Yazi-Yorum Nokta Net

Kültür Teşhiri, Kavram Vitrini

Farkına Varmalıyız

dunyayi_koru

Farkına varamayız bazen, aslında ne de kısıtlıdır zamanımız!
Şu kelimeleri okurken bile 3–5 saniyemizi yitiririz isteyerek veya istemeden.
Şimdi istemenizi temenni ederek, aslında farkında olduğumuz bir gerçekle karşılaştırmak istiyorum hepimizi.

     Biliyoruz ki hayat kısa ve ömür de uzun sayılmaz. Yaratan nerde nokta koymuşsa oradan öteye asla varmaz. Bundandır ki bazı olayları buna göre yönlendiririz. Yaşamak hepimizin bir gereğidir. Neden?
 

       Kimimize göre tatlıdır hayatta ki her şey, kimimize göre namlunun ucuna götürecek kadar acı.
Savaşmak, direnmek gerek zorluklara. Aslında o kadar çok zorlukla karşı karşıyayız ki! Farkındamısınız?

      Hz. Âdem ve Hz. Havva dünyaya gönderildiğinde yaşamak için var olmuş ve ibadet için gönderilmişlerdi. Bizde yaşamak için varız. Belki sırf kendi çıkarlarımız için belki de sevilen veya cazip bir yönü oldugu için hayatın. Ama önemli ve büyük bir fark var aramızda.
Onlar yaşayış tarzını ibadete ve doğa yasalarına göre belirlediler. Halbu ki başlangıcımız değil mi? Onlar.

       Her işin ve oluşun başlangıcı ile birlikte karmakarışık bir topluluğa dönüştü insanoğlu. Artık ne yaptığının ne için çalıştığının bile farkında değil. Para değil, makam-mertebe değil, peki ne?
Her işindeki hırs ve haz a duyulan açlık. Sırf kendi mutluluğumuz için ne gibi sorunlara sebep oluyoruz hiç düşündük mü?

      En kısası ve açığı,
     Hiç ama hiç umurumuzda olmayan bir kâğıt peçete bile içinde bulunduğumuz evrene zarar vermekte. Ey insanoğlu artık uyan. Çok değil bir 40 yıl sonra torunlarına değil, çocuklarına bırakacak bir dünya olmayacak.

      Bize beş milyar yıl önce bırakılan bu emanete böyle mi sahip çıkıyoruz?
SU YOKLUĞUNDAN SÖZ EDİYORUZ! SÖYLERMİSİNİZ HANGİMİZ MUSLUĞUMUZU DİKKATLİCE KULLANIYORUZ!

      İçinde bulunduğumuz tabiata öylesine zarar veriyoruz ki, artık ne dünya ne de evren yükümüzü kaldıramaz oldu.

      Biliyoruz, farkındayız. Kimimiz patronundan, kimimiz okulundan, kimimiz durduk yerde gelen sorunlardan yakınıyoruz. Ama ne hakkımız var söylerimsiniz dünyaya bu eziyeti vermeye. Hele ki böyle muhteşem bir denge ile işleyen varlığa bir gezegene. DİKKATLİ OLALIM!

 

Bu yazı bu gün 1 defa Toplamda ise 238 defa okunmuştur.

Bu Yazıyı Okuyanlar Bunları da Da Okudular !

15 Mayıs 2008 - 00:02 | Yazan : KAPTAN |

“Farkına Varmalıyız” Yazısı için 6 Yorum Yapılmış

  1. Farkına varmalıyız evet. Farkında olmayanlar varmalıdırlar bu sonuca.
    Günümüzün en büyük sorunu farkında olupta gözardı edenlerdir. Kendi yaşantıları için kitleri peşlerinden sürüklerler. Ki sonuçları günümüze yansımaktadır.
    Biz insanlar birbirimizle savaşmaktan, etrafımızdaki bize yaşama olanağı sağlayan varlıkları hatırlamaz olduk. Bu bizim suçumuz mu? Bence değil. Çünkü durumun farkında olupta kendi rahatları için bizi bu duruma getiren asıl ruhu doymayan insanlar var.
    Artık nedensizce yaşıyoruz. Sebebi gayet açık aslında. Karnımızı doyurmak, açıkta kalmamak ve en büyük örneği hayatta kalabilmek için gücümüzü harcuyoruz. Biz buna çaba gösterirken bizim sırtımızdan doyan insanlar, neden bildiklerini bize açıkça ifade etsinlerki?
    En kolay örneklerinden biri; Doğa özgürlüğün ta kendisiyken, özgürlüğü savunan insanlar, bu durumu kitap haline getirmiş bize yaptırım yoluyla uygulatıyorlar. Özgürlük belirli kalıplara sığmayacak, kitaplaştırılamayacak kadar ağı ve büyük bir kavramdır. Ama bu demek değildir ki özgür olan her varlık bir diğerinden üstündür. Kargaşanın olmamasının amçlarından biridir. Ki varlıklar aynı özgürlük çembernin içerisinde eşit şartlarda vardırlar.
    Belki konu amacından saptı diye düşünebilirsiniz. Hayır, hepsi birbiriyle ilişkili. Bize yaptırımı uygulayanlar farkında olanlar, bilerek yok edenlerdirler. Biz de yaptırımların uymak zorunda olan talihsiz kişileriyiz.
    Birilerinin rahatı üst düzeyde olacakken kime neyi farkettirsinler ki ?
    Eline yüreğine sağlık KAPTAN

