<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	>

<channel>
	<title>Yazi-Yorum Nokta Net &#187; KAPTAN</title>
	<atom:link href="http://www.yazi-yorum.net/index.php/author/kaptan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.yazi-yorum.net</link>
	<description>Kültür Teşhiri, Kavram Vitrini</description>
	<pubDate>Sat, 05 Jul 2008 19:49:47 +0000</pubDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.5.1</generator>
	<language>en</language>
			<item>
		<title>Dünya Fani, Ölüm Gerçek</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/dunya-fani-olum-gercek/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/dunya-fani-olum-gercek/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 29 Jun 2008 13:31:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[dünya fani ölüm gerçek]]></category>

		<category><![CDATA[gitmek]]></category>

		<category><![CDATA[Hz. Ömer]]></category>

		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<category><![CDATA[mezar]]></category>

		<category><![CDATA[nedir ölüm]]></category>

		<category><![CDATA[rabbim]]></category>

		<category><![CDATA[tercih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/?p=113</guid>
		<description><![CDATA[[MEDIA=31]
Ne kadar çok duymuşuzdur bu sözü, ne kadar ağlamışızdır gidenlerin ardından. Kaç kere dinlemişizdir ölümle biten kariyer hikâyelerini, evlilik hayallerini, son bulan genç hikâyeleri…
Ama hep başkalarının başına gelir. Bilsek de kendimize pek de yakıştıramayız ölümü. Ebediyete namzet ruha, lezzetlerin zevklerin bitmesinden korkan asi nefse önüne çıkan bir sondan daha azap verici ne olabilir? Zevkler kadar acıların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<span style="font-family: "><img src="http://img371.imageshack.us/img371/2326/yaamilelmrt6.jpg" alt="dünya_fani_ölüm_gercek" align="left" /></span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Ne kadar çok duymuşuzdur bu sözü, ne kadar ağlamışızdır gidenlerin ardından. Kaç kere dinlemişizdir ölümle biten kariyer hikâyelerini, evlilik hayallerini, son bulan genç hikâyeleri…</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Ama hep başkalarının başına gelir. Bilsek de kendimize pek de yakıştıramayız ölümü. Ebediyete namzet ruha, lezzetlerin zevklerin bitmesinden korkan asi nefse önüne çıkan bir sondan daha azap verici ne olabilir? Zevkler kadar acıların da sonsuz olduğunu sanan zavallı nefse, ölüm pek acı gelir.<a id="more-113"></a></span></p>
<p><span style="font-family: Trebuched MS;">Son mudur Ölüm? Sahi… Nedir Ölüm? Nedir ki Ölüm?</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Yolu tek yönlü ve hiçbir zaman kalkış saati belli olmayacak bir yolculuk… Gerçeğin başladığı andır ölüm.</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Rabbim iyi ki ne zaman olacağını bildirmemiş bize, yoksa yaşamak pek de kolay olmazdı bunca çaresizlikle. Unutmak dahi bir nimet ancak arada bir ölümle ayrılanlar bize “başkası yalan” diyorlar. </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Mezar ziyaretleri insanın aklını başına getiriyor, şehrin bir yanında hiç bitmeyecekmişçesine devam eden bir film. Bir yanında ölüm var, ayrılık muhakkak, hesap günü pek çetin diyen taşlar.</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Merak ediyorum bazen, çok mu acı duyuyor insan ölürken? Nasıl bir ölümü tercih ederdim bana bırakılsaydı diye düşünüyorum.<br />
Film biter, herkes ayağa kalkar, salonun kapısında gözleri ışıktan rahatsız olur, dışarıda devam eden hayatı görür ve kendine gelir. Bunun gibi bir şey olsa gerek. </span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Yok diyorum kendime sonra. Boşuna düşünüyorsun, yanlış noktaya odaklanıyorsun. Hz. Ömer’in sorgusunun dünya zamanıyla altı ay sürdüğünü öğrenince ölümden çok, sonrasından endişe etmelisin diyorum.</span></p>
<p><span style="font-family: Trebuched MS;">Tekrar düşünüyorum, nasıl bir ölüm olsa ki ve daha da önemlisi, nasıl bir yaşam olsa ki, hesap biraz hafiflese.</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Ölüm hep var hayat içinde. Fark edilmiyor çoğu zaman. Her an ölen bir şeyler var, bedenimizde veya ruhumuzda… <br />
Katil olmak da ölüm gibi, bazen farkında olmuyoruz. Öldürüyoruz birilerini, yaşam sevinçlerini alıyoruz ellerinden, içlerine korkular hayal kırıklıkları salıyoruz…</span></p>
<p style="text-indent: 35.4pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Yoksa nedir ki ölüm? Çekip gitmek, ardında gözü yaşlılar bırakıp karışmak mıdır toprağa? Yoksa artık pişmanlıkların fayda vermediği geri dönülmez bir yol mudur ölüm? Yaşam mı daha önemlidir, ölüm mü? Hangisi daha acı vericidir?</span></p>
<p style="line-height: 15.6pt;"><span style="font-family: Trebuched MS;">Nedir ki ölüm, yaşamın zorluğu yanında? Ölüm Nedir ki?</span></p>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/dunya-fani-olum-gercek/feed/</wfw:commentRss>
	<enclosure url="http://www.filefreak.com/pfiles/51024/serkanca/Gulay_Olum_Turkusu.mp3" length="1" type="audio/mpeg"/>
	</item>
		<item>
		<title>Arayış</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/arayis/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/arayis/#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 08 Jun 2008 12:54:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[arayış]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[kalp]]></category>

