Arayış

Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleştiğinde,
yüreğin susup, mantığın sürüklemeye başladığında ayaklarını,
dağlara dönmeli yüzünü insan.
Yeni patikalar, yeni yollar seçmeli, yüreğini ferahlatacak;
Yeni insanlarla tanışmalı, yeni keşifler yapacak.
Hep isteyip de, bir gün yaparım diye ertelediği ne varsa,
gerçekleştirmeyi denemeli.
Her geçen gece, ölüme bir gün daha yaklaştığını, zamanın bir   nehir,
kendisinin bir sal olup da, o dursa da yolculuÄŸun devam ettiÄŸini
anlamalı.
Baş döndürücü bir hızla geçiyorsa birbirinin aynı günler,
her akşam aynı can sıkıntısıyla eve giriliyorsa,
değiştirmeye çalışmalı bir şeyleri.
Küçük şeylerle başlamalı belki. Örneğin, bir kaç durak önce inip
servisten, otobüsten, yürümeli eve kadar. Yüreğine takmalı güneş
gözlüklerini.
Gördüğünü hissedebilmeli.
Sağlığını kaybedip, ölümle yüz yüze gelmeden önce,
deÄŸerli olabilmeli hayat.
İlla büyük acılar çekmemeli, küçük mutlulukları fark etmek için.
Başkasının yerine koyabilmeli kendini.
AÄŸlayan birine “gül”, inleyen birine “sus” dememeli.
Ağlayana omuz, inleyene çare olabilmeli.
Şu adaletsiz, merhametsiz dünyaya ayak uydurmamalı.
Sevgisiz, soysuz kalarak
Dikeni yüzünden hesap sormak yerine gülden,
derin bir soluk alıp, hapsetmeli kokusunu içine.
Güneşin doğuşunu seyretmeli arada bir, seher yeli okşamalı saçlarını.
Karda, yağmurda sevincine, coşkusuna, fırtınada boranda
öfkesine, isyanına ortak olabilmeli doğanın.
Bir çocuğun ilk adımlarında umudu, bir gencin düşlerinde geleceği,
bir yaşlının hatıralarında geçmişi görebilmeli.
Çalışmadan başarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu
olmayı beklememeli.
Ama küçük, ama büyük her hayal kırıklığı, her acı,
bir fırsat yaşamdan, yeni bir şeyler öğrenebilmek için. Kaçırmamalı.
Çünkü hiç düşmemişsen, el vermezsin kimseye kalkması için. Hiç
çaresiz kalmamışsan, dermanı olamazsın dertlerin. Ağlamayı bilmiyorsan,
neşesizdir kahkahaların.
Merhaba dememişsen, anlamsızdır elvedaların.
Ne, herkesi düşünmekten kendini, ne, kendini düşünmekten herkesi
unutmamalı.
Bilmeli çok kısa olduğunu hayatın, hep vermek ya da hep almak için.
Sadece, anlatacak bir ÅŸeyleri olduÄŸunda deÄŸil,
söyleyecek bir şey bulamadığında da dinleyebilmeli.
Aklı ve kalbiyle katılabilmeli sohbetlere.
Hafızası olmalı insanın, hiç değilse aynı hataları, aynı bahanelerle
tekrarlamaması için.
Soruları olmalı, yanıtları bulmak için bir ömür harcayacak.
Dostları olmalı, ruhunun ve zihninin sınırlarını zorlayacak.
Herkese yetecek kadar büyük olmalı sevgisi.
Ama, kapasitesi sınırlı olmalı yüreğinin ki, hakkını verebilsin
sevdiklerinin.
Zaman bulabilsin,
Bir teşekkür, bir elveda için.
Yaşam dedikleri bir sınavsa eğer,
asla vazgeçmemeli sevmek ve öğrenmekten.
Ama, herkesi sevemeyeceÄŸini de, her ÅŸeyi bilemeyeceÄŸini de fark
edebilmeli insan.
Tıpkı, her şeye sahip olamayacağı gibi,
Zamanın ninnisiyle, uykuda geçirmemeli hayatı..!
Bu yazı bu gün 3 defa Toplamda ise 276 defa okunmuştur.



Yorumlara Abone Ol
E-mail ile Abone ol
Yorum yapan Galeni | 8 Haziran 2008
“Çalışmadan baÅŸarmayı, sevmeden sevilmeyi, mutlu etmeden mutlu
olmayı beklememeli.”