  2. insanoğlu neden acizdir diye sordum bir an kendime..neden.bu yazı da zihnimdeki düşünceyi netleştirmeye yardımcı oldu.insan farkına varıp da hiçbir şey yapamadığını öne sürdüğünden acizdir.

  3. “Son ırmak kuruduÄŸunda, son aÄŸaç yok olduÄŸunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birÅŸey olduÄŸunu anlayacak.”
    Yukarıdaki söz bir kızılderili atasözüdür. Dünyanın halen “vahÅŸi” çaÄŸlarını yaÅŸadığı, teknolojinin bilinmediÄŸi o eski devirlerde bunu söylemiÅŸ kızılderili. Bir de Dünyanın ÅŸimdiki halini görmüş olsa eminim tası tarağı toplar “ulu manitu”nun çayırlarında at koÅŸturmaya giderdi.
    Sevgili KAPTAN çok önemli bir konuya parmak basmış her zamankı gibi, biz bireysel olarak yapabileceÄŸimiz ÅŸeylerden geri kalmayalım ama öyle reklamlardaki gibi “çevreye duyarlı kredi kartı” alarak buzul üzerinde kalmış kutup ayılarını kurtaramayız maalesef. Bu konuda duyarsız kalan devletlerin harekete geçmesi lazım, geri dönülmez yerlere doÄŸru hızla ilerliyor dünyamız. Zaten son bir haftada meydana gelen doÄŸal afetler bize bir ÅŸeyler anlatıyor.
    Kyoto protokolünü imzalamayan (ülkemiz dahil) devletlerin bu aymazlığa bir an önce son verip gerekli tedbirleri alması lazım…

  4. farkına varmalıyız…..dünyanın bizim için yaratıldığını….

    kaptan sevgiler…..

  5. Hassasiyetin için seni kutluyorum KAPTAN. Ama kutlamak keşke değindiğin konuya çözüm olabilseydi. Kendi kendimize sormalıyız nekadar dikkatliyiz bu konuda. Ama samimi olarak sormalıyız kimse kendini kandırmadan sormalı. Ben sordum bu yazıyı okuduğumda ve sonucu sizlere söyliyemiyecek kadar utanç vericiydi.Kendimce elimden geldiğince dikkat ediceğim, kararı aldım.

  6. Keşke herkes böyle duyarlı olsa da geleceğimize güzel bir dünya bırakabilsek.Elimden geldiğince çocuklarımı bu konuda eğitmeye çalışıyorum ve başkalarına da örnek olmaya çalışıyorum ama bir kaç kişinin çabasıyla olmuyor tabiki.Ama olsun en azından bizler elimizden geleni yapmalıyız diye düşünüyorum.
    Tşkler KAPTAN duyarlılığın için..

  • Cümle büyük harfle baÅŸlar, nokta ile biter.
  • Noktalama iÅŸaretlerinden sonra boÅŸluk bırakılır.
  • ”gelcem, gitcem,” denmez ”geleceÄŸim, gideceÄŸim,” denir.
  • ”Herkez” denmez ”herkes” denir. | ”Yanlız” deÄŸil ”Yalnız” denir.
  • ”Bende” denmez, ”Ben de” denir. | ”Dahi” anlamındaki ”de” ayrı yazılır.
  •  ”Geldimi?” yazılmaz ”Geldi mi?” yazılır. |  ”v” yerine ”w” yazılmaz
  • Soru takıları ayrı yazılır. | ”OKmi?” deÄŸil, ”Tamam mı?” denir.
  • özel isimlerin, ilk harfleri büyük yazılır.
  • ”ki” eki, baÄŸlaç ise ayrı, iyelik eki ise birleÅŸik yazılır.
    Yani Türkçe, Türkçe yazılır. MSN Türkçesi ile ve Turkche değil.

Yorumunuzu Yazın

Bu site Uğur ŞENDOĞAN Tarafından "WordPress 2.6" üzerine "Andreas04 Tema" kullanılarak kurulmuştur.