		<category><![CDATA[keşif]]></category>

		<category><![CDATA[mutluluk]]></category>

		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[sevmek]]></category>

		<category><![CDATA[teşekkür]]></category>

		<category><![CDATA[yürek]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/?p=89</guid>
		<description><![CDATA[

Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde,
yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak.
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,
gerçekleştirmeyi denemeli.
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını, zamanın bir    nehir,
kendisinin bir sal olup da, o dursa da yolculuğun [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignleft" style="float: left;" src="http://img177.imageshack.us/img177/5914/67268058hq0.jpg" alt="Arayis" width="262" height="242" /></p>
<p>Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde,<br />
yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,<br />
dağlara dönmeli yüzünü insan.<br />
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;<br />
Yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak.<br />
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,<br />
gerçekleştirmeyi denemeli.<br />
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını, zamanın bir    nehir,<br />
kendisinin bir sal olup da, o dursa da yolculuğun devam ettiğini<br />
anlamalı.<a id="more-89"></a><br />
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,<br />
her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,<br />
değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri.<br />
Küçük şeylerle başlamalı belki. Örneğin, bir kaç durak önce inip<br />
servisten, otobüsten, yürümeli eve kadar. Yüreğine takmalı güneş<br />
gözlüklerini.<br />
Gördüğünü hissedebilmeli.<br />
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,<br />
değerli olabilmeli hayat.<br />
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için.<br />
Başkasının yerine koyabilmeli kendini.<br />
Ağlayan birine &#8220;gül&#8221;, inleyen birine &#8220;sus&#8221; dememeli.<br />
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli.<br />
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı.<br />
Sevgisiz, soysuz kalarak</p>
<p>Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,<br />
derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine.<br />
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını.<br />
Karda, yağmurda sevincine, coşkusuna, fırtınada boranda<br />
öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın.<br />
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu, bir gencin düşlerinde geleceği,<br />
bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli.<br />
Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu<br />
olmayı beklememeli.<br />
Ama küçük, ama büyük her hayal kırıklığı, her acı,<br />
bir fırsat yaşamdan, yeni bir şeyler öğrenebilmek için. Kaçırmamalı.<br />
Çünkü hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için. Hiç<br />
çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin. Ağlamayı bilmiyorsan,<br />
neşesizdir kahkahaların.<br />
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların.<br />
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne, kendini düşünmekten herkesi<br />
unutmamalı.<br />
Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın, hep vermek ya da hep almak için.<br />
Sadece, anlatacak bir şeyleri olduğunda değil,<br />
söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli.<br />
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere.<br />
Hafızası olmalı insanın, hiç değilse aynı hataları, aynı bahanelerle<br />
tekrarlamaması için.<br />
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak.<br />
Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak.<br />
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi.<br />
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin<br />
sevdiklerinin.<br />
Zaman bulabilsin,<br />
Bir teşekkür, bir elveda için.<br />
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer,<br />
asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten.<br />
Ama, herkesi sevemeyeceğini de, her şeyi bilemeyeceğini de fark<br />
edebilmeli insan.<br />
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi,<br />
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı..!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/arayis/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Farkına Varmalıyız</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/farkindalik/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/farkindalik/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 14 May 2008 22:02:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[acı]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[Hz.Âdem]]></category>