İşte hayatımızın özeti bu. Çalışmak yerine torpil peÅŸinde koÅŸarız, sevmeyi sevmeyiz de herkes bizi sevsin isteriz ve hiç ödün vermeden karşılıksız mutlu olmayı bekleriz. Sevgili KAPTAN’ım yazıyı okuduÄŸumda kendi payıma irkildim, ne kadar çok genellemeye giriyoruz biz böyle! Dikeni batıyor diye gülden uzak duruyoruz mesela, güneÅŸ gözlüklerini de gönlümüze deÄŸil, gözümüze takıyoruz ki tanınmayalım. Ne kadar yalnız olursak o kadar paylaÅŸmaktan kurtulmuÅŸ oluyoruz. Mutluluklarımız artık günübirlik bile deÄŸil, saatlik. Sürekli bir ÅŸikayet halindeyiz hayata karşı. Armudun sapı, üzümün çöpü, sütün kaymağı derken bize bunları verene karşı nankörlük yaptığımızı fark edemiyoruz.
Eline, yüreÄŸine saÄŸlık sevgili KAPTAN. Bu yazıyı hayatıma rehber edindiklerimin arasına alıyorum…
Yorum yapan SaYE | 8 Haziran 2008
Bizim hayatımız yaşadıklarımızdan arta kalandır.Her günün,her anın tekrar yaşanamayacağını göz önünde bulundurup yaşamalı insan.Gerçek anlamada çok anlamlı ve güzel bir yazı olmuş Kaptan.Eline,emeğine ve yüreğine sağlık..
Yorum yapan aysema | 8 Haziran 2008
Nedense elimizdekilerin deÄŸerini ancak onu yitirince anlıyoruz Sevgili Kaptan… Yazın çok düşündürücü olmuÅŸ. Kendi adıma çok yararlandım. GeçmiÅŸi analım, ama ona takılıp kalmayalım. GeleceÄŸe hazırlanalım, ancak henüz ne olacağını bilemediÄŸimiz ÅŸeyler için bugünümüzü heder etmeyelim. Her ÅŸeye karşın yaÅŸamın güzelliklerinin farkına varalım ve bunları dostlarımızla paylaÅŸalım. Sevgimizi hak edenlere cömertçe pay edelim. Sevgiyle, dostlukla …
Yorum yapan EMPULA | 8 Haziran 2008
Harika bir anlatım olmuş. Herkesin kendine pay çıkarabileceği bir yazı. Ben kendi paylarımı çıkardım.
YüreÄŸine saÄŸlık KAPTAN…
Yorum yapan diliminucundabeyza | 10 Haziran 2008
Bir yerlerde tıkanıp kaldıysa hayat, soluk almak güçleÅŸtiÄŸinde…
yüreÄŸin susup …. mantık susup kaldığında …. oyun içinde oyunlara mahkum kalan bir ruh ile yaÅŸamak zor …çok zor ….
hayat baÅŸka sahnelerde devam ederken …. tanımadığın kiÅŸilerin görüntülerin arasında yaÅŸamak çok zor …. aynaya baktığında kendini görmezsin …. kalabalıkta yalnız sanırsın kendini …. seni güldürmeye çalışan masum bir çocuktan nefret edersin … hatta ileri gidip ölmesini istersin …. herkes konuÅŸurda seslerini duyamaz bir anlam veremezsin ….
öyle bir tıkanıklıktır ki … gün gelir artık açılsın istemezsin … seversin oyunları … yeni arkadaÅŸlarına alışırsın …. biri seni gerçeÄŸe uyandırana kadar ….
geçenlerde kızıl ufka bir yolculuk yaptım …
kızıl ufka yolculuÄŸumda yaÅŸadığım güzellikleri herkesin yaÅŸaması dileÄŸi ile ….
kan damlayan dudaklarımdan sevgilerin en güzel kızılı sizinle olsun …….
Yorum yapan akıllı iğne | 10 Haziran 2008
bendeniz akıllı iğne bizim tabirimizle nosi
siteni çok beğendim yazında çok güzel haytın tabiri pozitif anlamıyla mükkemmel birde gayesi eklenin ce eksiksiz olmuş
çalışamalrında başarılar
Yorum yapan saklıdefter | 10 Haziran 2008
Merhaba, kelime oyununa girmeden çok samimi ve güzel yazılanlar.Sevgilerimle…
Yorum yapan Galeni | 11 Haziran 2008
Tüm arkadaÅŸlarım adına teÅŸekkür ediyorum efendim…
Yorum yapan Mariz-i | 25 Temmuz 2008
Burada ki okuduğum ilk yazı sizinki. Şu sıralar bir arayış içinde olduğum için yazınıza rastladım. Okuduktan sonra yardım edebileceğinizi düşündüm. Belki burası yeri değil ama, sadece küçük bir yardım istiyorum. Hayatınız boyunca yaşamı, her gün etrafınızda geçenleri karanlık bir köşeden izlediniz mi? Bu izleyişten sıkılıp yaşananların içine girmeye çalıştığınızda, aslında başınızdan geçenlerden dolayı o karanlık köşede kalmayı ve son ışığı görene dek oradan ayrılmamayı hiç düşşündünüz mü? Eğer yardım ederseniz sevinirim efendim.