Güvenmeye İnanmak
Get the Flash Player to see the wordTube Media Player.
    Yârim Haziran kitabında ‘’sadakatin gürültüsü ihanetin sükûtu ile el ele yüzüyor’’ diyor Can Dündar.
    İlişkiler hep bir güven üzerinedir. güvenemezsek çok kez sevemeyiz de. Açamayız yüreğimizi engin denizlere. Hep bir boğulmak korkusu vardır içimizde. Ama ne yazık ki güvenmeden de sever insan. Yürek koyuverir kendini. Çünkü gönül bilir ancak güvense de bir gün elbet yanılabileceği ihtimalini. Sevgiliye kavuşmak ardından ‘’ya bir gün biterse’’ korkusunu beraberinde getirir. ‘’sana güveniyorum’’ diye haykırırken ihanetin sesini bastırırız içimizde.
    Arkadaşlıklar , dostluklar , sevgiler hep bir güven üzerinedir. İçimizdeki bizi anlatırken bir yanımız hep güvenmek ister yüreğini açtığı yüreğe. Ama ne yazık ki bu güven inanmaktan bir adım öte gidemez.
    Hep inanmak isteriz bir gün sırt çevrilmeyeceğine,bir son olmadığına;inanmak isteriz hayallerin gerçekleşme ihtimaline. İnanmak isteriz umutlarımıza. Hani ‘’inanmak başarmanın yarısıdır’’ ya biz buna da inanmak isteriz. Bir gün başarma ihtimalimize. Her daim inançlarımız olmuştur bizi biz yapan. Kolay kolay kazanılmayan güvenlerimizden daha öndedir inançlarımız. Ama hiçbir zaman güvene inanmayız. Ve bu yüzden güvenemeyiz ; kimseye açamayız yüreğimizi. İnsanı kendinden başkasının daha iyi bilememesi bundandır. Ve bundandır sadakatle ihanetin el ele yüzüşü aynı ırmakta. Güvenemediklerimize maske takıp da ihanet edişimizdendir. Kendimize bir sahne seçip oynayışımızdandır ihanetimiz. Ağızlarda ‘’güven ‘’ sözcüğü sakız edilir;ve biz her daim kınadığımız ihaneti yaşatırız karşımızdakine. Ve bu yüzdendir günün birinde sevgilerin dostlukların bitişi. Ağaç dallarıyla güzelse de onu ayakta tutan gövdesi olmuştur ve sen tıpkı bir çınar gibi yapayalnız kalırsın ihanetin sükûtuyla. Sessiz ve yalnız..
Â
Empula’nın Saye’si
Â
Â
Â
Â
Â
Bu yazı bu gün 0 defa Toplamda ise 232 defa okunmuştur.




Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan KAPTAN | 25 Mayıs 2008
Korku yalnızca bizim değil, herkesin baş belası. Din, dil ırk, eğitim farkı gözetmiyor. Bugün yaşadıklarımız, nüksetmiş ve mutasyona uğramış yeni bir hastalık. Adı: Güvensizlik
Korkuyoruz… Her ÅŸeyden ve herkesten korkuyoruz.
Korkuyoruz… Kendimizden bile korkuyoruz.
Aslında korkmaktan bile korkar olduk ya…
Kapıyı ansızın çalandan korkuyoruz. Yolda yürürken korkuyoruz. Postadan antrakslı mektup çıkmasından korkmasak da henüz, bilmediÄŸimiz paketleri açmaya korkuyoruz. Terk edilmekten korkuyoruz. Yalnız kalmaktan korkuyoruz. Sevilmemekten korkuyoruz… Paramızın ansızın pul olmasından korkuyoruz, servetimizin kül olup uçmasından korkuyoruz. Yakınlarımıza bir ÅŸey olmasından korkuyoruz. SavaÅŸtan korkuyoruz. Trafik kazalarından korkuyoruz. Terörden korkuyoruz, teröristten korkuyoruz. Yanlış anlaşılmaktan korkuyoruz… Fikirlerden korkuyoruz. İşsiz kalmaktan korkuyoruz. Parasız kalmaktan korkuyoruz. Güvencesiz olmaktan korkuyoruz. Hasta olmaktan korkuyoruz. Çaresizlikten korkuyoruz. Aç kalmaktan korkuyoruz. Biz korkuyoruz. Her ÅŸeyden ve herkesten korkuyoruz.
Korkuyoruz çünkü güvensizlik yaşıyoruz.
Yorum yapan SaYE | 25 Mayıs 2008
GüvensizliÄŸin nedeni ne insanlardan ne de hayattan korkmak…
Hayat acıları ile sevinçleri ile yaşamaya değer.Güvensizliğimin nedeni yanılmaktan korkmak..
Yazımı farklı bir açıdan ele alıp güzel bir yorum kattığın için,
Teşekkürler Kaptan.
Yorum yapan Aysema | 26 Mayıs 2008
Güvenmekten başka çaremiz de yok sanırım. Evet ,güvendiğimiz dağlara kar yağması olasılığı var her zaman, ama hata yapmamak için , hiçbir şey yapmamak da doğru değil. Hatalarımızdan ders alarak güvenilir kişileri bulmalıyız. Ve hepsinden önemlisi bizler de güvenilir kişi olmak için çabalamalıyız.
Güzel ve düşündürücü bir yazı olmuÅŸ. Eline saÄŸlık…
Müzik de çok yakışmış.
Yorum yapan balsekerii | 26 Mayıs 2008
harika bir yazı olmuş saye!bende burda aysemanın yaptığı yoruma aynen katılıyorum.GÜVENMEK ZORUNDAYIZ!!!
Yorum yapan EMPULA | 28 Mayıs 2008
Hayatta tabiki güvenip umutlarını, sevgilerini, güvenlerini yitirenler var. Ama güvenip mutlu olan ve bir ömrü paylaÅŸarak, hala güvenlerini koruyanlarında olduÄŸu bir gerçek…
Yorum yapan AZADNAZ | 19 Eylül 2008
Güven, inancın kardeşidir.Eğer inanıyorsak güvenebiliriz.
En kötüsü de kıymetli bildiklerimiz tarafından görülmüyorsa bu güven, inancınız çiğnenmiş demektir.
Güven çok zor bir duvar aşılması gereken, ama herÅŸeye raÄŸmen ‘güvenmek zorundayız’ diyoruz.
Aslında bence başkalarına karşı duyduğumuz güveni kendimize olan inancımızla oluşturuyoruz.Ben bunu bilir bunu söylerim.
Emeğinize sağlık.