		<category><![CDATA[Hz.Havva]]></category>

		<category><![CDATA[ibadet]]></category>

		<category><![CDATA[makam]]></category>

		<category><![CDATA[mertebe]]></category>

		<category><![CDATA[namlu]]></category>

		<category><![CDATA[ömür]]></category>

		<category><![CDATA[para]]></category>

		<category><![CDATA[yaradan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/?p=70</guid>
		<description><![CDATA[
Farkına varamayız bazen, aslında ne de kısıtlıdır zamanımız!
Şu kelimeleri okurken bile 3–5 saniyemizi yitiririz isteyerek veya istemeden.
Şimdi istemenizi temenni ederek, aslında farkında olduğumuz bir gerçekle karşılaştırmak istiyorum hepimizi.
     Biliyoruz ki hayat kısa ve ömür de uzun sayılmaz. Yaratan nerde nokta koymuşsa oradan öteye asla varmaz. Bundandır ki bazı olayları buna göre yönlendiririz. Yaşamak hepimizin bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://img402.imageshack.us/img402/5199/78603433dz1.jpg" border="0" alt="dunyayi_koru" width="191" height="228" /></p>
<p>Farkına varamayız bazen, aslında ne de kısıtlıdır zamanımız!<br />
Şu kelimeleri okurken bile 3–5 saniyemizi yitiririz isteyerek veya istemeden.<br />
Şimdi istemenizi temenni ederek, aslında farkında olduğumuz bir gerçekle karşılaştırmak istiyorum hepimizi.<a id="more-70"></a></p>
<div class="MsoNormal"><span>     Biliyoruz ki hayat kısa ve ömür de uzun sayılmaz. Yaratan nerde nokta koymuşsa oradan öteye asla varmaz. Bundandır ki bazı olayları buna göre yönlendiririz. Yaşamak hepimizin bir gereğidir. Neden?</span></div>
<div class="MsoNormal"><span> </span></div>
<div id="extLink70">
<p> <span> </span><span>     Kimimize göre tatlıdır hayatta ki her şey, kimimize göre namlunun ucuna götürecek kadar acı.<br />
Savaşmak, direnmek gerek zorluklara. Aslında o kadar çok zorlukla karşı karşıyayız ki! Farkındamısınız?</span></p>
</div>
<p class="MsoNormal"> <span>     Hz. Âdem ve Hz. Havva dünyaya gönderildiğinde yaşamak için var olmuş ve ibadet için gönderilmişlerdi. Bizde yaşamak için varız. Belki sırf kendi çıkarlarımız için belki de sevilen veya cazip bir yönü oldugu için hayatın. Ama önemli ve büyük bir fark var aramızda.<br />
Onlar yaşayış tarzını ibadete ve doğa yasalarına göre belirlediler. Halbu ki başlangıcımız değil mi? Onlar.</span></p>
<div><span> </span><span> </span><span>     Her işin ve oluşun başlangıcı ile birlikte karmakarışık bir topluluğa dönüştü insanoğlu. Artık ne yaptığının ne için çalıştığının bile farkında değil. Para değil, makam-mertebe değil, peki ne?<br />
Her işindeki hırs ve haz a duyulan açlık. Sırf kendi mutluluğumuz için ne gibi sorunlara sebep oluyoruz hiç düşündük mü?</span></div>
<p class="MsoNormal"> <span>     En kısası ve açığı,<br />
     Hiç ama hiç umurumuzda olmayan bir kâğıt peçete bile içinde bulunduğumuz evrene zarar vermekte. Ey insanoğlu artık uyan. Çok değil bir 40 yıl sonra torunlarına değil, çocuklarına bırakacak bir dünya olmayacak.</span></p>
<div><span> </span><span>     Bize beş milyar yıl önce bırakılan bu emanete böyle mi sahip çıkıyoruz?<br />
SU YOKLUĞUNDAN SÖZ EDİYORUZ! SÖYLERMİSİNİZ HANGİMİZ MUSLUĞUMUZU DİKKATLİCE KULLANIYORUZ!</span></div>
<p class="MsoNormal"> <span>     İçinde bulunduğumuz tabiata öylesine zarar veriyoruz ki, artık ne dünya ne de evren yükümüzü kaldıramaz oldu.</span></p>
<div><span> </span><span>     Biliyoruz, farkındayız. Kimimiz patronundan, kimimiz okulundan, kimimiz durduk yerde gelen sorunlardan yakınıyoruz. Ama ne hakkımız var söylerimsiniz dünyaya bu eziyeti vermeye. Hele ki böyle muhteşem bir denge ile işleyen varlığa bir gezegene. DİKKATLİ OLALIM!</span></div>
<p> </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/farkindalik/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Yazma Çoşkusu</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/yazma-coskusu/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/yazma-coskusu/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 06 May 2008 20:43:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[düşünme]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<category><![CDATA[müzik]]></category>

		<category><![CDATA[paylaşma]]></category>

		<category><![CDATA[resim]]></category>

		<category><![CDATA[tutku]]></category>

		<category><![CDATA[Yazma]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/yazma-coskusu/</guid>
		<description><![CDATA[
     
