Fantastik Hikayeler 1 - Korku Gecesi
Â
Gecenin sessizliÄŸini yırtan tiz bir çığlıkla uykusundan uyandı. Ses dışardan gelmiÅŸti, kalktı ışığı yaktı perdeyi aralayıp dışarı baktı. Sokak lambalarının zayıf ışıkları altında sokak bomboÅŸtu. Saate baktı, gece yarısını çoktan geçmiÅŸti. Birden sesi tekrar duydu “imdaaat yardım edin”, ÅŸimdi sanki evin içinden gelmiÅŸ gibiydi ses. Alt katta yatan annesine bakmak üzere merdivenlere koÅŸtu. Babasından kalan bu eski 2 katlı evde annesiyle beraber yaşıyorlardı, üniversiteye baÅŸladığı yıl annesi rahat etmesi için üst katı tamamen kendisine bırakmıştı. Merdivenleri üçer beÅŸer indi, giriÅŸ kapısının önünden geçiyordu ki bir kere daha duydu sesi ” imdaaat, yardım edin”, tam kapının önünden geliyordu ses. Dışarı çıkıp çıkmamakta bir an tereddüt etti. “imdaaat Selim kurtar beni”, adıyla çaÄŸrıldığı anda hiç düşünmeden spor ayakkabılarını giyip üstünde eÅŸofmanlar olduÄŸu halde fırladı dışarı.
Gecenin serinliÄŸi hafif bir çiseyle beraber vurdu yüzüne. Bahçede kimse yoktu, bahçe kapısından dışarı kafasını uzattı, sokak boÅŸ olduÄŸu gibi evlerden hiçbirinin ışığı da yanmıyordu. Hiç kimsenin duymamış olması çok garipti, Sokağın sonunda bir karartı gördüğü an çığlığı tekrar duydu ” selim kurtar beni, imdaaat”. Bütün gücüyle o tarafa doÄŸru koÅŸmaya baÅŸladı, her çığlık biraz daha uzaktan geliyordu. Sesin sahibini göremiyor sadece sesin geldiÄŸi yöne doÄŸru koÅŸuyordu. Bu şekilde bir kaç sokak geçti, nefes nefese kalmıştı artık. Karnına bir sancı saplanınca durmak zorunda kaldı.
“neden sanki polisi aramadım ki?” diye kendine kızdı, çevrede ne bir insan ne de bir hayvan vardı, yardım edebilecek birilerini görürüm umuduyla etrafına bakınırken bulunduÄŸu yeri hiç tanımadığını fark etti. “neredeyim ben?” dedi kendi kendisine “o kadar uzaÄŸa koÅŸmuÅŸ olamam” DoÄŸduÄŸundan beri tanıdığı yerlere hiç benzemiyordu buralar. GereÄŸinden fazla sessizlik olduÄŸunu farketti, etrafta çıt çıkmıyordu, normalde duyulması gereken gece seslerinin hiç biri yoktu. İçinde bir ürperti dolaÅŸtı, “heey kimse yok mu?” diye bağırdı, sessizlik elle tutulacak kadar yoÄŸundu adeta. Ürperti yavaÅŸ yavaÅŸ korkuya dönüşmeye baÅŸlamıştı ÅŸimdi. “Ne diye geldim buralara sanki” diye söylenip geri dönmeye karar verdiÄŸi anda karanlıklar içinden bir genç kız fırlayıp çığlık çığlığa koÅŸarak kaçmaya baÅŸladı.
“heey dur kaçma sana yardıma geldim ben” diye seslendi arkasından, ama kızın durmaya hiç niyeti yoktu. Bir yandan koÅŸuyor bir yandan ” bırak peÅŸimi, ben sana bir ÅŸey yapmadım” diye bağırıyordu. Kızın peÅŸinden koÅŸmaya baÅŸladı, kız ÅŸimdi daha ÅŸiddetle çığlık atıyor deli gibi koÅŸuyordu. Gitgide yaklaÅŸmaya baÅŸlamıştı, arada on metre kadar bir mesafe kalmıştı ki birden kızın ayakları yerden kesilip havalandı. Kızın önünde yüzünü göremediÄŸi siyahlar giyinmiÅŸ biri vardı ve onu tek eliyle boÄŸazından tutup havaya kaldırmış boÄŸuyordu.
