Aşk Üzerine
Â
 Aşk öyle bir duygudur ki siz anlamadan gelir yerleşir yüreğinize. Tümüyle sarıverir ve ele geçirir bedeninizi. Siz gün geçtikçe daha bir mutlu uyanırsınız sabahlarınıza. Her şeyde o vardır ve her şey onunla daha bir güzeldir. Onunla anlama kazanır olursunuz. Siz bugüne kadar dört elle sarılmışsınızdır her şeye de sanki bugün o kanat olup uçurur sizi.
           Bir ömür dileğinde mutluluklar paylaşılır. Hafif çatırtılar baş gösterse de tutku öyle bir sarmıştır ki bedeni küçük kavgalar önemsenmez ve örtbas edilir.
           Gün geçtikçe daha çok seversiniz. Sevgiden çok bağdır aranızdaki artık. Kopamam sanırsınız. Size göre sizi ayıracak şey ancak ölüm olabilir.
           Fakat gün gelir daha derinden gelir çatırtıların sesi. Daha şiddetli kavgalar başlar ve her seferinde tâ derinden yaralandığınızı hissedersiniz. Ayrılık karanlık bir şafaktır ve siz onu her an korku ile bekler olusunuz.
           Ve bir sabah onsuz açarsınız gözlerinizi yeni güne. Yeni gün bir umut taşımaz artık size, mutluluk getirmez olmuştur. Çünkü hayata anlam katan gitmiştir. Siz bedeninizi ve ruhunuzu bomboş ve yalnız hissedersiniz. O artık sadece kalbinizdedir.
           Avuntular başlar sonrası. Olması gerekenin bu olduğuna inanmalıdır artık. İmkansızlıklar sevgiler için yoktur ; fakat size mutluluğu getiren sevgi olsa da onu sizden çalan anlaşmazlıklardır.
           Yeminler edilir sonrasında ondan başkası asla olmaz diye. O yüreğin tek sahibidir ve onun yeri korunacaktır.
           Ve buruk bir anınızda bir şarkı çalınır kulağınıza. Ne desem, seni geriye getirmez.
           Seneler sonra dönmeyen için ne desek boştur.
           Sen söylemişsindir her şeyi, tüm sevgini haykırmışsındır yüzüne. Gelmiyorsa vefasız O’dur.
Â
SENSİZ ŞAFAKLARI BEKLEMEKTEN YORULMASAYDI BU BEDEN
ÜMİTSİZLİK GÜNDEN GÜNE BÜTÜNÜ İLE RUHUMU SARMASAYDI
BAÅžKA SEVDALARDA OLDUÄžUNU DUYMASAYDIM
HER ŞEYİ GEÇTİM, BAŞKA GÖZLERDE AŞKI BULDUN SANMASAYDIN
SANIRIM DAHA BİR ÖMÜR BEKLEYEBİLİRDİM SENİ
Bu yazı bu gün 0 defa Toplamda ise 718 defa okunmuştur.




Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan KAPTAN | 18 Haziran 2008
YITIRDIGIMIZ DEGERLERDIR HASRETIMIZ
Sizin de içinizi çoÄŸu kez, anlamsız bir hüzün kaplar mı? Sanki bir haber almış, kötü bir olay olmuÅŸ ya da sevdiÄŸiniz birini yitirmişçesine… Alınganlaşı verirsiniz sessizce. Mutsuzluk bir karabasan gibi çöküverir üzerinize. Ne konuÅŸmak, ne de birini dinlemek istemez canınız. Oysa kimse canınızı acıtıp, üzmemiÅŸtir sizi.
Peki ya, bu içteki hüzün neden? Bu çatılan kaşlar niye? Hadi itiraf edelim. Gerçekten içimizi saran, bu davetsiz hüznün anlamı yok mu? Bir iç hesaplaşma olamaz mı? Belki de bir özlemdir içimizi burkan. Yitirdiğimiz değerleredir hasretimiz.