      Yazmak aslında nedir? İnsan meramını pek çok biçimde anlatıyor. Her şeyden önce konuşuyor. Resim yapıyor, fotoğraf çekiyor, heykel dikiyor, şarkı söylüyor, beste yapıyor. Bu pek çok ifade biçimi arasında yazı niçin var? Kelimelerden oluşan ve görüntüsü hiçbir estetiği ifade etmeyen yazıyı niçin seviyoruz? Bir resme baktığınızda kafanızda o resimle ilgili bir hoşlanma veya [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><font face="Times New Roman"><img border="0" width="411" src="http://img84.imageshack.us/img84/8456/15221053go0.jpg" alt="ImageShack" height="274" />     </font></p>
<p><font face="Times New Roman"> </font><font face="Times New Roman">     Yazmak aslında nedir? İnsan meramını pek çok biçimde anlatıyor. Her şeyden önce konuşuyor. Resim yapıyor, fotoğraf çekiyor, heykel dikiyor, şarkı söylüyor, beste yapıyor. Bu pek çok ifade biçimi arasında yazı niçin var? Kelimelerden oluşan ve görüntüsü hiçbir estetiği ifade etmeyen yazıyı niçin seviyoruz? Bir resme baktığınızda kafanızda o resimle ilgili bir hoşlanma veya hoşlanmama fikri oluşur. Bir müzik parçası dinlediğinizde aynı şeyleri söyleyebiliriz. Görsel ve işitsel nitelikli tüm insan zihninin ürünlerinde aynı durum vardır. <a id="more-63"></a></font></p>
<p><font face="Times New Roman">     Tüm bunlardan ve diğer her şeyden yazıyı ayıran temel şey bence yazının okunması gereğidir. Yazı okunmadan ve üzerinde düşünülmeden anlaşılamaz. O zaman yazmak ve yazılanı okumak düşüncenin ta kendisi olmaz mı?</font><font face="Times New Roman">     </font></p>
<p><font face="Times New Roman">     Bana sorarsanız yazan insan sistemli düşünme peşindeki kişi demektir. Hiçbir düşünce yazmadan düşünce olmaz. Yazmadan önce bir fikir vardır. Yazarken düşünür, düşünürken yazarız. Yazmaya başlamak her zaman bir düşünce yolculuğudur. Düşünce kelimelerle yapılan bir faaliyettir. Kelimeler ve kavramları öğrenerek düşünürüz. Bu düşünceme katılır mısınız bilmem ama düşünür yoktur, yazar vardır.</font><font face="Times New Roman">  </font></p>
<p><font face="Times New Roman">     Yazının olmadığı toplumlarda kalıp sözel ifadeler yazının yerini alır. Bunların en başta gelenleri atasözleridir. İnsanlar düşünmeyi azaltmak için bunları icat etmişlerdir. Çünkü yazı olmadan gelişkin bir düşünce üretmek ve aktarmak mümkün değildir. Bizim toplumumuz da atasözlerinin ve deyimlerin bu derece yaygın olmasının nedeni bence budur.</font><font face="Times New Roman"> </font><font face="Times New Roman">     Yazmak bir tutkumudur? Evet. Düşünme tutkusu. Düşünmek ve düşündüğünü düşünenlerle paylaşma tutkusu. Düşüncelerden düşünce üretme tutkusu. Kelimeleri tek tek seçmek ve onlardan anlamlı bir şey üretmek tutkusu. Hayatta düşüncelerden bir yapı kurma tutkusu. İnsanın tek anlamlı uğraşısı!</font></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/yazma-coskusu/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Umutlar</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/umutlar/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/umutlar/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 15 Apr 2008 21:10:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[haysiyet]]></category>

		<category><![CDATA[kanser]]></category>

		<category><![CDATA[kaybolmuşlar]]></category>

		<category><![CDATA[şeref]]></category>

		<category><![CDATA[sevda]]></category>

		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[umut]]></category>

		<category><![CDATA[varlık]]></category>

		<category><![CDATA[yitik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/umutlar/</guid>
		<description><![CDATA[
 

     Yitik bir sevda dillere destan umutlar… Varlık içerisinde kayboluşlar, günümüzü gün derken bile karanlık kelimeler türetiyor, şahit oldum niteliğine sahip insanlar…      Saygı ve sevgi çerçevesinin son vidası’ da düşmüş. Haysiyet, şeref yerlerde.     Geçen gördüm ön raflara yerleştirilmiş sevgi. 3 alana 5 bedava misali. Hesabını bilenler alıyor… Parası olmayan ne yapsın peşin fiyatına dört [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><strong><img border="0" width="334" src="http://img405.imageshack.us/img405/9816/58022591og9.jpg" alt="ImageShack" height="342" /></strong><strong> </strong></p>
<p><strong>     Yitik bir sevda dillere destan umutlar… Varlık içerisinde kayboluşlar, günümüzü gün derken bile karanlık kelimeler türetiyor, şahit oldum niteliğine sahip insanlar…</strong><strong> <a id="more-56"></a></strong><strong>     Saygı ve sevgi çerçevesinin son vidası’ da düşmüş. Haysiyet, şeref yerlerde.</strong><strong>     Geçen gördüm ön raflara yerleştirilmiş sevgi. 3 alana 5 bedava misali. Hesabını bilenler alıyor… Parası olmayan ne yapsın peşin fiyatına dört taksit yüzde beş komisyon.</p>
<p>     O kadar ucuzlamış ki aşkların defoluları, üç beş kuruş’a düşmüş.</p>
<p>     Semt pazarlarında topluyor teyzeler, pazarcıların geride bıraktıkları umutları.</p>
<p>     Maksadım âcizane yaraları deşmek değil, bilip de söyleyemediklerimizi dillendirmek.<br />
Ruhum ve bedenim huzur kelimesinden uzaklaştıkça; bkz; herkes misalinden kaybolup gitmekte.</p>
<p>     Parasızlık illet bir hastalık… Kanserden önce gelen ve kansere sebep veren illet. Evet, ben böyle diyorum daha fazla söze ne hacet.</p>
<p>     Hani ben seni sevdim dersin… Ağızla mı söylenir yoksa yürekle mi tartışılır. Sabah programlarında da yerini alır bu konu. Reyting rekorları da kırar.</p>
<p>     Bazıları kader, bazıları tesadüf der çevremizde olup bitenlere. Yarası deşilmedikçe, kuyruğuna basılmadıkça o viyak sesini çıkartmaz…</p>
<p>     Geçen otobüs bekliyorum durakta. Durak mı duruyor yoksa otobüs mü durakta duruyor diye düşündüm. Şu kanıya vardım. İkisi de duruyor, hareket eden bizleriz&#8230; Tüm insanlar bir koşuşturmaca da. Belki saçma, belki düşünce kimin umurunda sen ne dersen de.</p>
<p>     Buraya, gönül isterdi ki Leyla ile Mecnun gibi destanlar yazmak.<br />
Ama günümüzün şartları ne Leyla ne Mecnun aşkı bıraktı. Para denilince göz bebekleri büyüyen binlerce insan yarattı.</p>
<p>     İşte öyle. İçimden geçti yazdım. Belki okumadın yarısında sıkıldın veya ne saçmalıyor bu dedin. Ama ben yazınca rahatlıyorum… <strong> </strong><strong> </strong><font face="Times New Roman"> </font></p>
<p></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/umutlar/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Sen Git Gölgen Kalsın</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/golgen-kalsin/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/golgen-kalsin/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 08 Apr 2008 18:20:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[alıp başını Gitmek]]></category>

