Farkına Varmalıyız

Farkına varamayız bazen, aslında ne de kısıtlıdır zamanımız!
Şu kelimeleri okurken bile 3–5 saniyemizi yitiririz isteyerek veya istemeden.
Şimdi istemenizi temenni ederek, aslında farkında olduğumuz bir gerçekle karşılaştırmak istiyorum hepimizi.
      Kimimize göre tatlıdır hayatta ki her şey, kimimize göre namlunun ucuna götürecek kadar acı.
Savaşmak, direnmek gerek zorluklara. Aslında o kadar çok zorlukla karşı karşıyayız ki! Farkındamısınız?
     Hz. Âdem ve Hz. Havva dünyaya gönderildiğinde yaşamak için var olmuş ve ibadet için gönderilmişlerdi. Bizde yaşamak için varız. Belki sırf kendi çıkarlarımız için belki de sevilen veya cazip bir yönü oldugu için hayatın. Ama önemli ve büyük bir fark var aramızda.
Onlar yaşayış tarzını ibadete ve doğa yasalarına göre belirlediler. Halbu ki başlangıcımız değil mi? Onlar.
Her işindeki hırs ve haz a duyulan açlık. Sırf kendi mutluluğumuz için ne gibi sorunlara sebep oluyoruz hiç düşündük mü?
     En kısası ve açığı,
    Hiç ama hiç umurumuzda olmayan bir kâğıt peçete bile içinde bulunduğumuz evrene zarar vermekte. Ey insanoğlu artık uyan. Çok değil bir 40 yıl sonra torunlarına değil, çocuklarına bırakacak bir dünya olmayacak.
SU YOKLUĞUNDAN SÖZ EDİYORUZ! SÖYLERMİSİNİZ HANGİMİZ MUSLUĞUMUZU DİKKATLİCE KULLANIYORUZ!
     İçinde bulunduğumuz tabiata öylesine zarar veriyoruz ki, artık ne dünya ne de evren yükümüzü kaldıramaz oldu.
Â
Bu yazı bugün (1) defa, toplamda ise (102) defa Okunmustur.
| Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Okudu!.. |
Bu Yazıyı Paylaş


Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan SkayiU | 15 Mayıs 2008
Farkına varmalıyız evet. Farkında olmayanlar varmalıdırlar bu sonuca.
Günümüzün en büyük sorunu farkında olupta gözardı edenlerdir. Kendi yaşantıları için kitleri peşlerinden sürüklerler. Ki sonuçları günümüze yansımaktadır.
Biz insanlar birbirimizle savaşmaktan, etrafımızdaki bize yaşama olanağı sağlayan varlıkları hatırlamaz olduk. Bu bizim suçumuz mu? Bence değil. Çünkü durumun farkında olupta kendi rahatları için bizi bu duruma getiren asıl ruhu doymayan insanlar var.
Artık nedensizce yaşıyoruz. Sebebi gayet açık aslında. Karnımızı doyurmak, açıkta kalmamak ve en büyük örneği hayatta kalabilmek için gücümüzü harcuyoruz. Biz buna çaba gösterirken bizim sırtımızdan doyan insanlar, neden bildiklerini bize açıkça ifade etsinlerki?
En kolay örneklerinden biri; Doğa özgürlüğün ta kendisiyken, özgürlüğü savunan insanlar, bu durumu kitap haline getirmiş bize yaptırım yoluyla uygulatıyorlar. Özgürlük belirli kalıplara sığmayacak, kitaplaştırılamayacak kadar ağı ve büyük bir kavramdır. Ama bu demek değildir ki özgür olan her varlık bir diğerinden üstündür. Kargaşanın olmamasının amçlarından biridir. Ki varlıklar aynı özgürlük çembernin içerisinde eşit şartlarda vardırlar.
Belki konu amacından saptı diye düşünebilirsiniz. Hayır, hepsi birbiriyle ilişkili. Bize yaptırımı uygulayanlar farkında olanlar, bilerek yok edenlerdirler. Biz de yaptırımların uymak zorunda olan talihsiz kişileriyiz.
Birilerinin rahatı üst düzeyde olacakken kime neyi farkettirsinler ki ?
Eline yüreğine sağlık KAPTAN
Yorum yapan SaYE | 15 Mayıs 2008
insanoğlu neden acizdir diye sordum bir an kendime..neden.bu yazı da zihnimdeki düşünceyi netleştirmeye yardımcı oldu.insan farkına varıp da hiçbir şey yapamadığını öne sürdüğünden acizdir.
Yorum yapan Galeni | 15 Mayıs 2008
“Son ırmak kuruduÄŸunda, son aÄŸaç yok olduÄŸunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birÅŸey olduÄŸunu anlayacak.”
Yukarıdaki söz bir kızılderili atasözüdür. Dünyanın halen “vahÅŸi” çaÄŸlarını yaÅŸadığı, teknolojinin bilinmediÄŸi o eski devirlerde bunu söylemiÅŸ kızılderili. Bir de Dünyanın ÅŸimdiki halini görmüş olsa eminim tası tarağı toplar “ulu manitu”nun çayırlarında at koÅŸturmaya giderdi.
Sevgili KAPTAN çok önemli bir konuya parmak basmış her zamankı gibi, biz bireysel olarak yapabileceÄŸimiz ÅŸeylerden geri kalmayalım ama öyle reklamlardaki gibi “çevreye duyarlı kredi kartı” alarak buzul üzerinde kalmış kutup ayılarını kurtaramayız maalesef. Bu konuda duyarsız kalan devletlerin harekete geçmesi lazım, geri dönülmez yerlere doÄŸru hızla ilerliyor dünyamız. Zaten son bir haftada meydana gelen doÄŸal afetler bize bir ÅŸeyler anlatıyor.
Kyoto protokolünü imzalamayan (ülkemiz dahil) devletlerin bu aymazlığa bir an önce son verip gerekli tedbirleri alması lazım…
Yorum yapan diliminucundabeyza | 16 Mayıs 2008
farkına varmalıyız…..dünyanın bizim için yaratıldığını….
kaptan sevgiler…..
Yorum yapan EMPULA | 18 Mayıs 2008
Hassasiyetin için seni kutluyorum KAPTAN. Ama kutlamak keşke değindiğin konuya çözüm olabilseydi. Kendi kendimize sormalıyız nekadar dikkatliyiz bu konuda. Ama samimi olarak sormalıyız kimse kendini kandırmadan sormalı. Ben sordum bu yazıyı okuduğumda ve sonucu sizlere söyliyemiyecek kadar utanç vericiydi.Kendimce elimden geldiğince dikkat ediceğim, kararı aldım.
Yorum yapan Deniz | 29 Mayıs 2008
Keşke herkes böyle duyarlı olsa da geleceğimize güzel bir dünya bırakabilsek.Elimden geldiğince çocuklarımı bu konuda eğitmeye çalışıyorum ve başkalarına da örnek olmaya çalışıyorum ama bir kaç kişinin çabasıyla olmuyor tabiki.Ama olsun en azından bizler elimizden geleni yapmalıyız diye düşünüyorum.
Tşkler KAPTAN duyarlılığın için..