| Yazan :
balsekerii | Tarih :
5 Haziran 2008 - 19:48
|
Buraya gelişim… Bilmediğim bir yola çıkalı tam 9 ay oldu. Evet hiç bir şeyi bilmiyordum, düşünmek bile istemiyordum, geriye bakmak istemiyordum. Ve elimde valizimle tek başıma saat 7de bindim otobüse. Ya batacaktım ya çıkacaktım. Ama beni üzen, acı veren o yerden, o insanlardan uzaklaşacaktım. Bilinmeyenlerimle bilinmezliğe doğru yolculuğum başlamıştı. Fındıklıydı kurtuluş gördüğüm yer. Ama ne yazık ki kurtuluşum olmadı bu küçücük yer. Daha büyük sorunlar açtı başıma! Ama şimdi gidişime sadece iki hafta kala geriye dönüp bakmak ve sizinle paylaşmak istedim, hem basitte olsa bir teşekküre vesile olacak bu yazı!
Dedim ya küçücük bir yer hiçbir sosyal faaliyet yok tanıdık yok, okul açılmadığı için arkadaşım da yok, tek yapabildiğim internette takılmak. İşte o zamanlar tanıştım online cafe’yle! kasada oturan uzun saçlı biri ve ortalarda gezinen yardımcı olan biri… İlkler sadece basit müşteri personel ilişkisiydi tabiî ki. Taa ki eve internet bağlatıpta işin içinden çıkamayıncaya kadar. Modeme bakmak için adım attı ilk Galeni buraya, sonra bilgisayara oyun yükletecektik, photoshop derken (ki ben daha o zaman photoshopu öğrenmek için başına tünemiştim) neredensin? kimsin? derken sohbetimiz başlayıverdi!
Dostluk, kardeşlik zordur. Hele gene uzaklardan gelmiş hiç tanımadığı birini böyle görmek zordur. Çünkü onlar hancı bense yolcuydum bu hikayede! Ama öyle olmadı. Onlar EMPULA ve Galeni her zaman tam destek arkamda oldular! Bu devirde hiç umulmayacak gibi. Her şeyin yalan, her şeyin para, çıkar olduğu bu devirde bir şey gözetmeksizin kapılarını sonuna kadar bana açtılar.
Buraya gelirken tek; ailem dediğim annem babam kardeşim bildiğim çiğdem’im vardı sadece. Ama şimdi ailem kalabalıklaştı! Hiç ummazdım ama dünyada istisnalarda varmış ve ne mutlu ki ben şanslı kulmuşum!
Belki okuyanlara basit gelcek ama halen beni ağlatan bir anımızı yazmak istiyorum. Klasik bir geceydi EMPULA ve Galeni bize çay içmeye geldi, her zamanki gibi elinde cips ve çikolatayla, kapıda elime tutuşturdu EMPULA. Ben tabi hemen başladım “ya neden getiriyorsunuz?”diye. Galeni’nin benim klasik lafıma verdiği klasik cevap gecikmedi, “aman sana mı getirdik be biz yiyeceğiz”. Neyse uzatmıyayım en iyisi bir şeyler yapacağım dedi bilgisayarın başına oturduGaleni. Herkesin çayını verdim tam onunkini sehpaya koyuyordum ki (şu an bile gözlerim doldu)bir şarkı duydum ‘MAVİ BONCUK’ Resmen elim ayağım kesildi!şimdi br çok kişi neden diyecek bekli de.Yıllardır aradığım bir filmdi ve hatta beni en çok etkileyen günde on defada izlesem bıkmayacağım ve bende çok özel bir yeri olan bir film. Ama burada önemli olan beni daha birkaç haftadır tanıyan birinin benim için oturup filmi araması gelip bilgisayarıma kaydetmesi. Bilmiyorum bu cümlenin devamını anlatmaya kelimeler yetmez zaten! aslında çok basit değil mi sadece 1,5 saatlik bir film. Ne mutlu bana ki böyle güzel insanların arasındayım. Daha yazacak çok şey var aslında ama bu yazdığımın yeri bende ayrıdır. Dedim ya birkaç haftalık birine yapılmış bir şeydi bu!
Defalarca buradan gitmek istedim, çok bunaldım, okulu bırakmak istedim, birkaç defa valimizimi topladım açıkçası hala da sevmem burayı kendimden sebebte olsa ama şimdi gitmeme 2 hafta var ve ben daha şimdiden özlüyorum, ama burayı değil buradakileri! Yaaa Galeni biliyorum yıldın bu çingeneden, göbek atacaksın (ben kapı gıcırtısında bile atıyorum göbeği eşlik etmiyorsunda bir ben gidince atacaksın ) giderken ama sen de biliyorsun hatta Serkan da biliyor eminim dile getirmese de benden kurtuluş yok! Her şey için sağolun! Yazı-yorum’un okurlarıyla paylaşmak istedim bu hislerimi şimdiden ortak olduğunuz için teşekkürler!
balsekerii tarafından yazılan bu yazıya
11 Yorum Yapılmış | Sen de Yorum Yap