		<category><![CDATA[baba]]></category>

		<category><![CDATA[gitme]]></category>

		<category><![CDATA[gölge]]></category>

		<category><![CDATA[gölgen kalsın]]></category>

		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<category><![CDATA[umut]]></category>

		<category><![CDATA[umutsuzluk]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/golgen-kalsin/</guid>
		<description><![CDATA[

Ne yüzle kapıyı çaldın baba! Buna hakkın varmı? Gelirken gördüğün ağaçlar, yürüdüğün kaldırımlar hesap sormadı mı?
  Sahte bakışlarınla kandıramazsın, gözlerinle dilenme benden sevgiyi. Ben sevgi sözcüğünü sokaklarda yaktım, kurşunlarla vurdum, kara salıncaklarda uçurdum. Ben sevgi sözcüğünü sen gittiğin gün, içimdeki çocuğa unutturdum.
  Af dileme benden, seni affedemem baba. Keşke gözlerini değil de, beni bıraksaydın bende. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center"><img border="0" width="500" src="http://img181.imageshack.us/img181/3650/12216774xn6.jpg" alt="Sen Git Gölgen Kalsın" height="173" style="width: 522px; height: 127px" /></p>
<p>Ne yüzle kapıyı çaldın baba! Buna hakkın varmı? Gelirken gördüğün ağaçlar, yürüdüğün kaldırımlar hesap sormadı mı?<br />
  Sahte bakışlarınla kandıramazsın, gözlerinle dilenme benden sevgiyi. Ben sevgi sözcüğünü sokaklarda yaktım, kurşunlarla vurdum, kara salıncaklarda uçurdum. Ben sevgi sözcüğünü sen gittiğin gün, içimdeki çocuğa unutturdum.<a id="more-46"></a><br />
  Af dileme benden, seni affedemem baba. Keşke gözlerini değil de, beni bıraksaydın bende. Firar etmeseydim, kaçmasaydım bedenimden. Kendimden başka ben yoktu yanımda. Sorsaydın karanlığa, söylerdi. Yıldızım ağlıyordu.<br />
  Yılar yılı sana benzettiler baba. Gülsem, babası gibi gülüyor dediler. Yolda birileri görse, sende babanı görüyoruz dediler. Ağlasam, tıpkı baban gibi ağlıyorsun demediler. Sen hiç ağlamadın ki baba.<br />
  Öylesine sevmiştim ki seni baba, öylesine karışmışınki tenime. Güneş yanığı gibi işlemiştin derime.<br />
  Seni seviyorum kelimesini unuttum senden sonra, Gündüzleri yok saydım, geceleri katladım. Değil gözlerini, kirpiklerini saplasan yüreğime, Seni affedemem baba. Bana ellerini uzatma, ben gecelerce uzandım. Bu gece vuracağım o yıldıza.<br />
  Dualar etmiştim gitme diye. İsyanlar ettim gidişine. Tespih gibi dolanmıştın hecelerime.<br />
  Ellerim hala üşüyor baba. İnanmazsan tut bak. Hayır, sakın dokunma! O zaman dayanamam. Kaç kez niyetlendim, içimdeki çocuğu yok etmeye, kaç kez karar verdim, gözlerimdeki gözlerini yok etmeye.<br />
  Sen umutsuzluk nedir bilimisin baba? Hakkım yoktu yaramazlık yapmaya, hakkım yoktu kavga edip cam kırmaya. Benim şikâyet edilecek, kulağımı çekecek babam olmadı. Hakkım yoktu´´babam´´ sözcüğünü kullanmaya. Seni affetmeye de hakkım hakkım yok baba.<br />
  İçimdeki çocuk hiç büyümedi baba. Uzaklarda bırakılan kedinin yıldız sayıp dönüşü gibi yılları saydım, bana ihtiyacın olduğu gün hesap sormaya.<br />
  Seni özlediğim günler, seni beklediğim geceler neredeydin baba? Yıllarca küçücük omuzlarımda taşıdım tabutunu. İşte şimdi ayağının dibine koyuyorum baba. Artık taşıyamayacağım, al geri. İster çık içinden, ister mahşere kadar kal.<br />
  Şunu unutma baba!<br />
  Her babalar gününde kendimden saklandım. Hiç bir zaman, hiç kimseye babam öldü diye ağlamadım.<br />
  Giderken kapıyı kapatma baba. SEN GİT GÖLGEN KALSIN duvarlarda. Gözlerin bende zaten, bakışırız aynalarda.<br />
  Her şeye rağmen, seni affedemem baba…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/golgen-kalsin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Git</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/git/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/git/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Apr 2008 20:30:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[aşk]]></category>

		<category><![CDATA[ateş]]></category>

		<category><![CDATA[bahane]]></category>

		<category><![CDATA[dost]]></category>

		<category><![CDATA[dramatik]]></category>

		<category><![CDATA[git]]></category>

		<category><![CDATA[haber]]></category>

		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<category><![CDATA[kahraman]]></category>

		<category><![CDATA[tercih]]></category>

		<category><![CDATA[veda]]></category>

		<category><![CDATA[yaşar]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/git/</guid>
		<description><![CDATA[

        Git... Yüzüme öyle bakma git. Hiç durma, bir gidenin bir daha dönemeyeceği kapı orada git. Hiç bir şey açıklamak zorunda değilsin... Giderken söyleyecek söz bulamaz insanlar. Sen bahanelerinin arkasına sığınanlardan olma, git...

