yine aynı duygulara bürünürsünüz. Giderek bu durum rutinleşir.
Onun için elinizde olsa dünyayı ufaltır avuçlarınızın içinde ona sunarsınız. Elinizden gelen her şeyi de yaparsınız hem de gözünüzü bile kırpmadan. Zaten öyle olmalıdır da, çünkü o geleceğinizin çiçek bahçesini size sunmuştur, hayatınızın en güzel yerindedir.
Onunla geçen zamanlarda hiç ihtimal vermediğiniz kötü başınıza geldiğinde bu kadar güzelliklerin birden son bulmasında haliniz perişandır öncelikle. Sonra yerini anlamsız bir öfkeye bırakır, neden mi anlamsız bir öfke diyorum? Dualarınızda siz değil miydiniz hayırlısı olsun diyen? Neden şimdi öfke bürümüştür içinizi? Bu sizin elinizde olan bir şey değildir. Önemli olan bu öfkenizi ona yansıtmamanız ve içinizde eritip yok etmenizdir. Nasıl mı? Her zaman daha kötüsünün olabilme ihtimalini göz önünde bulundurup şükür ederek. Bu sizi daha olgun ve mantıklı bir insan yapacaktır ve mutsuzluğunuzu bastıracaktır.
Hayattaki her şey insanlar içindir. Gerek mutluluklar, gerek hüzünler. Önemli olan bunun bilincinde olup her şeye rağmen güçlü ve dimdik durabilmektir.
Onunla veya onsuz…
Bu yazı bu gün 0 defa Toplamda ise 339 defa okunmuştur.



Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan EMPULA | 3 Mart 2008
Hayatta herzaman dik durmak erdemliktir. Bunu “yanlış” olarak yorumlamak yanlış bana sorarsan. Güçlü olmakta gerekli zorluklara göğüs gerebilmek adına. Bu demek deÄŸildir ki ÅŸiddet ve öfkeyi ön planda tutarak güç göstermek. Sevgiyle olumsuzlukların üzerine yürümektir güç. Öfke zayıf ve güçsüz insanların saklandığı karanlıktır bana kalırsa. İnsanlar zor durumdayken şükrettiklerinde dir makbul olan. Zor anında şükredendir; aslında herÅŸeye raÄŸmen ALLAH’ın verdiklerine razı gelen. Şükretmek hernefeste gerektir, o nefesi aldığın için…
Yorum yapan SkayiU | 8 Mart 2008
Benim için “Hayat`ın Tırnakiçi Kısmı” herkes ve herÅŸeyden soyutlandığım anda baÅŸlıyor.Belki önerilecek bir durum olmayabilir bu fakat sebep-sonuç ikileminin çözümleyebildiÄŸim anları, bu kendimi soyutladığım zamanlara tekavül(bkz.1) etmektedir.
Bu zamanları avantaja çevirdiğimiz an hayatın da formülünü çözmüş olabileceğimizi düşünüyorum.
[bkz.1(Tekavül=Denk]]
Yorum yapan KAPTAN | 28 Mart 2008
Git… Yüzüme öyle bakma git. Hiç durma, bir gidenin bir daha dönemeyeceÄŸi kapı orada git. Hiç birÅŸey açıklamak zorunda degilsin…Giderken söyleyecek söz bulamaz insanlar. Sen bahanelerinin arkasına sığınanlardan olma, git…
Her aşk biter sende git. Hem zaten biteceği baştan belli bir aşktı bizimkisi.. Sen gitmesen belki birgün ben gidecektim. Herkes kendi tercihini yaşar ve sen tercihini yaptın. Rahat ol, git. Aklın kalmasın burada. Dramatik vedaların kahramanı olmayalım, git…
İstersen dost olabiliriz, haberleÅŸebiliriz biribirimizle.. Mutlu olmanı isterdim. Sen mutluluÄŸu hakeden bir insansın. Elbette bende mutlu olacağım, merak etme git. Hayatımıza baÅŸkaları girecek ve biz belki de yaÅŸadıklarımızı bir süre sonra hatırlamayacağız bile, git. Hangi yara kabuk baÄŸlamamışki bugüne kadar? Hangi ateÅŸ sönmemiÅŸ ki? Yapman gerekeni yap, git…
Haydi zaman geçiyor artık, git. Hem neden suratın aşık?? Sevinmelisin gittiÄŸine. Aslında sana teÅŸekkür etmeliyim.! Beni bu aÅŸkın yükünü taşımaktan kurtardığın için. Rahatladım biliyor musun? Bende kalan birkaç parça eÅŸyanı da gönderirim ardından. Fırsat buldukca ararım seni, git…
Sevgili EMPULA,senin gibi bir değeri kaybettiği için giden düşünsün.Yeni yazılarını bekliyoruz.
Yorum yapan EMPULA | 30 Mart 2008
Sevgili kaptan.
Yorumuna diyecek güzel sözcük olsaydı eÄŸer lugatımda, buraya yazarken mutluluk dolardı içim. Gök yüzünün mavisi, yer yüzündeki çimenlerin yeÅŸili kadar olaÄŸan üstü buldum diyebiliyorum ancak. Beni kaybettiÄŸini düşünecek olsaydı giden, gitmezdi sanıyorum. Kim kaybetti yada birileri kaybettimi birÅŸeyleri bilemiyorum ama. Beni tanıyanların bildiÄŸini biliyorum…