Kanar yüreğimiz ince ince. Bu güne kaygılıyızdır, yaşanacak yarınlara.
Sorarlar, “Neyin var? “, diye. Yürekten deÄŸildir verilen yanıt “Bilmiyorum, içimde nedenini bilmediÄŸim bir hüzün var.” Aslında öylesine iyi biliyoruz ki…
Ne var ki o sıra çaresizdir. Ne dünleri tekrar baÅŸa alıp yaÅŸamanın, ne de bu günü istediÄŸimiz gibi oluÅŸturmanın olanağı yoktur. Bizlerde geceye ay gibi yalnız doÄŸduk. İste hüzün içimizi bir duman gibi sardığı an bu yalnızlık öyle derin hissedilir ki… Yalnızca kendimiz, gene kendimiz varızdır.
Yaşamımızda hepimizin, kim bilir ne kadar çok keşkeleri vardır. Ama neden? Neden rollerimizi, repliklerimizi başkaları belirliyor? Bu izin niye? Alışkanlıklara, toplumsal değerlere bu bağlılık neden? Ne uğruna, ne adına olursa olsun, yakaladığımız değerlere, öyle değerler ki bizi mutlandıran. Neden sıkıca sarılmayız.
Biliyorsunuz, insan ömrü yaÅŸadığımız çaÄŸda giderek kısalıyor. Ortalama altmış yıl… Peki, yaÅŸadığımız süreç içinde kendimiz için, kendi deÄŸerlerimizle neyi ne kadar yaÅŸayabildik? “Bu benim ve benim yaÅŸamım” diye kaç kez direnebildik.
Hep birilerine izin vermiÅŸizdir. Ailemize, eÅŸimize, çocuklarımıza… Eh, O zaman da geriye biraz kalan, bolca adını bilmek istemediÄŸimiz anlamsız hüzünler. Ahlar, vahlar…
Benim de içimi o anlamsız hüzün sıkça kaplar. AÄŸlamaklı hissederim kendimi. DuyduÄŸum özlemdir. KaybettiÄŸim, yaÅŸamdan yitirdiÄŸim sevdiklerime. “Ah” derim, “Ne olurdu hayatta olsaydılar” İstediÄŸim, yüreÄŸimde ki sevgiyi verebilmek onlara. Yeniden kollarımı hiç çözmeden sarılmak.
Peki, ya yaÅŸayan yitikler! Halen dokunabileceÄŸimiz, sesini duyabilip yüzüne öpücükler kondurabileceÄŸimiz sevgililer, dostlar ve hatta çocuklarımız… Kim bilir belki de geriye bıraktıkları sadece yürek eziklikleridir.
Gülmek, ağız dolusu kahkahalarla. Sanki güneÅŸi içimize çekermişçesine sıcacık bakabilmek yaÅŸama. Bazen de bükülen boynumuzla, düğümlenen boÄŸazımızla hüzünlenmek… Ama kime? Neye? Sadece hüzünlenmeyi hak edenlere.
________________________________________
Yorum yapan SkayiU | 18 Haziran 2008
Aşk öyle birşey olmalıdır ki benim hayallerimde; eşi benzeri olmamalıdır. Birbirine küs iki insanın arasına aldığı bir kişiye benzememelidir. Yaşatacağı hüzün değil mutluluk olmalıdır.
Aşk kağıt üzerinde yazı, mektup üzerinde gözyaşı olmalıdır. Herşeyin başında en büyük sevgi olmalıdır.
Art niyet aramadan, sonu geldiğinde hesap vermen gerektiğini düşünmeden, gördüklerini ve duyduklarını cevap olarak kullanmadan yaşatmalıdır aşk hayatı bana.
Beni hayattan koparacağına, aÅŸk köle olmalıdır bana…
EmeÄŸine, yüreÄŸine saÄŸlık …