        Aşk biter sende git. Hem zaten biteceği baştan belli bir aşktı bizimkisi. Sen gitmesen belki bir gün ben gidecektim. Herkes kendi tercihini [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img border="0" src="http://img256.imageshack.us/img256/6295/97251799wu1.jpg" alt="Git" /></p>
<p>        Git&#8230; Yüzüme öyle bakma git. Hiç durma, bir gidenin bir daha dönemeyeceği kapı orada git. Hiç bir şey açıklamak zorunda değilsin&#8230; Giderken söyleyecek söz bulamaz insanlar. Sen bahanelerinin arkasına sığınanlardan olma, git&#8230;</p>
<p>        Aşk biter sende git. Hem zaten biteceği baştan belli bir aşktı bizimkisi. Sen gitmesen belki bir gün ben gidecektim. Herkes kendi tercihini yaşar ve sen tercihini yaptın. Rahat ol, git. Aklın kalmasın burada. Dramatik vedaların kahramanı olmayalım, git…<a id="more-44"></a></p>
<p>        İstersen dost olabiliriz, haberleşebiliriz birbirimizle. Mutlu olmanı isterdim. Sen mutluluğu hak eden bir insansın. Elbette bende mutlu olacağım, merak etme git. Hayatımıza başkaları girecek ve biz belki de yaşadıklarımızı bir süre sonra hatırlamayacağız bile, git. Hangi yara kabuk bağlamamış ki bugüne kadar? Hangi ateş sönmemiş ki? Yapman gerekeni yap, git&#8230;</p>
<p>        Haydi zaman geçiyor artık, git. Hem neden suratın asık? Sevinmelisin gittiğine. Aslında sana teşekkür etmeliyim! Beni bu aşkın yükünü taşımaktan kurtardığın için. Rahatladım biliyor musun? Bende kalan birkaç parça eşyanı da gönderirim ardından.</p>
<p>        Fırsat buldukça ararım seni, git&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/git/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Şimdi Uzaklardasın</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/simdi-uzaklardasin/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/simdi-uzaklardasin/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 24 Mar 2008 22:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[acı]]></category>

		<category><![CDATA[bunaltı]]></category>

		<category><![CDATA[çiçek]]></category>

		<category><![CDATA[ikiyüzlü]]></category>

		<category><![CDATA[kısır]]></category>

		<category><![CDATA[uzak]]></category>

		<category><![CDATA[yalnızlık]]></category>

		<category><![CDATA[yoruyor]]></category>

		<category><![CDATA[zedeleme]]></category>

		<category><![CDATA[zeki müren]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/simdi-uzaklardasin/</guid>
		<description><![CDATA[
[MEDIA=14]

&#160;
     ‘’Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu” diyor Zeki Müren’in sesi.

     Ne zaman yakınımda olmuştu ki diyorum bende, ne zaman yakınımda oldu.

     Yanı başımdayken bile uzaklardaydı.

     Avucuma konmuş bir kelebekti, yakaladım zannederken uçuveren. Geride yalnızca kanatlarının ışıltısını bırakan .

     Varsın solsun sevda bahçelerinin sevda çiçekleri, solsun benim solan ışıklarımla birlikte.

     Ayrılık acı değil, acı olan bencilliği [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center">
<p align="center"><img border="0" src="http://img179.imageshack.us/img179/6246/34165199hg8.jpg" alt="Uzaklardasın" /></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     ‘’Şimdi uzaklardasın gönül hicranla doldu” diyor Zeki Müren’in sesi.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Ne zaman yakınımda olmuştu ki diyorum bende, ne zaman yakınımda oldu.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Yanı başımdayken bile uzaklardaydı.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Avucuma konmuş bir kelebekti, yakaladım zannederken uçuveren. Geride yalnızca kanatlarının ışıltısını bırakan .<a id="more-40"></a></strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Varsın solsun sevda bahçelerinin sevda çiçekleri, solsun benim solan ışıklarımla birlikte.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Ayrılık acı değil, acı olan bencilliği insanoğlunun. İkiyüzlü yüreği.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Kendine saklamak istiyor sevdiği şeyleri, kendinin olsun istiyor.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Sonrada sevda sandığı bu duygu bunaltıyor gerçekler batıyor, acıtıyor ve usanma baş gösteriyor. Önce usanan kurtuluyor.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Sona kalansa acıdan kıvranıyor. Terk edilmenin verdiği zedelemeyle can alıyor, acı vermek için olmadık yollar hileler geliyor aklına.</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Oysa bu yaratıcılığını kullansa başka şeylere.Aynı kısır noktalara takılı kalmak yoruyor insanı .</strong></font></p>
<p><font face="Times New Roman"><strong>     Yalnızlık, yalnızlık avunmak bilmeyen yaralı yürek &#8230;</strong></font></p>
<p align="left">&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/simdi-uzaklardasin/feed/</wfw:commentRss>
	<enclosure url="http://www.filefreak.com/pfiles/51024/serkanca/zeki_müren_simdi_uzaklardasin.mp3" length="1" type="audio/mpeg"/>
	</item>
		<item>
		<title>Keşfe Çıkmak</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/kesfe-cikmak/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/kesfe-cikmak/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 20 Mar 2008 00:14:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[bakış]]></category>