İki üç metre kala durdu, aslında korkak biri deÄŸildi, aksine gözüpek bir genç olarak tanınmıştı ama daha önde duymadığı deÄŸiÅŸik bir dehÅŸet duygusuyla olduÄŸu yerde titriyor, bir adım ileri gidemiyordu. Kızcağız boÄŸuk sesler çıkararak kıvranıyor adamın yerden kestiÄŸi ayakları havayı dövüyordu. “ne yapıyorsun? Deli misin? Bırak kızı öldüreceksin” diye bağırdı. “bunu ona ben yapmıyorum, sen yapıyorsun” dedi yüzünü göremediÄŸi adam. Ses çok fazla tanıdık gelmiÅŸti. OlduÄŸu yerde zangır zangır titremeye baÅŸlamıştı ÅŸimdi. “lütfen bırak onu” dedi aÄŸlamaklı bir sesle. “dedim ya bunu sen yapıyorsun” dedi adam.
Birden sesi tanıdı, bu kendi sesiydi. Korkudan aÄŸzı kurudu, midesine kramplar girmeye baÅŸladı “kimsin sen” diye bağırdı gırtlağını yırtarcasına. Adam artık ölmüş olan kızı boÅŸ bir çuval gibi yere bıraktı, o anda adamın yüzünü gördü, bu kendisiydi. Buz gibi bir gülümseyiÅŸle bakıyor, bu gülümseme insanın kanını donduruyordu. Adamın adım attığını görmemiÅŸti ama ÅŸimdi yüzyüzeydiler, karşısında duran herÅŸeyiyle kendi yüzüydü, sadece bakışlarındaki derin boÅŸluk arka taraflarda bir yerde ÅŸeytani bir korkunun varlığını hissettiriyordu. Geri dönüp bacaklarının bütün gücüyle deli gibi koÅŸmaya baÅŸladı. Spor ayakkabısının teki ayağından fırlamıştı. Bir ayağı çıplak olarak nereye gittiÄŸini bilmeden kaçmaya devam etti. Uzun süre arkasına bakmadan koÅŸtu. Artık nefesi kesilmiÅŸti, bir köşe başında durdu. İki büklüm olmuÅŸ, patlamak üzere olan ciÄŸerlerine hava çekmeye çalışıyor, ÅŸiddetle aÄŸrıyan midesine elini bastırıyordu. Kulağının dibinde o sesi yeniden duydu “Kendinden kaçabileceÄŸini mi sanıyorsun Selim” Korku ÅŸimdi bir ateÅŸ olmuÅŸ kan yerine damarlarında akmaya baÅŸlamıştı, dehÅŸet ve yorgunluk artık taşımayacağı hale gelmiÅŸti ki dayanamayıp bayıldı.