		<category><![CDATA[böğürtlen]]></category>

		<category><![CDATA[Bulut]]></category>

		<category><![CDATA[buruk]]></category>

		<category><![CDATA[coğrafya]]></category>

		<category><![CDATA[dehşet]]></category>

		<category><![CDATA[dolunay]]></category>

		<category><![CDATA[enerji]]></category>

		<category><![CDATA[enfes]]></category>

		<category><![CDATA[geceler]]></category>

		<category><![CDATA[Gözler]]></category>

		<category><![CDATA[Güneş]]></category>

		<category><![CDATA[hayat]]></category>

		<category><![CDATA[insan]]></category>

		<category><![CDATA[irdeleme]]></category>

		<category><![CDATA[kaos]]></category>

		<category><![CDATA[kaybolma]]></category>

		<category><![CDATA[masum]]></category>

		<category><![CDATA[pozitif]]></category>

		<category><![CDATA[sukünet]]></category>

		<category><![CDATA[yasam]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/kesfe-cikmak/</guid>
		<description><![CDATA[
    
     Ağlamak isteyipte boğazımdaki düğümle yaşamayı öğrenecek kadar kendimi tuttuğum zamanlar hep daha bir masum olmuşumdur. Nedensiz yere yaşadığım dolunay geceleri ve uykusuzluğun deminde sabahlamak. Hayata bakışını değiştirecek yegane anların tadını çıkarmak. Kendime yada hayata dair bir şeyler keşfettiğimde yaşadığım o enfes anların buruk böğürtlen tadında sabahları hala damağımda olması...

     Düğümlerini çözme, coğrafyalarını irdeleme yollarına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p align="center"><img border="0" src="http://img401.imageshack.us/img401/2149/33099254xa3.jpg" alt="ImageShack" />    </p>
<p>     Ağlamak isteyipte boğazımdaki düğümle yaşamayı öğrenecek kadar kendimi tuttuğum zamanlar hep daha bir masum olmuşumdur. Nedensiz yere yaşadığım dolunay geceleri ve uykusuzluğun deminde sabahlamak. Hayata bakışını değiştirecek yegane anların tadını çıkarmak. Kendime yada hayata dair bir şeyler keşfettiğimde yaşadığım o enfes anların buruk böğürtlen tadında sabahları hala damağımda olması&#8230;<a id="more-38"></a></p>
<p>     Düğümlerini çözme, coğrafyalarını irdeleme yollarına girdiğim insanların arasında kendimi nasıl aradığımın farkına vardığımda keşfetmenin ne demek olduğunu anladım. İnsanın inanılmaz coğrafyası içinde kaybolmanın nasıl bir kaos olduğunu o zaman gördüm ve dehşete düştüm.     </p>
<p>     Dolunaylı gecenin kasveti var hala göz kapaklarımda. Güneşi özledim. Güneşte tenimin parlamasını&#8230; Gözlerim günebakan gibi arıyor o muhteşem enerjiyi. Bulutlar bütün pozitif enerjimi emerken, inatla güneşimi bekliyorum. İçimdeki güneş sukünette.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/kesfe-cikmak/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
		<item>
		<title>Hayata Yeniden Başlamak İçin</title>
		<link>http://www.yazi-yorum.net/index.php/hayata-yeniden-baslamak-icin/</link>
		<comments>http://www.yazi-yorum.net/index.php/hayata-yeniden-baslamak-icin/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 13 Mar 2008 07:33:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>KAPTAN</dc:creator>
		
		<category><![CDATA[Yazi-Yorum Nokta Net]]></category>

		<category><![CDATA[arkadaş]]></category>

		<category><![CDATA[dünya]]></category>

		<category><![CDATA[eski]]></category>

		<category><![CDATA[kızgın]]></category>

		<category><![CDATA[nefes]]></category>

		<category><![CDATA[O]]></category>

		<category><![CDATA[ruh]]></category>

		<category><![CDATA[söz]]></category>

		<category><![CDATA[su]]></category>

		<category><![CDATA[Tezgah]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.yazi-yorum.net/index.php/hayata-yeniden-baslamak-icin/</guid>
		<description><![CDATA[     Hani ilk nefesi alırken daha tertemizken dünyayla karşılaşmadan önce ağlarız ya, işte şimdi tekrar yaşıyorum ikinci kez. Çünkü hayata tekrar başlamaya eskiyen ne varsa bir kenara atmaya karar verdim. Öncelikle kendimden, eski benden başlıyorum. Çok kırılmış, yorulmuş bu yaşıma rağmen.

     Bu süreci ve nasıl başlamaya, nereden başlamaya nasıl karar verdiğimi sizlerle paylaşmak istedim. 

     [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>     Hani ilk nefesi alırken daha tertemizken dünyayla karşılaşmadan önce ağlarız ya, işte şimdi tekrar yaşıyorum ikinci kez. Çünkü hayata tekrar başlamaya eskiyen ne varsa bir kenara atmaya karar verdim. Öncelikle kendimden, eski benden başlıyorum. Çok kırılmış, yorulmuş bu yaşıma rağmen.</p>
<p>     Bu süreci ve nasıl başlamaya, nereden başlamaya nasıl karar verdiğimi sizlerle paylaşmak istedim. <a id="more-31"></a></p>
<p>     Bugün erken uyandım. Neden mi? Çünkü yeni bir hayata erken bir saatle başlamak istediğim için. Hazırlandım ve şehre indim, biraz dolandım, etrafa bakındım, insanlara bakındım ve sonra bir kutu almaya karar verdim. Neden mi? ESKİYEN NE VARSA hepsini toplayıp, bir araya getirip kurtulmak için. Uzun çarşıya girdim. Tezgahlara bakınmaya başladım ve tezgahların birinde siyah bir kutuyla karşılaştım. Galiba en iyi renk buydu eskiler için. Çünkü kurtulmak istediklerimde ruhumun karanlıklarıydı. Tezgahtardan kutuyu istedim, satın aldım ve eve dönmek için yola koyuldum. Yolda düşündüğümse sadece kutuma eskileri koyduktan sonra başlamak istediğim hayattaki isteklerimdi. Kısa bir süre sonra evime gelmiştim. Evdekilere merhaba dedikten sonra doğruca odama geçtim ve işte atmak istediklerimi sıralıyordum .</p>
<p>     İlk önce eskiyen benden kurtulmak istedim. Kendimi kutuma yerleştirdim ve bir daha ses çıkarmaması için tembihledim. Bu ben içinde o kadar şeyide kutuma koymuştum. Öfkemide kaldırmıştım o ani parlamaları, kızgınlıkları, düşünmeden seçtiğim anlamsız sözcükleri&#8230;</p>
<p>     Sıra attığım ruh içinde olan onu kaldırmaya gelmişti. Benim olduğunu sandığım onu atmaya karar vermiştim. O da benle beraber eskimişti. Kutuma yerleştirdim onuda… Onu kaldırdığımda şu sözleri söylemiştim.’’Neden beni sevmediğin halde seviyormuş gibi davrandın’’.O ise yine aynı belirsizlik içinde bana bakıyordu. Anlamıştım o dakika vereceği cevabın benim için bir önemi kalmadığını. Çünkü yeni bir hayat için eskilerin hiçbir önemi yoktu.</p>
<p>     Ondan sonra çıkar uğruna peşimde olan, arkadaş sandığım insanları kaldırmaya başladım. bir bir yerleştirdim. Onları yerleştirirken kaybımın farkına vardım, benden çaldıkları şeylerin. Onlar benden zamanımı çalmışlardı, onlar arkadaşlığı çalmışlardı. Ama yinede sesimi çıkarmadım sadece yerleştirdim. Onlara ihtiyacım yoktu. Yeni sularla tanışmalı, kaynaşmalıydım. Ne de olsa yeni bir hayata başlayacaktım.</p>
<p>     Sıra beni inciten insanlara gelmişti. Evet son olarak onları kaldırmam gerekiyordu. Onları da kaldırdım. Ne kadar değer vermiştim onlara, beni kandırabilecekleri hiçbir zaman aklıma gelmemişti. Onlarla beraber onlara duyduğum güvenide kaldırmıştım.</p>
<p>     Son olarak boşa döktüğüm gözyaşlarını serptim kutunun içine&#8230;</p>
<p>     Sıra kapağı kapatmaya gelmişti. Son bir kez kutumun içine baktım ve kapağı kapattım. Güzelce bantladım her yanını bir daha çıkmamaları, beni bulmamaları için sıkı sıkıya&#8230;Kutuyu aldım ve aşağı indim, kapıyı açmak için yeltendim.Evdekiler o boş kutuyla nereye gittiğimi sordular.Ben de kutunun boş olmadığını, beni üzen geçmişin olduğunu ve artık eskidiklerini onları sonsuza dek dönmemeleri için atmaya gittiğimi söyledim.Bir şeyler söylemelerini dinlemeden kapıdan çıktım ve kutumu evimin az ilerisinde olan konteynıra bıraktım.Artık yeni bir hayat için önümde engel,tasa,üzüntü yoktu&#8230;Su gibi duru olup akmaya karar vermiştim.Ve yola çıktım beni bekleyen yarınlara…Umarım beklediğim,isteklerim doğrultusunda yaşayacağım bir hayata sahip olurum&#8230;</p>
<p>Sizi üzen şeyleri kutuya koymayı deneyin gerçekten işe yaradığını göreceksiniz. Ben yaptım ve yeni bir hayata tayfamla çıkmaya karar verdim. Beni sevdiğiniz için teşekkürler tayfam bende sizi seviyorum&#8230;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.yazi-yorum.net/index.php/hayata-yeniden-baslamak-icin/feed/</wfw:commentRss>
		</item>
	</channel>
</rss>