Gözüne vuran güneÅŸ ışığıyla uyandı. Aynı anda odasının kapısı açılıp annesi içeri girdi, kınayan bakışlarla bakıp “haydi koca uykucu, öğlen oldu kalk artık” dedi. ÅžaÅŸkın gözlerle etrafına bakındı, annesi perdeleri açıyor, odasının aralık duran kapısından içeri radyoda çalan hareketli bir türkü doluyordu. Nerede olduÄŸunu anladığı anda içine dolan huzur ve mutluluk duygusuyla derin bir oh çekti ” Çok şükür Allah’ım sadece kabus görmüşüm” dedi. “Hadi hadi bırak ÅŸimdi rüyayı masalı da git yüzünü yıka. Ben de yatağını toplayayım” diyen annesine gülümseyerek kalkıp banyoya girdi. Yüzünü yıkadı, aynada kendisine bakarken içeriden annesinin bağırmasını duydu “Selim, bu yatağın hali nedir böyle? Çamur içinde kalmış” panikle kafasını indirip ayaklarına baktığında bir ayağının çamur içinde olduÄŸunu gördü. Aynı anda yerel radyo normal yayınını kesip bir son dakika haberi vermeye baÅŸladı ” İlçemiz C….. mahallesinde kimliÄŸi belirsiz bir genç kız boÄŸularak öldürülmüş halde bulundu sayın dinleyiciler. Polis olay yerinde bulunan bir tek spor ayakkabıdan ve parmak izlerinden katili araÅŸtırıyor”
Aynı anda kapı ÅŸiddetle, yıkılırcasına çalmaya baÅŸladı “açın kapıyı polis”…
Bu yazı bu gün 1 defa Toplamda ise 441 defa okunmuştur.



Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan balsekerii | 3 AÄŸustos 2008
yazıyı okurken bir an durup düşündüm sonu nasıl olabılır dıye ama aklıma böyle bir son gelmemişti.gerçekten çok güzel bir yazı olmuş galeni.
Yorum yapan EMPULA | 4 AÄŸustos 2008
Sürükleyici bir hikâye okudum az önce muhteÅŸem olmuÅŸ Sevgili Galeni. Hikâyenin devamını merakla bekliyorum…
Yorum yapan hatice | 4 AÄŸustos 2008
sevgili galenı yine dçktürmüşün….en yakın zaman da devamını da okumak istiyorum…süpersin ya:)
Yorum yapan elif | 4 AÄŸustos 2008
ya bi dakika şimdi merak ettim cinayeti o mu işlemiş yoksa tamamen kabusmuymuş çok acayip bi öykü yaa tüylerim ürperdii çok merak ettim şimdi.sakın bunun bana gerçek olduğunu söyleme.ama süüpppeerr bişi olmuuş muhteşem yanii bu kadarını beklemiyodum.ağzına sağlık tek kelimeyle harikaa.ama sorularımın cevabını alırsam çook sevinirim çünkü gerçekten çok merak ettim
Yorum yapan Galeni | 4 AÄŸustos 2008
Yorumlarınız için teşekkürler.
Aradaki belirsizliği ben de bilmiyorum. Zaten onun için fantastik diyoruz ya bu öyküye 
Sevgili Elif,
Tabi ki bu gerçek bir olay değil benim kafamda kurduğum bir hikaye. Sorularına gelince cinayeti o işlemedi ama işlemişte olabilir, belki gerçektir belki bilinçaltının bir oyunudur bilemem
Yorum yapan SkayiU | 7 AÄŸustos 2008
EmeÄŸine saÄŸlık….
Üstümüze denenmeye kalkışılan bazı satırlar için :Pp Gerisini anlatsam ne RTÜK izin verir ne de hayaliniz …
Åžaka bi yana yazıyı ilk okuyanlardan biri olarak ve bunun bir seri olabileceÄŸi fikrini zorda olsa kabullendirmiÅŸ biri olarak Galeni’yi kutluyorum. Kurgudan çok komple teorileri üzerine master yapmış gibisin.
Ama tam romanlık bir masal oldu. Oradaki fikirlerimizi göz önünde bulundurman dileklerimle…
Yorum yapan Ferit YURTSEVER | 28 AÄŸustos 2008
Hoş, fantastik bir öykü sonuda etkileyici. Bundan sonra yatarken kendimi bağlayacağım ne olur ne olmaz:-) Ellerine sağlık.
Yorum yapan Galeni | 28 AÄŸustos 2008
Bağlamakla kurtulamazsın, sırada daha korkunç şeyler var
Yorum yapan rıdvan | 25 Kasım 2008
vay be harika birşey sonu çok ğüzel bitti